"Haberin İşçisi"
İstanbul
Az bulutlu
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,0837 %0.1
53,1354 %-0.86
6.391,47 % -3,50
2.808.675 %-3.754
İşçi Haber Gündem İzmir'de ölü bulunan Dorukhan Büyükışık'ın annesi : Burada insanlık suçu işlenmiştir

İzmir'de ölü bulunan Dorukhan Büyükışık'ın annesi : Burada insanlık suçu işlenmiştir

İzmir’de 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin davanın üçüncü duruşmasında mahkeme, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşmada konuşan anne Nihal Büyükışık, delillerin karartıldığını savunarak, ''Burada insanlık suçu işlenmiştir. Yavrumu hayattan koparanların en ağır cezayı almalarını istiyorum'' dedi.

KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 4 dk

Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018'de evinin yakınlarındaki bir inşaat şantiyesinde ölü bulundu

DORUKHAN Büyükışık DOSYASI YENİDEN AÇILDI

Olay, kayıtlara 'intihar' olarak geçerken; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya tekrar açıldı ve olayda görevli komiserler Atakan Kaçar (44), Deniz Asıcı (36), polis memurları Duygu Öztürk (35), Fikret Sarıaslan, Halil Arslandağ (55), Musa Erikçi (55), komiser yardımcısı Hüseyin Vurucu (49) ve Narlıdere Karakol Amiri İsmail Köksal (59) hakkında 'Görevi kötüye kullanma' suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle İzmir 21'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. 

Soruşturmanın devamında şantiyede bekçi olarak görev yapan Hüseyin Kaya (69), Hulusu Aras (77), Tayfun Çakmakçı (41) ile işçi Bilal Çelik (47) ve yakın bir bölgede bekçi Ali Gülbaşı (77) hakkında 'Kasten öldürme suçundan' müebbet hapis cezası istemiyle de iddianame hazırlandı. İddianame, İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Her iki dava sürerken, dosyalar birleştirildi. 13 sanık tutuksuz olarak İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı.

25 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Yargılama sürerken soruşturma genişletildi ve aralarında yargılanan 13 sanığın da bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nca görevlendirilen İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri, 21 Mayıs'ta İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon başlattı. Haklarında gözaltı kararı bulunan inşaat firması sahipleri, polis memurları ve işçiler, toplam 25 şüpheli gözaltına alındı. Firari olan 1 şüpheli ise aranıyor. İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü'ndeki ifade işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen, aralarında tutuksuz yargılanan 13 sanık ile Tanyer İnşaat Firması ortakları Mehmet Münir Tanyer ve oğlu Mehmet Taylan Tanyer, dönemin Narlıdere Emniyet Müdürü İsmail Yalçın ve Olay Yeri İnceleme Büro Amiri Atakan Kaçar'ın da yer aldığı toplam 25 şüpheli tutuklandı.

‘UZMAN DEĞİLİM AMA ŞÜPHELİ BULDUM’

İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 13 tutuklu sanığın yargılanmalarına bugün devam edildi. Duruşmaya sanıkların yanı sıra Dorukhan’ın ailesi ve avukatlar katıldı. Celsede ilk olarak sanıklardan Fikret Sarıaslan’a söz verildi. Suçlamaları reddeden sanık polis memuru, “Devriye görevindeyken ihbar üzerine bölgeye gittik. Bir ekip oradaydı. Sonra diğer ekipler de geldi. Şahıs sırtüstü yatıyordu. Kan yoktu. Uzman değilim ama şüpheli bir durum olduğunu söylemiştim. İsmail Köksal, olay yeri inceleme ve cinayetten birer polis memuru ile inşaatta görevli biri kamera kaydını izlemeye girdi. Sonra İsmail Köksal bana polis memuru Halil’in yanına gitmemi istedi. Görüntü alınacaksa cinayet şubenin alacağını söyledi. Olay yerinden ayrıldıktan sonra hiçbir bilgim olmadı” diyerek kendisini savundu.

Celsede söz verilen sanıklardan polis memuru Musa Erikçi, “Olay yerine Deniz ve Duygu ile birlikte gittik. Genel bilgi topladık. Maktulün arabadan inip inşaat alanına girdiğini öğrendik. Sonra telefonunu gördük. Olay yerini kamerayla çektik. Maktulün babası sürekli yanımızdaydı. Bizi hiç uyarmadı” ifadelerini kullandı. Söz alan Ethem Büyükışık, kendisinin cenazeye yaklaştırılmadığını söyledi.

Celsede söz verilen polis memurları Duygu Öztürk ve Atakan Kaçar da üzerlerine atılı suçlamaları reddetti.

duruşma 13 ağustos'a ertelendi

Celsede söz verilen Dorukhan’ın annesi Nihal Büyükışık, “Yavrumu bu hayattan koparan, delilleri yok eden buradaki kamu görevlilerine ve avukatlarına sesleniyorum. Nerede kamera kayıtları? Burada insanlık suçu işlenmiştir. Yavrumu hayattan koparanların en ağır cezayı almalarını istiyorum” dedi. Baba Ethem Büyükışık ise sanıkların en ağır cezayı almasını talep etti. Savunmaların ardından ara karar açıklandı.

Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmeden heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar verip, duruşmayı 13 Ağustos’a erteledi.

BÜYÜKIŞIK: ADALETE İNANIYORUZ

Duruşmanın ardından Ethem Büyükışık, basın açıklaması yaptı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’a teşekkür ederek konuşmasını sürdüren Ethem Büyükışık , “Adaletin tecelli edeceğine yürekten inanıyoruz ve kamu görevlilerine güveniyoruz. Dosya her geçen gün daha fazla ilerliyor. Umarım hakikat tüm çıplaklığıyla en kısa zamanda ortaya çıkacak ve bu suça bulaşan herkes hak ettikleri cezayı alacaktır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: DHA