reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9965 %0.08
51,2614 %0.06
7.306,91 % 0,67
3.186.000 %1.252
İşçi Haber Gündem Kısa çalışma ödeneği aldı ama kimseyi mağdur etmedi! Mahmut Arslan’ın şark kurnazlığı

Kısa çalışma ödeneği aldı ama kimseyi mağdur etmedi! Mahmut Arslan’ın şark kurnazlığı

Pandemi döneminde Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca işçi ve işveren olağanüstü bir sınav verdi. Devlet, üretimin ve istihdamın ayakta kalabilmesi için “Kısa Çalışma Ödeneği” uygulamasıyla büyük bir mali destek sağladı. Amaç, işçiyi korumak, işvereni kollamak ve ekonominin çarklarını döndürmekti. Ancak zamanla bu iyi niyetli uygulama, bazı kurum ve işletmelerin elinde “fırsatçılığa” dönüştü.

Okunma Süresi: 3 dk

Pandemi sürecinde devletin bütçesinden milyarlarca lira kısa çalışma ödeneği olarak aktarıldı. Vergi mükelleflerinin, yani milletin cebinden çıkan bu kaynak, kimi kurumlarda gerçek mağduriyetleri gidermek için kullanıldı. Ancak bazı yerlerde tam tersi oldu. Kısa çalışma ödeneği uygulamasından haksız kazanç sağlayan kurumlar kamu vicdanını derinden yaraladı.

Sıra Hak-İş’te Mi?

Bu noktada gözler, Hak-İş Konfederasyonu ve onun en büyük sendikası Hizmet-İş’e çevrildi. Alınan duyumlara göre, pandemi döneminde kısa çalışma uygulamasından faydalanan Hak-İş’te çalışan uzman ve işçilerin maaşları eksiksiz ödendi. Ancak bu durumda akıllara şu sorular geliyor: 

Gelir kaybı yoksa, Kısa Çalışma Ödeneği'ne neden başvuruldu? Bu maaş nasıl ödendi?

Bu durumda Mahmut Arslan, hem çalışanların sosyal güvenlik primlerini eksik ödeyerek çalışanları mağdur etti, hem de SGK’ya eksik bildirim yaparak devleti zarara uğrattı.

Gelir Kaybı Yoksa, Kısa Çalışma Ödeneğine Neden Başvuruldu?

Devletin pandemide sunduğu desteğin, sendikal bir kurum tarafından “kâr” unsuru gibi kullanılması, sendikal değerlerle çelişiyor. Kısa çalışma ödeneği, işçiye çalışmadığı süre için ücret desteği sağlarken, işverenin kalan kısmı karşılamasını amaçlıyordu. Eğer çalışanlara tam maaş ödenmiş ve primler eksik yatırılmışsa, hem işçiler emeklilik süreleri ve maaş hesaplamalarında zarar görmüş, hem de devletin prim gelirleri eksik kalmış demektir.

Bu durum yalnızca muhasebe hatası değil; sendikal etik açısından ciddi bir ihlaldir. Bir yanda üyelerinden aidat toplayan, “emek mücadelesi” söylemleriyle sahnede olan bir konfederasyon; diğer yanda devletin kriz döneminde sağladığı desteği kendi kasasını güçlendirmek için kullanan bir anlayış bulunuyor.

Devlet Desteği Sendika Kasasında mı?

Pandemi sürecinde devletin sunduğu destek, kriz zamanında çalışanları korumak için verilmişti. Ancak Mahmut Arslan’ın yönetimindeki Hak-İş ve Hizmet-İş, bu dönemde alınan desteği kendi kaynakları haline getirmekle eleştiriliyor. Uzun yıllardır emek mücadelesi içinde olan ve on binlerce işçiyi temsil eden Hak-İş, bu tabloyla itibar kaybı yaşamış durumda. Mahmut Arslan, Hak-İş’e ve Hizmet-İş’e yazık etmiştir. Bir an evvel istifası istenmelidir.

Kamu kaynaklarıyla yürütülen kısa çalışma ödeneğinde yapılan her usulsüzlük, aynı zamanda kamu hakkının gaspı anlamına gelir. Sendikaların, devlet desteğini suiistimal eden değil, örnek olan kurumlar olması bekleniyor.

kamuoyu cevap bekliyor!

Mahmut Arslan’ın başında olduğu Hak-İş yönetimi, bu konuda sessizliğini koruyor. Ancak kamuoyu net bir açıklama bekliyor:

Kısa çalışma ödeneği alındı mı?

Alınma gerekçesi nedir?

Bu ödenekten faydalanan personelin primleri eksik yatırıldı mı?

Devletin SGK kayıtlarıyla sendika bordroları arasında fark var mı?

Bu soruların cevabı verilmeden, Mahmut Arslan’ın “adalet ve emek” söylemleri inandırıcılığını yitirmeye mahkûmdur. İşçi haber sitesi olarak konuyu yakından takip etmeye devam edeceğiz.