"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7436 %0.18
55,2510 %0.32
6.660,55 % 2,59
3.086.948 %-0.31
İşçi Haber Gündem Karadeniz'de fındık bahçelerini tehdit eden Drakula böceği nedir?

Karadeniz'de fındık bahçelerini tehdit eden Drakula böceği nedir?

Karadeniz bölgesinde fındık bahçeleri için tehdit oluşturan Drakula böceği hakkında uzmanlar uyarıda bulundu.

Okunma Süresi: 3 dk

Halk arasında “Drakula böceği” olarak bilinen Turunçgil Uzun Antenli Teke Böceği, Karadeniz bölgesinde yayılmaya devam ediyor. Uzmanlar, bu zararlının fındık bahçeleri için ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor.

Karadeniz’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındık için yeni bir tehdit gündeme geldi. Drakula böceği, Trabzon’un ardından Rize’de de görülmeye başlandı. Bu durum, bölgede karantina ve mücadele çalışmalarının hızlandırılmasına neden oldu.

Drakula Böceği Nerelerde Görüldü?

Uzak Doğu kökenli olan Turunçgil Teke Böceği’nin Türkiye’de ilk kez 2014 yılında İstanbul Şile’de tespit edildiği ifade ediliyor. KTÜ Orman Fakültesi Araştırma Görevlisi İsmet Harman’ın verdiği bilgilere göre, bu zararlı tür İstanbul, Antalya, Sakarya, Bartın, Diyarbakır, Trabzon ve son olarak Rize’de görüldü.

Trabzon’da ilk tespit 2016 yılında Esiroğlu’ndaki Atasu fidan depolama alanında yapıldı. Ardından çevredeki fındık bahçelerinde de bu böceğe rastlandığı bildirildi. Bu durum, bölgedeki fındık üreticileri için endişe verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Böceğin Tehditleri ve Zararları Neler?

Uzmanlara göre, Drakula böceğinin en büyük tehlikesi, ağacın iç dokularında açtığı galerilerden kaynaklanıyor. Yumurtalarını köke yakın gövde bölgesine bırakan böceğin larvaları, ağacın kambiyum, öz odun ve diri odun bölümlerinde derin galeriler açarak su ve besin iletimini engelliyor. Bu durum, önce dalların, ardından tüm ağacın kurumasına neden olabiliyor.

İsmet Harman, tek bir larvanın bile fındığın bir dalını öldürebilecek kadar tehlikeli olduğunu vurguladı. Ayrıca, Turunçgil Teke Böceği yalnızca fındık için tehdit oluşturmuyor; Avrupa’da ve Türkiye’de 87 cinse ait 180’den fazla bitki türünde zarar oluşturabiliyor. Akçaağaç, kavak, at kestanesi, çınar, kiraz ve çeşitli süs bitkileri de zararlının etkilediği türler arasında yer alıyor.

Fındık Üreticileri Ne Yapmalı?

Uzmanlar, fındık üreticilerinin bahçelerini sık sık kontrol etmelerini öneriyor. Ağaç gövdelerinde yuvarlak çıkış delikleri, dip kısımlarında talaş birikintileri ve nedeni bilinmeyen kurumalar görüldüğünde, vakit kaybetmeden il veya ilçe tarım müdürlüklerine bildirim yapılması gerektiği belirtiliyor.

Böceğin ergin hali yaklaşık 1,5 ile 4 santimetre arasında değişiyor ve parlak siyah renkte, üzerinde beyaz lekeler bulunan uzun antenlere sahip. Bu özellikleri ile dikkat çekiyor.

Zararlı ile Mücadelede Hangi Yöntemler Kullanılmalı?

İsmet Harman, zararlıyla mücadelede en etkili yöntemin eradikasyon olduğunu ifade etti. Böceğin tespit edildiği ağacın köküyle birlikte tamamen sökülmesi, parçalanması ve bulunduğu alanda imha edilmesi gerektiği vurgulandı. Enfekte odunların başka bölgelere taşınmasının büyük risk oluşturduğuna dikkat çekildi.

Uzmanlar, özellikle böceğin görüldüğü bölgelerden başka alanlara fidan taşınmaması gerektiğini belirtiyor. Zararlının yeni bölgelere yayılmasının önlenmesi için üreticilerin ve vatandaşların fidan hareketleri konusunda hassas davranmaları önem taşıyor. Karadeniz’de fındık üretiminin yoğun olduğu Trabzon, Rize, Giresun ve Ordu gibi illerde erken tespit ve hızlı müdahalenin büyük önemi bulunuyor.