Isparta'nın Sütçüler ve Aksu ilçeleri ile Beyşehir Gölü ve Şarkikaraağaç arasında yer alan Anamas Yaylası ve Dağı, 1500 metrenin üzerindeki rakımıyla doğal güzelliklerinin yanı sıra, adının kökenine dair anlatılan efsanelerle de ilgi çekmektedir. Yüzyıllardır yöre halkı tarafından aktarılan iki farklı rivayet, 'Anamas' isminin ardındaki derin insani dramları ve hikâyeleri gözler önüne sermektedir.
Anamas isminin kökeni nedir?
Anamas Yaylası, zengin flora ve faunası ile birlikte köklü halk kültürüyle de bölge tarihine önemli katkılarda bulunmaktadır. Yöre halkı, 'Anamas' isminin tesadüfen ortaya çıkmadığını, yaşanan derin insani dramlar ve sevdalar sonrasında bu ismin oluştuğunu ifade etmektedir. Bu bağlamda, iki farklı rivayet, bölgenin kültürel mirasını zenginleştiren önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır.
İlk rivayet: Cahil ananın kötü öğüdü ve darağacı
İlk efsaneye göre, Aksu bölgesinde yaşayan bir delikanlı, annesinin yanlış yönlendirmeleri sonucunda küçük yaşta hırsızlık yapmaya başlamıştır. Zamanla korkunç bir eşkıya haline gelen genç, yol kesip haraç toplayarak yakalanmış ve idam cezasına çarptırılmıştır. Darağacına çıkarıldığında son arzusu sorulan delikanlı, abdest alıp iki rekât namaz kıldıktan sonra ellerini semaya açarak, 'Yarabbi, benim günahım yok. Beni bu yollara anam teşvik etti; beni asma, anamı as!' diye feryat etmiştir. Olayı dinleyen görevlilerin gencin durumuna üzülerek infazdan vazgeçtiği ve bu olayın ardından dağların 'Anamı-as' sözünden mülhem olarak 'Anamas' olarak anılmaya başlandığı rivayet edilmektedir.
İkinci rivayet: İmkânsız aşk ve sihirli kaval sesi
Diğer rivayet ise bir çoban ile ağa kızının imkânsız aşkını konu almaktadır. Yoksul çoban, annesinin aracılığıyla ağa kızına talip olmuştur. Ancak ağa, çobana bir şart koşmuş ve susuz bırakılan koyun sürüsünün göl kenarına götürüldüğünde su içmemesini sağlamasını istemiştir. Aşkından aldığı güçle kavalını çalmaya başlayan çoban, sihirli nağmelerle binlerce koyunu suyun kenarında durdurmayı başarmıştır. Ancak ağanın bitmek bilmeyen şartlarına ve bir koyunun kuralı bozmasına öfkelenen çoban, 'Anamı assalar bu kızı almam' diyerek dağlara kaybolmuştur. Bu sözün zamanla değişerek dağa isim olduğu ifade edilmektedir.
