İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi, hakim A.K.'yı silahla yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan savcı M.Ç.K. hakkında hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.
Mahkeme heyeti iddianameyi kabul ederek, duruşmanın 3 Nisan'da yapılmasını kararlaştırdı.
tutuklu Savcının planlı yaklaşımı ve ilişki geçmişi
Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesi'nin güvenlik kameralarınca olaya ilişkin kaydedilen görüntülerde, savcının hızlı şekilde hakimin odasına yürümesi, bir süre sonra olayın ardından bu kattaki vatandaşların ve adliye personelinin bir araya gelmesi yer alıyor.
Sanık savcının polislerce olay yerinden götürülmesi ve sağlık personelinin vurulan hakimi sedyeyle hastaneye taşıması da görüntülerde bulunuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli hakim A.K.'yı silahla yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan savcı M.Ç.K. hakkında hazırlanan iddianamede, müşteki A.K. ve sanığın arasında 2023 yılının ortalarında başlayan duygusal yakınlığın zamanla ilerlediği ancak bir süre sonra ayrıldıkları kaydediliyor.
İddianamede, M.Ç.K.'nın müştekiyle ilişkisinin ve aralarında yaşananların duyulmasının mesleki kariyeriyle sosyal yaşamını ciddi ve olumsuz şekilde etkileyeceğini düşünmesi, anne ve babasıyla müştekinin aynı sitede oturmaları nedeniyle ailesinin yanına gittiği zamanlarda müştekinin veya oğlunun vereceği olumsuz tepkilere muhatap olma, bu durumu anne ve babasına izah edememe endişesini taşıması karşısında tek çıkar yolun müştekinin İstanbul'dan başka bir şehre tayin isteyip taşınması ve gitmesi olduğuna karar verdiği, onu dozu giderek artan bir şekilde buna zorlamaya başladığı aktarılıyor.
42 yıl 3 aya kadar hapis cezası istendi
Sanığın zaman zaman müşteki A.K.'nın adliyedeki çalışma odasına giderek, çoğu zaman da telefonla aramak veya mesajlar atmak, silah fotoğraf ve görselleri göndermek suretiyle tehdit ettiği aktarılan iddianamede, sanığın iletişim araçlarını kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle müştekinin üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ve güvenliğinden endişe duymasına neden olduğu belirtiliyor.
İddianamede, M.Ç.K.'nın, müştekinin her türlü iletişim kanallarından kendisini engelleme çabasına rağmen gizli numaralardan aramalar yaparak ve banka dekontlarının işlem açıklamalarına yazdığı ifadelerle söz konusu tehditlerini devam ettirdiği anlatılıyor.
İddianamede, sanık M.Ç.K.'nın 13 Ocak'ta telefonlarına cevap alamayınca son bir defa uyarmak amacıyla müşteki A.K.'nın adliyedeki çalışma odasına gittiği, aralarındaki tartışmanın devamında müştekinin ısrarla dışarıya çıkmasını istemesine rağmen odayı terk etmediği ifade ediliyor.
Sanığın üzerinde taşıdığı tabancayı çıkartıp müştekinin yüzüne doğrulttuğu, akabinde tekrar yerine koyduğu kaydedilen iddianamede, odada tanık Yakup Karadağ'ın da bulunduğu anda, müştekinin ondan yardım istemesi üzerine silahını tekrar çıkartarak ateş ettiği belirtiliyor.
İddianamede, M.Ç.K.'nın hayati vücut bölgesinden müştekiyi yaraladığı, hemen ardından yine müştekiyi vurma kastıyla yaptığı ikinci atışın ise araya giren tanığın etkili müdahalesi sonucunda amacına ulaşamadığı aktarılıyor.
Sanık M.Ç.K.'nın "kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs", "cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal", "silahla ve zincirleme şekilde tehdit", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek" ve "ısrarlı takip" suçlarından, 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Kaynak: AA
