"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8333 %0.09
55,6496 %-0.45
6.723,99 %-1.63
4.123.221 %-2.05
İşçi Haber Gündem Fon soruşturmasında kritik sorular : Kimlerin ihmali vardır?

Fon soruşturmasında kritik sorular : Kimlerin ihmali vardır?

Yeni Şafak yazarı Ersin Çelik, fon soruşturmasına ilişkin yazısında “Kimlerin ihmali vardır? Kimler bu fonlara girmiş, astronomik kazançlar elde etmiş ve çıkmıştır?” sorularını gündeme taşıdı. Çelik, “İnsanlar en azından kimler tarafından soyulduklarını bilmeli” ve “Mağdurlar paralarını alabilecekler mi?” ifadeleriyle soruşturmanın kapsamı ve mağdurların durumuna dikkat çekti.

Okunma Süresi: 4 dk

Yeni Şafak yazarı Ersin Çelik, fon soruşturmasına ilişkin kaleme aldığı yazısında yüz binlerce kişinin mağduriyet yaşadığı iddialarına ve kamuoyunda oluşan güven sorununa dikkat çekti. Çelik, soruşturmanın sorumluların tespit edilmesi, denetim süreçlerinin incelenmesi ve mağduriyetlerin giderilmesiyle sonuçlandırılması gerektiğini belirtti.

Çelik, Aydın Ünal’ın 21 Eylül’de Yeni Şafak’ta yayımlanan “Ucu Nereye Dokunursa Dokunsun” başlıklı yazısına atıfta bulunarak fon krizinin boyutlarına ilişkin değerlendirmeleri aktardı. Ünal, söz konusu yazısında krizin yaklaşık 20 milyar dolarlık mali boyuta ulaştığını ve 500 binden fazla kişinin doğrudan mağdur olduğunu öne sürmüştü.

Fon soruşturmasında sorumluların belirlenmesi çağrısı

Çelik, Tera Fon ve Pusula Holding bağlantılı olduğu öne sürülen süreçte bazı fonların değerlerinde olağanüstü artışlar yaşandığı ve bazı kişilerin yüksek kazançlarla fondan çıktığının iddia edildiğini yazdı. Bu kapsamda kamuoyunda söz konusu kişiler, olası ihmaller ve denetim süreçlerine ilişkin soru işaretlerinin bulunduğunu ifade etti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, vatandaşların birikimlerini hedef alanlardan hukuk önünde hesap sorulacağı ve mağdurların haklarının takipçisi olunacağı yönündeki açıklamasını da hatırlatan Çelik, soruşturmanın kamuoyunun beklentilerini karşılayacak şekilde yürütülmesi gerektiğini savundu.

Çelik yazısında, yaşanan sürecin yalnızca ekonomik kayıplarla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, mağdurların yaşadığı kayıpların ve kamuoyundaki güven sorununun da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

'Fonun denetimi neden yapılmadı?' sorusu

Yazısında beş başlık altında değerlendirmelerde bulunan Çelik, öncelikle olayın siyasi boyutunun da bulunduğunu savundu. Çelik, fonlarda yaşanan süreçle bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin kimler olduğunun, hangi görevlerde bulunduklarının ve halen görevlerinin devam edip etmediğinin ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.

Mağdur sayısının yüz binlerle ifade edildiğine dikkat çeken Çelik, bu kişilerin kayıplarının aile bütçelerini doğrudan etkileyebileceğini belirterek, “Fonun denetimi neden yapılmadı?” sorusunun yanıtlanması gerektiğini yazdı.

Çelik ayrıca yalnızca bazı isimlerin açıklanmasının yeterli olmayacağını, sorumlulukların bütün yönleriyle ortaya çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini ifade etti. Mağdurların yatırdıkları paraları geri alıp alamayacağının da soruşturmanın sonuçları açısından önemli olduğunu belirtti.

Kamuoyunun bilgilendirilmesine vurgu

Soruşturmanın hızlı ve şeffaf yürütülmesinin kamuoyundaki güvenin yeniden tesis edilmesi açısından önem taşıdığını kaydeden Çelik, yaşanan sürecin siyasi güven üzerinde de etkileri olabileceğini öne sürdü. Yazıda, özellikle gençlerin mevcut gelişmeleri ve siyasi süreçleri farklı biçimde değerlendirdiği yönündeki görüşlere yer verildi.

Çelik, Ukrayna’daki yolsuzluk tartışmalarını da örnek göstererek, uzun süre devam eden yolsuzluk iddialarının siyasetin tamamına yönelik güvensizliği artırabileceğini savundu. Bu değerlendirmeyi Türkiye’deki mevcut fon soruşturmasıyla ilişkilendiren Çelik, benzer bir güven kaybının yaşanmaması gerektiğini ifade etti.

Yazısında yerel seçimlere de değinen Çelik, emeklilerin bir bölümünün sandığa gitmemesinin bazı kentlerdeki seçim sonuçlarında etkili olduğunu belirtti. Çelik, mevcut süreçte özellikle gençler arasında benzer bir güvensizlik oluşabileceği değerlendirmesinde bulundu.

'borsa vurgunu soruşturması memleketin geleceğini de ilgilendiriyor'

Çelik, sözlerini şu sözlerle bitirdi:

İsmail Kılıçarslan’ın dünkü yazısındaki şu cümlesini de not düşmem gerekiyor: “Türkiye sevgimizi ve Recep Tayyip Erdoğan’a bağlılığımızı kullanarak bizi ‘salak’ zannetmenize de en hafif tabirle, içerliyoruz artık.”

Onun için ucu nereye giderse gitsin, kime dokunursa dokunsun, hem de vakit kaybetmeden. Demek o ki borsa vurgunu soruşturması yalnızca mağdurları değil, memleketin geleceğini de ilgilendiriyor. Değil mi?

Kaynak: Yeni Şafak - Ersin Çelik