Türk arabesk müziğinin önemli isimlerinden Hakkı Bulut, Nişantaşı'nda basın mensuplarıyla bir araya geldiği sırada meslektaşı İbrahim Tatlıses'in çocuklarıyla yaşadığı miras sorunları hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. 81 yaşındaki sanatçı, sakin bir yaşam sürdürmesine rağmen, İbrahim Tatlıses'in ailevi anlaşmazlıkları ve miras problemleri üzerine düşüncelerini paylaştı.
Hakkı Bulut, miras meselelerinin aile bağlarına zarar verdiğini belirterek, para hırsının insanları nasıl değiştirebileceğine dikkat çekti. 'Lanet para ortaya girdiği anda evlatlar babalarını, analarını yahut çevrelerini üzebilirler' ifadeleriyle bu duruma tepkisini dile getirdi. Kendi çocuklarına olan güveninin tam olduğunu vurgulayan Bulut, vefatından sonra ailesinde bir miras kavgası yaşanmayacağının altını çizdi.
Hakkı Bulut'un Çocuklarına Güveni Neden Bu Kadar Yüksek?
Ünlü sanatçı, kendi evlatlarının böyle bir tutum sergilemeyeceğini ifade ederek, 'Benim çocuklarım bir gün bu dünyadan göçtüğümde 'Hadi malı paylaşalım' gibi bir saygısızlık yapmazlar. Asla yapmazlar' dedi. Zaman zaman çocuklarıyla bu konuda şakalaştığını da belirten Bulut, 'Bu daireyi sana, bu arabayı sana veriyorum' gibi ifadelerle espri yaptığını aktardı.
Hakkı Bulut, 'Evelallah böyle geldik, böyle gideriz' diyerek, aile içindeki bağların sağlam olduğuna inandığını gösterdi. Bu güven, sanatçının çocuklarıyla olan ilişkisini de yansıtıyor.
Biyografi Filmleri Hakkında Ne Düşünüyor?
Son yıllarda popüler hale gelen biyografi filmleri hakkında da sorulara yanıt veren Hakkı Bulut, 'Ben yaşarken hayatımı film yapsınlar' diyerek hayatının beyazperdeye aktarılmasına olumlu bakıyor. 'Öldükten sonra değer veriyorlar. Hayatımda çok romanlar var. Şu an yapmaları lazım. Öldükten sonra mezarımı pırlanta yapsalar ne olur?' şeklinde ifadelerle, yaşarken kendisine değer verilmesi gerektiğini vurguladı.
Bulut, 'Ülkede benim kadar sevilen sanatçı yoktur. Yaşarken hayatımı film yapsınlar. Öyle bir konu olur ki gıpta olur. Öldükten sonra yapsalar ne olur?' diyerek, sanatçıların yaşarken de anılması gerektiğini belirtti.
