"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5565 %0.10
55,7692 %0.12
6.633,21 %-0.03
4.040.224 %0.07
İşçi Haber Gündem Isparta Anamas Yaylası'nın Adı Nereden Geliyor ? Efsaneler ve Gerçekler

Isparta Anamas Yaylası'nın Adı Nereden Geliyor ? Efsaneler ve Gerçekler

Isparta'daki Anamas Yaylası ve Dağı, isminin kökenine dair iki farklı efsane ile dikkat çekiyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Isparta'nın Sütçüler ve Aksu ilçeleri ile Beyşehir Gölü ve Şarkikaraağaç arasında yer alan Anamas Yaylası ve Dağı, 1500 metrenin üzerindeki rakımıyla doğal güzelliklerinin yanı sıra, adının kökenine dair anlatılan efsanelerle de ilgi çekmektedir. Yüzyıllardır yöre halkı tarafından aktarılan iki farklı rivayet, 'Anamas' isminin ardındaki derin insani dramları ve hikâyeleri gözler önüne sermektedir.

Anamas isminin kökeni nedir?

Anamas Yaylası, zengin flora ve faunası ile birlikte köklü halk kültürüyle de bölge tarihine önemli katkılarda bulunmaktadır. Yöre halkı, 'Anamas' isminin tesadüfen ortaya çıkmadığını, yaşanan derin insani dramlar ve sevdalar sonrasında bu ismin oluştuğunu ifade etmektedir. Bu bağlamda, iki farklı rivayet, bölgenin kültürel mirasını zenginleştiren önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır.

İlk rivayet: Cahil ananın kötü öğüdü ve darağacı

İlk efsaneye göre, Aksu bölgesinde yaşayan bir delikanlı, annesinin yanlış yönlendirmeleri sonucunda küçük yaşta hırsızlık yapmaya başlamıştır. Zamanla korkunç bir eşkıya haline gelen genç, yol kesip haraç toplayarak yakalanmış ve idam cezasına çarptırılmıştır. Darağacına çıkarıldığında son arzusu sorulan delikanlı, abdest alıp iki rekât namaz kıldıktan sonra ellerini semaya açarak, 'Yarabbi, benim günahım yok. Beni bu yollara anam teşvik etti; beni asma, anamı as!' diye feryat etmiştir. Olayı dinleyen görevlilerin gencin durumuna üzülerek infazdan vazgeçtiği ve bu olayın ardından dağların 'Anamı-as' sözünden mülhem olarak 'Anamas' olarak anılmaya başlandığı rivayet edilmektedir.

İkinci rivayet: İmkânsız aşk ve sihirli kaval sesi

Diğer rivayet ise bir çoban ile ağa kızının imkânsız aşkını konu almaktadır. Yoksul çoban, annesinin aracılığıyla ağa kızına talip olmuştur. Ancak ağa, çobana bir şart koşmuş ve susuz bırakılan koyun sürüsünün göl kenarına götürüldüğünde su içmemesini sağlamasını istemiştir. Aşkından aldığı güçle kavalını çalmaya başlayan çoban, sihirli nağmelerle binlerce koyunu suyun kenarında durdurmayı başarmıştır. Ancak ağanın bitmek bilmeyen şartlarına ve bir koyunun kuralı bozmasına öfkelenen çoban, 'Anamı assalar bu kızı almam' diyerek dağlara kaybolmuştur. Bu sözün zamanla değişerek dağa isim olduğu ifade edilmektedir.