FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminde Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast timinde yer alan FETÖ'cü ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe’nin geçtiğimiz günlerde yakalanıp tutuklanmasının ardından detaylar netleşti. SABAH'ın haberinde yer alan bilgilere göre; 10 yıllık firarı son bulan Karatepe’ye saklanmasında yardım ve yataklık yaptığı belirlenen ablası Ayşe Alanur Karatepe (44), Muğla’nın Menteşe ilçesinde gözaltına alınmıştı.
Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necati Kayaközü koordinesinde yürütülen soruşturmada emniyetteki işlemleri tamamlanan Karatepe, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturma birimlerinin yürüttüğü incelemelerde, abla Karatepe’nin kardeşiyle kurduğu gizli haberleşme sistemi tüm detaylarıyla deşifre edildi. İki ismin, ortak belirlenen bir e-posta hesabının "taslaklar" klasörüne kaydedilen Word dosyaları üzerinden mesajlaştıkları saptandı.
Mimar ablanın 10 yıllık yönlendirme rolü
Mimar olan abla Karatepe, ifadesinde darbe girişimini duyduktan sonra çalıştığı Kıbrıs’tan Türkiye’ye döndüğünü söyledi. Kardeşinin firarındaki yardımları nedeniyle geçmişte 1 yıl cezaevinde kaldığını ve 2017'de adli kontrol şartıyla tahliye olduğunu belirten Karatepe, hakkındaki 3 yıl 9 aylık cezanın Yargıtay aşamasında olduğunu bildirdi.
Kardeşinin yakalandığı adreste ele geçirilen yüklü miktardaki paralarla ilgili soruya "Babam götürmüş olabilir" yanıtını veren Karatepe, e-posta taslakları üzerinden yapılan haberleşme yöntemini ise hatırlamadığını öne sürdü. Kardeşiyle yüz yüze görüşüp görüşmediğine dair sorulara ise "Bu soruya cevap vermek istemiyorum" diyerek yanıt vermekten kaçındı.
'Pusuda bekliyor çakal' mesajları ve zekat organizasyonu
Soruşturma dosyasındaki Word dosyalarının ön incelemesinde abla Karatepe'nin kardeşine, “Hurda konusunda da hareket ediyor olman güzel. Senin ruh halin için ama maceraya girme! Zabıtayla karşılaşırsın başını belaya sokacak lüksün yok, değmeyecek bir şey için. Olursa olur olmayınca ruh halin bozuluyor, aslanım dişimizi sıkıp tahammül edeceğiz biraz daha mantıklı ve kararlı hareket edeceğiz, sen bizim için her şeyden önemlisin, sağlıklı olacaksın iyi olacaksın!” ve "Diğer konu ise temkinli olmaya devam, pusuda bekliyor çakallar açık bulmak için…" şeklinde moral ve yönlendirme mesajları verdiği görüldü.
Ayrıca çevredeki akrabaların durumuna ilişkin, "S teyze ve kocası korkuyorlar tedbirli davranıyorlar oğulları işten atılmasın diye. Ramazanda fitre, zekatları falan hep toplayıp getiriyorlar. Herkes seni koruyor benimsiyor ama açıktan yapamıyorlar, korkuyorlar" ifadelerinin yer aldığı tespit edildi.
Şantiye işçilerinin kimlikleriyle sahte evrak planı
Yazışmalarda abla Karatepe’nin, kardeşinin yurt dışına kaçışını sağlamak adına son derece detaylı bir organizasyon yürüttüğü belirlendi. Mimarlık işi gereği şantiyede çalışan işçilerin kimlik bilgilerini topladığını aktaran Karatepe'nin, "Güvenli kimlik bilgisi ayarladım, şantiyeye çalışan işçilerin kimlik bilgileri hep geliyor bana, arasından seçiyorum. Sen yeni biyometrik foto çek hazırla, çipli kimlik olsun bir tane" talimatı verdiği ortaya çıktı.
Kaçış rotası konusunda da tavsiyelerde bulunan abla Karatepe'nin, Arapça öğrenmesini tembihlediği kardeşine, "Arapça şart, öğrenmen lazım. Çünkü tipinde en müsait Arap ırk olarak. Van tarafından İran üzeri olursa oradan da ilişki kuracak güvenilir tanıdığım var. Hatay'a gideceğiz, Suriye üzerinden Beyrut falan işimiz olursa o bölgeye hakim tanıdık var" mesajlarını ilettiği saptandı.
'Sadece A planıyla yola çıkmışsınız'
Yazışmaların en dikkat çekici bölümlerinden birini ise 15 Temmuz suikast girişiminin başarısız olmasına ilişkin ifadeler oluşturdu. Abla Karatepe'nin kardeşine yazdığı belgede, "İkimiz gideceğiz buradan. A'dan Z'ye kadar tüm planlar yapıldı. Sizin gibi salak mı bunlar? Sadece A planıyla yola çıkmışsınız, onda da tuzağa düşmüşsünüz hepiniz. Her şey yurt dışına çıktı zaten. Tüm mal, para yıllardan beri. Şimdi her şeye hazır bekliyoruz" dediği kaydedildi.
İnternet ve haberleşme güvenliğine dair de kardeşini uyaran Karatepe'nin, "Tarih, ülkücü veya bu tarz şeylerden uzak dur. Zirzop, Z kuşağı tarzı şeyler kullan. Bizimle ilgili şeyleri internetten aratma, IP adresinden bulurlar" şeklinde dijital güvenlik talimatları verdiği tespit edildi.
Evin önündeki sahte çöpçü takibi
Abla Karatepe’nin kaldığı evin çevresinde güvenlik güçleri tarafından takip edildiğini fark ettiği anlar da yazışmalara yansıdı. Belgelerde yer alan mesajlarda, "15 gündür her sabah tam ben indiğim saatte çöpçü peydah oldu kapımın önünde. Genç, dinç, hiç çöpçü tipi yok herifte, belli ki sivil bu. Gerçek çöpçüyü buldum belediyede kayıtlı. Öbürü sivil, benim hakkımda rapor tutuyor eve giren çıkan var mı diye" ifadelerini kullandığı saptandı.
Deprem döneminde yurt dışına kaçamadıkları için pişmanlık duyduklarını da aktaran Karatepe'nin, "2 yıl önce deprem zamanı tam karmaşa vaktiydi, düşünemedik. Değerlendiremedik bunu. Arabayı da uygun bir arada satacağım, 8 milyon civarı bir para eder, yeter bize" yazdığı belirlendi.
'Sadece kardeşime yardım ettim' savunması
Soruşturma birimlerinin elde ettiği tüm bu detaylı yazışmalara ve belgelere rağmen abla Ayşe Alanur Karatepe, Burkay Karatepe ile herhangi bir irtibatının olmadığını iddia etti. Karatepe mahkemedeki savunmasında, "Hiçbir şekilde terör örgütüne yardım etmek gibi bir durumum söz konusu olamaz. Yaptığım her şey 1. dereceden kan bağım olan kardeşim Burkay Karatepe’yedir" ifadelerini kullandı.
