Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Samsun İl Başkanlığı tarafından Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon'da gerçekleştirilen STK ve İş Dünyası Buluşması programına katıldı. Programın açılış bölümünde AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'a katılımlarından dolayı teşekkürlerini iletti. Daha sonra kürsüye çıkan Yılmaz, küresel sistemdeki dönüşümden Türkiye ekonomisinin büyüme performansına, savunma sanayisindeki tedbirlerden terörün maliyetine kadar pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.
'GÜÇ MÜCADELESİ YÜKSELİŞE GEÇTİ'
Dünya ekonomisinin tarihi ortalamaların altında büyüdüğü zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ticarette korumacılığın ve güç mücadelesinin yükselişe geçtiğini aktardı. İmalat sanayisi kapasitesinin büyük oranda Asya’ya kaydığını ve Çin’in tek başına bu kapasitenin yüzde 30’unu temsil ettiğini dile getiren Yılmaz, Batı dünyasında ise sanayisizleşme sürecinin yaşandığına dikkat çekti. Eskiden kuralların ve uluslararası kurumların daha etkili olduğunu fakat günümüzde dünyada gücü elinde bulunduranın istediğini yaptığı bir anlayışın hakim hale geldiğini söyleyen Yılmaz, bu durumun ekonomik belirsizlikleri ve riskleri artırdığını, kararların artık maliyetten ziyade güvenlik ve dayanıklılık odaklı verilmeye başlandığını sözlerine ekledi.
YILMAZ, TÜRKİYE'NİN SANAYİ KAPASİTESİ GELİŞTİRDİĞİNİ AKTARDI
Uluslararası arenadaki tüm olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye'nin dünya ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini belirten Yılmaz, dijital ve yeşil dönüşümün kalkınma stratejilerinin merkezinde yer aldığını bildirdi. Pandemi öncesi ve sonrasını kapsayan son 6 yıllık kümülatif verilere değinen Yılmaz, dünya ekonomisinin bu süreçte kümülatif olarak yüzde 18,8 oranında büyüdüğünü, Türkiye ekonomisinin ise yüzde 34,8'lik bir artış kaydettiğini ifade etti. Türkiye'nin dünyanın yaklaşık iki katı kadar büyüyerek sanayi kapasitesini geliştirdiğini aktaran Yılmaz, Avrupa'daki bazı ülkeler henüz pandemi öncesi üretim düzeyine ulaşamamışken, Türkiye'de yüzde 30'a yakın bir üretim artışı yaşandığını vurguladı.
kişi başına düşen gelirin 18 bin doları aştığını duyuruldu
Türkiye'nin son 23 yıllık süreçte yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüyerek dünya ortalamasını geride bıraktığını hatırlatan Yılmaz, ülkenin ekonomik ligde üst sıralara tırmandığını kaydetti. 2000'li yılların başında nominal dolar bazında dünyanın 21'inci büyük ekonomisi olan Türkiye'nin bugün 16'ncı sıraya yükseldiğini açıklayan Yılmaz; OECD, Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşların hesaplamalarına göre Türkiye'nin satın alma gücü paritesi bakımından dünyanın 11'inci büyük ekonomisi konumuna ulaştığını belirtti. Geçen yıl itibarıyla milli gelirin 1,6 trilyon doları, kişi başına düşen gelirin ise 18 bin doları aştığını duyuran Yılmaz, Türkiye'nin artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geldiğini ve ülkeyi daha da üst bir lige taşımak için kamusu, özel sektörü ve sivil toplumuyla birlikte yeni bir hamle yapılması gerektiğini ifade etti.
ülkenin her türlü riske karşı güçlü bir şekilde hazırlandığı aktarıldı
Son dönemde yaşanan büyük çaplı gelişmeleri ve ekonomik etkilerini de değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, deprem yaralarının sarılması amacıyla bütçeden 100 milyar dolara yakın bir kaynak kullanıldığını ve bu büyük yükün önemli ölçüde çözüldüğünü dile getirdi. Finansal istikrarı korumak ve enflasyonu düşürmek amacıyla Kur Korumalı Mevduat (KKM) sisteminin de sembolik bir bakiye dışında tamamen tasfiye edildiğini belirten Yılmaz, bölgedeki savaşların getirdiği küresel lojistik, enerji ve finansal maliyetlere karşı Türkiye'nin barışçıl bir diplomasi yürüttüğünü kaydetti. Savaşın olumsuz etkilerini ve enflasyonist baskısını sınırlandırmak adına bütçeden fedakarlık yapılarak "eşel mobil" sistemi gibi önlemlerin devreye alındığını, gübre ve enerji gibi temel girdilerde arz çeşitliliği sayesinde hiçbir sıkıntı yaşanmadığını aktaran Yılmaz, savunma sanayisi başta olmak üzere ülkenin her türlü riske karşı güçlü bir şekilde hazırlandığını vurguladı.
‘terörsüz türkiye’ sürecinin önemine dikkat çekildi
Kalkınma ve demokrasinin kalıcı olabilmesi için huzur ve güven ortamının şart olduğunu ifade eden Yılmaz, "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine dikkat çekti. Geçmiş yıllarda terör nedeniyle Türkiye'nin hem doğrudan hem de yapılamayan yatırımlardan kaynaklı alternatif maliyetler ödediğini belirten Yılmaz, yapılan hesaplamalara göre bu ekonomik kaybın en az 2 trilyon dolar düzeyinde olduğunu bildirdi. Güvenliğin olmadığı bir yerde yatırımın, ticaretin, hayvancılığın ve turizmin gelişemeyeceğini söyleyen Yılmaz, Türkiye'nin bu beladan kalıcı olarak kurtulmasıyla birlikte kaynaklarını kritik alanlara aktararak kalkınmasını daha üst noktalara taşıyacağını sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın Samsun'daki programına ayrıca; AK Parti Samsun milletvekilleri Yusuf Ziya Yılmaz, Çiğdem Karaaslan, Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve iş insanı katılım sağladı.
Kaynak: İHA
