"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
29°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7609 %0.06
55,1320 %-0.02
6.773,91 % 1,04
3.058.229 %-0.319
İşçi Haber Gündem Kurtulmuş : '467 oy, milletin Terörsüz Türkiye desteğinin siyasete yansımasıdır'

Kurtulmuş : '467 oy, milletin Terörsüz Türkiye desteğinin siyasete yansımasıdır'

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Kurtulmuş, 467 milletvekilinin imzasıyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ve terörün topluma yansımalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 11 dk

Meclis'te Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu. Terörsüz Türkiye ile tarihin en önemli süreçlerinden birisinin yaşandığını belirten Kurtulmuş, Cumhuriyet'in ilk asrının yarısında terörle Türkiye'nin ayaklarına pranga vurulduğunu, şehitler verildiğini, çok sayıda insanın hayatını kaybettiğini, maddi imkanların heba edildiğini hatırlattı.

Türk-Kürt arasında bir husumet sokulmaya, Türkiye'nin bölünmeye ve parçalanmaya çalışıldığına dikkati çeken Kurtulmuş, süreçte ağır bedeller ödendiğini dile getirdi. Terörsüz Türkiye sürecinde yapılanları anlatan Kurtulmuş, dünyada 8-9 yılda ve daha uzun sürelerde gelinen noktaya Türkiye'nin bir yılda ulaştığını söyledi.

Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye kapsamında TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te yaptığını anımsattı. Komisyon'da bütün partilerin temsil edildiğini aktaran Kurtulmuş, Komisyon'un 21 toplantısında farklı kesimlerin temsilcilerinin dinlendiğini kaydetti. Herkesin Komisyon'daki toplantılarda herhangi bir kısıtlama olmadan görüşlerini, önerilerini dile getirdiğinin altını çizen Kurtulmuş, konuşan kişilerin ardından kimsenin aleyhe söz almadığını, bunun olağanüstü yüksek bir demokrasi örneği olduğunu belirtti.

‘raporun 6. bölümünde ittifak edilmiş olan genel bir çerçeveye uygun yasadır’

Komisyon raporunun partilerin uzlaşısıyla 18 Şubat'ta hazırlandığını hatırlatan Kurtulmuş, raporun önemli dokümanlar arasında yer aldığını söyledi. Kurtulmuş, Komisyon'un, çalışmalarda en etkili, demokratik araçlardan birisi olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

"Yasa çalışmaları sırasında şuna dikkat ettik. Elimizde ittifakla kabul edilmiş bir rapor var. 47 kişinin oy verdiği, bütün partilerin oy verdiği rapor. Şunu söyledik, hazırlanacak olan yasa da bu raporun 6. bölümündeki PKK/KCK'nın kendisini feshetmesi, silahları bırakmasıyla birlikte ortaya çıkacak süreci yönetmek üzere yasal çerçeve oluşturuyor. Meclis'te 467 milletvekilimizin oyuyla kabul edilen yasa da raporun 6. bölümünde ittifak edilmiş olan genel bir çerçeveye uygun yasadır. Bu sayı, milletin kahir ekseriyetinin Terörsüz Türkiye'ye verdiği desteğin siyasete yansımasıdır. Partiler içerisinde farklı görüşler olabilir ama bizim de beklentilerimizin çok üstünde 467 rakamı, nadir görülen, ulaşılan bir rakam. Bu çok önemli. Milletin vermiş olduğu desteğin siyasete yansıması olarak bunun okunması gerektiğini düşünüyorum."

Türkiye'de bütün kesimlerin terörden "illallah" dediğini aktaran Kurtulmuş, önceki dönemlerde hiç kimsenin giremediği Gabar ve Cudi Dağı'nda şenlikler düzenlendiğini, 2 senedir kimsenin burnunun kanamadığını söyledi. Bölgede yatırım imkanlarının rahat ortama kavuştuğunu dile getiren Kurtulmuş, "Barış ve esenlik havasını toplumun tamamı satın aldı. Bunun siyasete yansımasıdır" dedi.

Süreçte bazı hassasiyetleri ortaya koyduklarının altını çizen Kurtulmuş, maşeri vicdanın kabul edeceği hareketleri yapabilmenin, kararları alabilmenin önemli olduğunu kaydetti.

