reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9638 %0.17
51,9389 %0.06
7.322,56 % -0,13
2.975.241 %-0.703
İşçi Haber Gündem İmralı'dan ikinci aşama mesajı

İmralı'dan ikinci aşama mesajı

Terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı silah bırakma ve örgütün kendini feshetmesine yönelik çağrının birinci yıl dönümünde, İmralı’dan yeni bir mesaj paylaşıldı. Söz konusu mesajda sürecin 'ikinci aşamaya' geçtiği ifade edilirken, 'barış yasası' vurgusunun öne çıkarılması dikkat çekti.

Okunma Süresi: 2 dk

DEM Parti, İmralı Cezaevi’nde hükümlü bulunan terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın mesajını kamuoyuna duyurmak amacıyla bir toplantı gerçekleştirdi. “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen toplantıda, İmralı’dan gönderildiği belirtilen yeni mesaj okundu. 

‘kürtsüz türk, türksüz kürt olmaz’

Mesajı, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan kamuoyuyla paylaştı: 

"Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık. Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğimizi ve gücümüzü kanıtlamıştır. Çağrılarımız, konferans ve kongreler bu amaca yönelikti. Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil, zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur. Bu, aynı zamanda Cumhuriyet’le zihnen barışmanın da ilanıydı. Geçtiğimiz bir yıl içinde Sayın Erdoğan’ın iradesini, Sayın Bahçeli’nin çağrısını, Sayın Özel’in katkısını ve sürece olumlu katkı yapan diğer tüm siyasi, sosyal, sivil kişi ve kurumların çabalarını kıymetli buluyorum. Sırrı Süreyya arkadaşımızı bir kez daha büyük bir saygı ve özlemle anıyorum. Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihsel bir özgünlüğü vardır. Cumhuriyet’in kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu. 27 Şubat çağrımız, bu birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve demokratik cumhuriyet talebidir. Kandan ve çatışmadan beslenme mekanizmasını kırmayı amaçladık. Sorunun tarihselliğini, ciddiyetini ve üretebileceği riskleri görmek yerine kısa vadeli, dar siyasi çıkarlara göre hareket etmek hepimizi zayıflatır."