"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5283 %0.11
55,7961 %0.27
6.652,81 %0.27
4.082.699 %2.04
İşçi Haber Gündem İstanbul'da Yaşanan Sel Felaketi Sonrası Sünger Şehir Modeli Çözüm Olabilir Mi ?

İstanbul'da Yaşanan Sel Felaketi Sonrası Sünger Şehir Modeli Çözüm Olabilir Mi ?

İstanbul'da kaydedilen 84 yılın en yüksek yağışı, Sarıyer Ayazağa'da ciddi sel felaketine yol açtı. Uzmanlar, bu duruma karşı Sünger Şehir modelinin önemini vurguladı.

Okunma Süresi: 2 dk

İstanbul, son günlerde etkili olan sağanak yağışlarla birlikte, 84 yılın en yüksek yağışını kaydetti. Bu durum, Sarıyer Ayazağa bölgesinde büyük bir sel felaketine neden oldu. Cendere Deresi'nin taşması sonucu meydana gelen sel, birçok aracı sürükleyerek bölgeyi adeta savaş alanına çevirdi. A Haber Yurt ve İstanbul Haber Müdürü Kerim Ulak ile Kentsel Dönüşüm Uzmanı Nihat Şen, yaşanan felaketin boyutlarını yerinde gözlemleyerek, durumu aktardılar.

Selin Nedenleri Neler?

Felaketin yaşandığı Sarıyer Ayazağa'da incelemelerde bulunan Kerim Ulak, İstanbul'un son 84 yılın en yoğun yağışını aldığını ve bu yağıştan etkilenen yerlerden birinin de bulundukları bölge olduğunu belirtti. Ulak, selin şiddetini gösteren görüntülerin, yaşanan felaketin ciddiyetini ortaya koyduğunu ifade etti. Sel sularının, tonlarca ağırlıktaki araçları sürüklemesi ve bölgenin bir araç mezarlığına dönüşmesi, durumun vahametini gözler önüne serdi.

Kentsel Dönüşüm Uzmanı Nihat Şen ise, dere yataklarının kapatılmasının ve yanlış yapılaşmanın felaketi kaçınılmaz kıldığını vurguladı. Şen, zamanında yapılan kapalı menfezlerin ve binaların suyun akış yönünü engellediğini, bu durumun da suyun debisi yükseldiğinde binaların alt katlarını ve sokakları basmasına yol açtığını belirtti. Bu nedenle, dere yataklarına yapılan yapılaşmaların acilen gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sünger Şehir Modelinin Önemi Nedir?

Nihat Şen, artan betonlaşmaya karşı Sünger Şehir modelinin önemine dikkat çekti. Bu modelin, su taşkınlarını önlemede kritik bir rol oynadığını belirten Şen, yeşil alanların, parkların ve geçirimli zeminlerin artırılmasıyla suyun toprak tarafından emilmesini sağladığını ifade etti. Şen, betonlaşmanın yaygın olduğu şehirlerde yağmur sularının kanalizasyonları ve dereleri tıkayarak felakete yol açtığını, Sünger Şehir uygulamalarıyla bu suyun bir kısmının toprakta tutulabileceğini ve taşkınların önlenebileceğini söyledi.

Afetin ilk anından itibaren devletin tüm kurumlarının sahada olduğunu belirten Kerim Ulak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, AFAD, Kızılay, emniyet ve ilçe belediye ekiplerinin koordineli bir şekilde çalıştığını, hasar tespit ve temizlik çalışmalarının aralıksız sürdüğünü aktardı. Uzmanlar, küresel iklim değişikliği ile birlikte aşırı yağışların artacağına dikkat çekerek, altyapı projelerinin bu gerçeğe göre yeniden planlanması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.