Türkiye ekonomisinin ve gayrimenkul pazarının kalbi olan İstanbul, konut fiyatları ve kiralardaki baş döndürücü rallinin tam merkezinde yer almasına rağmen, ev alma eğilimindeki artışıyla dikkat çekiyor.
Megakentte barınma maliyetleri rekor üstüne rekor kırarken, vatandaşların mülk sahibi olma iradesinde güçlü bir yeniden uyanış yaşanıyor.
Konut Finansmanına Erişim Zorlaşıyor Mu?
Beklenen enflasyon oranlarındaki cüzi iyileşmeler piyasaya moral verirken, konut finansmanına erişimin hem zor hem de çok pahalı olduğu bu dönemde alım iştahının canlı kalması, gayrimenkulün bir yatırım aracı olarak tahtını koruduğunu gösteriyor.
İstanbullular için ev sahibi olmak, artan maliyetler karşısında finansal bağımsızlıklarını ilan etmenin en temel şartı haline gelmiş durumdadır.
İstanbul'daki Gayrimenkul Yatırımları Ne Durumda?
Sekiz yılda emlak varlıklarında 17 katlık zenginleşme TCMB'nin konut fiyat veritabanı incelendiğinde, gayrimenkulün nasıl bir sermaye mıknatısına dönüştüğü açıkça ortaya çıkıyor.
2021 yılında kırılan istikrarın ardından, 2018'in başı ile 2026'nın ilk üç ayı arasında konutların metrekare birim maliyetleri tam 17 kat oranında katlandı.
Kira Artışları Ev Alma Arzusunu Nasıl Etkiliyor?
Satın alma arzusunu bir takıntıya dönüştüren ana mekanizma ise İstanbul'daki kiracıların sırtına yüklenen akılalmaz kira külfetidir.
Mülk değerlerindeki artışla eşzamanlı olarak patlayan kiralar, sekiz yıllık periyotta ortalama 22 katlık bir genleşme gösterdi. Türkiye genelinde 100 metrekare için 1.111 TL olan ortalama kira 24.188 TL'ye ulaşırken; İstanbul piyasasında 1.951 TL'den 40.512 TL gibi hanehalkı bütçelerini darmadağın eden seviyelere çıkmıştır.
Her ay asgari ücretin katbekat üzerinde kira ödemek zorunda kalan İstanbullu aileler, bu kısır döngüden kurtulmanın tek yolunun ne pahasına olursa olsun bir ev satın almak olduğu bilinciyle hareket etmektedir.