şehit ailelerine yönelik düzenleme

Şehit yakınlarının, gazilerin, bu mücadeleye büyük destek vermiş halkın duygularını asla incitmeyecek şekilde hareket edilmesinin önemini vurgulayan Kurtulmuş, bunu başından itibaren hem Komisyon hem yasa çalışmalarında dikkate aldıklarını belirtti.

Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun öncesinde TBMM'de şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanunun kabul edildiğini hatırlattı. Bu yasa üzerinde de tam bir mutabakat olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bütün siyasi parti gruplarının konuşmalarında yasaya destek verdiğini aktardı.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Şehitlerimizin, gazilerimizin, maşeri vicdanın, büyük çoğunluğun kabul edeceği şekilde dengeyi oluşturmaya çalıştık. Başından itibaren söylediğimiz bir şey vardı, Kürt'ün onurunu, Türk'ün gururunu koruyarak, bu ülkedeki etnik fay hatlarını asla harekete geçirmeyecek, tam tersine barış ve kardeşliği sağlayacak bir çalışmanın yapılması. Yasa, buna dikkat etti. Bu yasanın meselesi, etnik gruplar arasında bir barış değil, devletin bir grupla barış sağlaması değil. Devlet herhangi bir şekilde savaşın içerisine girmedi ki barış olsun. Terör örgütü, silahlı kalkışma vardı. Şimdi silahlı terör örgütü diyor ki 'Ben vazgeçtim, kendimi feshediyorum, silahlarımı teslim ediyorum.' Bu sürecin başlamasıyla birlikte de terörün tamamen ortadan kaldırılması için yapılan yasal düzenleme."

‘rapor ciddi bir hüsnükabulle karşılandı’

Bu yasanın muhatabının terör örgütü üyeleri, terör örgütünün çevresi olduğunu belirten Kurtulmuş, bunların hepsini çok hassas bir şekilde yürüttüklerini vurguladı. Kurtulmuş, şunları ifade etti:

"Burada milli duyguları rencide edecek, mesela Komisyon çalışmalarının, rapor hazırlama süreçlerinin hiçbirisinde devletin temel nitelikleriyle ilgili bir tartışma gündeme gelmemiştir, hiç kimse teklif etmemiştir. 'Anayasa'nın ilk 4 maddesinin değiştirilmesi, bir üniter yapıyı zedeleyecek teklifler, federasyon, konfederasyon teklifleri' gibi hatta resmi dil konusunda bile en ufak bir öneride bulunulmamıştır. Bazılarının söylediğinin aksine milli hassasiyetin, devlet yapısının tamamının korunabildiği ortak bir kararlılıkla süreç yürütülmüştür. Onun için de böylesine büyük destek sağladı. Toplumun geniş kesimleri tarafından da çok ciddi bir hüsnükabulle karşılandığını görüyoruz."

türk kürt ayrımının ortadan kaldırılmasında ilk eşik

Kurtulmuş, uzun yıllardır terörle mücadele edilmesine rağmen etnik farklılıklara sahip insanlar arasında husumet bulunmadığını vurguladı. Hiçbir şekilde Türk'ü Kürt'ten ayırt edecek kültürel farklılığın ve önemli noktanın olmadığının altını çizen Kurtulmuş, politik ayrışmaları ortadan kaldırmanın ve herkesin fikrini söylemesi gerektiğinin önemine işaret etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyük fırsatların açıldığını dile getirerek, "Bu Yasa her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Raporun kapıyı araladığını, büyük oyla kabul edilen Yasa'nın da kapıyı tamamen açtığını görüyorum. Karşımıza çıkan yeni bir yoldur. Bu yol, Türkiye'de gerçekten birliğin, beraberliğin, kardeşliğin yoludur. Bu yol, aynı zamanda bölgede bütün bölge halklarının kardeşliğinin sağlanabileceği atmosferin oluşturulmasına imkan sağlayacak bir yoldur. Burada dikkatli olmak lazım. Bunun böyle olmasını isteyenler olduğu gibi istemeyenlerin de çok olduğunu biliyoruz" diye konuştu.

