"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,1116 %0.02
53,1487 %-0.94
6.409,16 % -3,23
2.852.850 %1.824
İşçi Haber Gündem Hayallere dalmak ne zaman kontrol dışı bir rahatsızlığa dönüşüyor?

Hayallere dalmak ne zaman kontrol dışı bir rahatsızlığa dönüşüyor?

Hayal kurmak herkesin yaptığı bir eylemdir, ancak bu durum günde 12 saati bulan bir fantezi dünyasına dönüşürse, ciddi bir psikolojik rahatsızlık söz konusu olabilir.

Okunma Süresi: 3 dk

Herkes hayal kurar ancak bu durum kontrolünüzden çıkıp günde 12 saati bulan bir fantezi dünyasına dönüşüyorsa, gizli bir psikolojik rahatsızlığın pençesinde olabilirsiniz.

Dünya nüfusunun yaklaşık %2 ila %4’ünü etkileyen, uzmanların "Uyumsuz Hayal Kurma" (Maladaptive Daydreaming) olarak tanımladığı ve hayatı felç eden bu gizli sendromun detayları haberimizde.

Hayal Kurmanın Sağlıklı Yanları Neler?

Gözlerinizi uzaklara dikip birkaç dakika pembe hayaller kurmak, gündelik hayatın stresinden kaçmak hemen herkesin başvurduğu, yaratıcılığı ve empatiyi besleyen sağlıklı bir zihinsel aktivitedir.

Bilimsel araştırmalar, uyanık kaldığımız sürenin %30 ila %50'sini o an yaptığımız işle ilgisi olmayan düşüncelere, yani hayallere ayırdığımızı gösteriyor.

Uyumsuz Hayal Kurma Bozukluğu Nedir?

Ancak bu içsel sinema salonunun kapıları üzerinize kilitlenir ve fantezi dünyasından gerçek hayata geri dönemezseniz ne olur? Dünyaca ünlü psikiyatrist ve araştırmacı Colin Ross, bu durumun masum bir yaratıcılık değil, günlük yaşamı tamamen felç edebilen "Uyumsuz Hayal Kurma Bozukluğu" (Maladaptive Daydreaming) olduğunu belirtiyor.

Ross'a göre bu rahatsızlığa sahip bireyler, uyanık oldukları sürelerin yarısından fazlasını zihinlerinde kurdukları karmaşık senaryolarla geçiriyorlar.

Fantezi Dünyasının Tehlikeleri Nelerdir?

Uyumsuz hayal kurmanın insanı tamamen içine çeken bağımlılık yapıcı bir doğası olduğunu vurgulayan Dr. Colin Ross, ekstrem vakalarda insanların günde 12 saate kadar hayal kurabildiğini söylüyor.

Zihinde yaratılan bu paralel evrenlerdeki hikayelerin ve karakterlerin olay örgüleri bazen gerçek zamanlı olarak on yıllarca sürebiliyor. Kulağa yaratıcı veya ilham verici gelse de bu durum, bireyin gerçek dünyadaki sorumluluklarını, kariyerini ve sosyal ilişkilerini tamamen baltalıyor.

Bu Durumun Yaygınlığı Nedir?

Ross, bu durumun sanıldığından çok daha yaygın olduğunu belirterek, "Yetişkin nüfusun yaklaşık %2 ila %4'ünde bu sendrom görülüyor" uyarısında bulunuyor.

Bu sendromla büyüyen Kyla Borcherds’in hikayesi, durumun ciddiyetini özetler nitelikte. 4 yaşından itibaren kafasında "başka dünyalar" yaratan Borcherds, okulda çocukların aksanıyla alay etmesi üzerine hayal dünyasını bir "güvenli alan" olarak kullanmaya başlamış.

Hayal Kurmanın Fiziksel Belirtileri Var Mıdır?

Uyumsuz hayal kurma terimini literatüre kazandıran ve 20 yılı aşkın süredir bu alanı araştıran Hayfa Üniversitesi'nden emekli Klinik Psikoloji Profesörü Eli Somer, fantezi bireyi kontrol etmeye başladığında tehlikenin başladığını belirtiyor.

Araştırmalara göre, uyumsuz hayalperestlerin yaklaşık %80'i, hayal kurarken konsantrasyonlarını korumak için bilinçsiz, tekrarlayan fiziksel hareketler sergiliyor. Müzik dinlemek, oda içinde ileri geri yürümek, sallanmak, duvara top sektirmek veya patenle kaymak bu tetikleyicilerin başında geliyor.

Uyumsuz Hayal Kurmanın Tedavisi Mümkün Mü?

Uyumsuz hayal kurma sendromu, henüz psikiyatrinin resmi tanı kılavuzları olan DSM veya ICD'de resmi bir hastalık olarak yer almıyor. Bu durum kanıta dayalı standart bir tedavinin geliştirilmesini zorlaştırsa da Prof. Eli Somer, hedefli psikoterapinin oldukça erken ve cesaret verici sonuçlar verdiğini söylüyor.

Klinikteki amacımız insanın hayal gücünü yok etmek değil; hayal gücü yeteneğinin gerçek yaşamın yerini alması yerine, gerçek yaşama hizmet edebilmesi için kişiye esneklik ve kontrolü yeniden kazandırmaktır.

Evde Uygulanabilecek Stratejiler Neler?

Uzman psikolog Wanda Fischera, hayatı hayaller tarafından tüketilen bireylerin profesyonel terapiye başlamadan önce şu adımları atmasını öneriyor: Hayal Günlüğü Tutun, Beyninizi Odaklanmaya Eğitin ve Çevresel Engeller Koyun.

Günün sonunda, zihninizde hikayeler barındırmak bir zenginliktir; ancak o hikayelerin kölesi ve bağımlısı olmak hayatınızı çalabilir. Sosyal medyanın ve modern dünyanın gözden kaçırdığı en ince çizgi de tam olarak budur.