Eski dönemin alışkanlıkları üzerinden siyasi konuşma devrinin geride kalması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, karşıtlıklara dayanan dilin bırakılmasının önemine değindi. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Herkes, yeni dönemin hassasiyetlerine uygun barış ve kardeşlik diliyle konuşmak durumundadır. Önceki ezberlerine göre yapılan siyasetin de bundan sonra bir karşılığı olmayacaktır. Bunun için herkesin fikrini sonuna kadar söylemesi, bunu Türkiye'nin birliği, beraberliği, ortak vatandaşın yurttaşlığı, ortak medeniyetin paydaşlığı, ortak coğrafyanın kaderdaşlığı anlayışı içerisinde bunları bir araya getirmesi lazım. Ayrıştırıcı, ötekileştirici, bunların üzerinden siyasi rekabeti 'siyasi husumet' zanneden dilin geride bırakılması lazım. Bunun ilk şartı da o vatanseverliği, ırkçı, ayrıştırıcı, zaman zaman şoven anlayış içerisinde görmemektir. Bu vatanın tamamı bizimdir. İstanbul da Ankara da Şırnaklının Hakkarilinin Diyarbakırlınındır. Aynı şekilde Şırnak'a gittiğim zaman en az yöre halkı kadar oraya ait hissediyorum. Bu aidiyet duygusunu çok köklü bir şekilde yerleştirmektir. Bunun başlangıcı dildir. İnsanların anlaşmasını sağlayan da ayrışmasını sağlayan da dildir. Dolayısıyla burada siyasetçilere büyük sorumluluk düşüyor."

'yasa, PKK-KCK terör örgütünün kendi tasfiye süreciyle ilgili'

"Siz başından beri bu Yasa'nın bir af yasası olmadığını vurguladınız. Ulus devlet yapısına aykırı olduğunu da söylüyorlar Yasa için. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna karşılık Kurtulmuş, bu eleştirilere katılmadığını vurguladı. Bunları haksız, maksadını aşan eleştiriler olarak gördüğünü belirten Kurtulmuş, her kim ne eleştiri yaptıysa onu saygıyla karşıladığını söyledi.

Bunun, demokrasinin gereği olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bu çıkan Yasa, komisyon raporumuz da, komisyon raporumuz rapor olarak önümüzde duruyor da çok kolay hazırlanmadı. Saatler süren 21 büyük toplantı. Her toplantı 5 saat, bazen daha uzun sürdü. Rapor hazırlanma safhasında partilerin temsilcileriyle birlikte 6 toplantı yaptık. Çok derin tartışmalar yapıldı. Kelime kelime hassasiyetle üzerinde duruldu. Tam da bu eleştirileri dikkate alarak bu tartışmaları yaptık. Yasanın yapılma sürecinde, hazırlanma sürecinde de aynı şey oldu. Milli egemenliğimizi, birliğimizi, bütünlüğümüzü, ulus devlet yapımızı, üniter yapımızı bozacak bir tek cümle yoktur. Bu anlamda da bu, geçici ve müstakil bir yasadır tanımı gereği. PKK-KCK terör örgütünün kendi tasfiye süreciyle ilgilidir."

Terörsüz Türkiye yasası genel af niteliği taşımıyor

Kurtulmuş, bütün bu endişelerin ortaya hiç konulmaması için hazırlanan Kanun'un içine 3 emniyet sibobu yerleştirildiğine işaret ederek, "Bunlardan birisi, raporda kritik eşik olarak tanımladığımız örgütün silahı bıraktığı, bütün unsurlarıyla kendisini feshettiği... Bunu biz tespit edecek değiliz. Bunun, güvenlik birimlerince tespit edilmesi ve güvenlik birimlerinin yapmış olduğu bu tespit zaten rutin olarak Milli Güvenlik Kurulu'nda güvenlik meseleleri konuşuluyor, Milli Güvenlik Kurulu'nda konuşularak kararlaştırılması ve bunun yayınlanmasıyla birlikte Yasa yürürlüğe girer. Birinci maddede bunu söylüyoruz. Yasanın üçüncü maddesinde tekrar aynı cümleyi teyiden koyuyoruz. Bir teyit ve tespit mekanizması olmadan, bu da devletin en üst güvenlik birimi tarafından tespit edilmeden asla Yasa uygulamaya girmeyecek. Birinci emniyet sibobu bu. İkinci emniyet sibobu... Bu, bir genel af değildir, diyoruz. Bir Kurul kuruldu. Bu Kurul'un başkanlığını Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız yapacak. Adalet Bakanımız, İçişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız ve Dışişleri Bakanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri ve Milli Güvenlik Kurulu Sekreterimizin olduğu bir yapı." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kanun'un genel af olmadığının altını çizerek, "Tek tek her bir dosya hakkında, 'geldi, teslim oldu, silahını verdi', 'örgütsel bağlantım kalmadı' dedi. Her bir dosyayla ilgili bu Kurul'da kararlar verilecek. Bu Kurul'un verdiği kararlar çerçevesinde uygulama gerçekleşecek. İkinci emniyet sibobu budur. Bu Kurul'a da idari, adli ve hukuki düzenlemeler yapabilmeyi teklif etme yetkisi verildi. Sürecin içerisinde gerekli birtakım düzenlemeler olursa Kurul, o günün şartları içerisinde, günün gerekleri içerisinde değerlendirecek." diye konuştu.

Üçüncü emniyet sibobunun ise TBMM bünyesinde oluşturulacak, bütün siyasi partilerin katılım sağlamasını ümit ettiği bir İzleme Komisyonu olduğunu anlatan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"İzleme Komisyonu vasıtasıyla da siyaset, meselenin her safhasını, TBMM, her safhasını çok partili bir şekilde kontrol edecek, bir araya gelecek, toplantılar yapacak, sürece ilişkin tekliflerini ortaya koyacak. Bununla ilgili kendi birtakım tespitleri varsa bunu da Kurul'la, Türkiye kamuoyuyla paylaşacak. Bu kadar nitelikli bir şekilde hazırlanmış, tüm emniyet sibopları, ola ki bir eksiklik olmasın diye düşünülerek tasarlanmış olan Yasa Teklifi'ne nasıl 'bölücü bir yasa teklifi' denilebilir? Siyaseten söylenebilir ama bu siyaseten söylenenin de hiçbir karşılığı olmadığı öncelikle TBMM'deki oylamayla ortaya konulmuştur. 467 milletvekili çok büyük bir çoğunlukla bu Yasa'ya 'Evet' demiştir. Milletimizin de kahir ekseriyetinin buna 'Evet' dediğini biliyoruz. İnşallah bundan sonrası hiçbir aksamaya mahal vermeden tıkır tıkır işleyecektir."

terör örgütü yöneticileri ceza kapsamının dışında bırakıldı

"Terörsüz Türkiye sürecine yönelik hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında oluşturulacak Kurula terör örgütü mensuplarınca yapılacak başvurulara" ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, Kanun kapsamında bazı infaz düzenlemeleri yapılacağını söyledi.

Düzenleme kapsamına giren suçlardan, toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazının 5 yıl süreyle, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazının ise 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla erteleneceğini aktaran Kurtulmuş, "Burada hassas olan noktalardan birisi de örgütün üst düzey yöneticileri birinci maddede çok net bir şekilde kapsam dışı bırakılmıştır" ifadelerini kullandı.

"Sürece ilişkin TBMM gündemine bundan sonra yeni kanun tekliflerinin gelip gelmeyeceğine" yönelik soru üzerine Kurtulmuş, tarihi bir adımla çok önemli bir yasanın çıkarıldığını belirtti. Kurtulmuş, şunları ifade etti:

“Bu yasayla birlikte Terörsüz Türkiye'ye, terörsüz bölgeye, Türkiye'nin barış ve esenliğine, kalıcı kardeşliğine bir kapı açılmıştır. Yasa çıkarmak işin en kolay kısmıdır. Çok büyük uğraşılarak bu yasa ortaya konuldu ama TBMM her hafta bir sürü yasa çıkarıyor. Mühim olan zihinlerin, zihniyetlerin, siyasi, fikri bakışın değişmesi, dilin ve kalbin tashih edilmesi mecburiyetidir. Yani hepimiz bu ülkenin ortak, eşit yurttaşlarıyız. Hepimiz bu topraklara bağlıyız. Bu toprakların tamamı hepimizin ülkesidir. Hepimiz bu bayrağın altında, huzur, barış içerisinde yaşıyoruz. Bu kolay değil. Yılların verdiği birtakım tahribatlar var. Bunların da süratle giderilebilmesi lazım.”

Kaynak: AA