İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Manifest'in kurucusu Tolga Akış hakkında hazırlanan iddianame adli makamlarca kabul edildi.
Müstehcenlik suçlamasıyla hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep edilen Akış, 12 Kasım 2026 tarihinde ilk kez hakim karşısına çıkacak. ## Eğitimde Başarı ve Yeni Projeler Soruşturma dosyasında, şüphelinin söz konusu müzik grubunun tüm süreçlerini yönettiği bilgisine yer verildi.
Hazırlanan iddianamede, müstehcen görüntülerin basın ve yayın yoluyla yayımlandığı ve bu duruma aracılık edildiğinin tespit edilmesi üzerine adli işlemlerin başlatıldığı kaydedildi.
Şüpheli Tolga Akış'ın savcılıktaki ifadesinde suçlamaları reddederek grubun sadece menajerlik süreçleriyle ilgilendiğini savunduğu belirtildi.
Tolga Akış'ın İfadesi ve Savunması
Soruşturma dosyasına yansıyan ifadesinde Manifest isimli müzik grubunun kurucusu olduğunu belirten Tolga Akış, gruptaki kadın üyeleri Bıg Five Türkiye adlı yarışma aracılığıyla seçtiğini ifade etti.
Küçükçiftlikpark'ta gerçekleşen ve daha sonra Manifest grubunun üyesi olan 7 kişinin yargılandığı dosyada şüpheli olarak yer almadığını savunan Akış, grubun dans figürlerinin kendi yönetiminde gerçekleşmediğini ve herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını öne sürdü.
İfadesinde finansal detaylara da değinen Akış, gelir paylaşım oranının yüzde 60'ının kızlara eşit miktarda dağıtıldığını, kalan yüzde 40'lık kısmın ise şirketin menajerlik projesine ayrıldığını beyan etti.
Ancak soruşturma derinleştirildikçe bu savunmaların aksine bulgulara ulaşıldığı iddianamede vurgulandı.
İddianamede Yer Alan Suçlamalar ve Sorumluluklar
Yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan raporda, Tolga Akış'ın Manifest adlı grubun yapımcısı ve şirket sahibi olarak grubun tüm sorumluluğunu üstlendiği net bir şekilde ifade edildi.
Gruba ait kişilerin kim olacağını Bıg Five adlı program aracılığıyla bizzat seçtiği, konser ve gösteri işlemlerinin menajerlik şirketi vasıtasıyla kendi yönetiminde programlandığı tespit edildi.
Menajerlik tanımının sadece konser ayarlamakla sınırlı kalmadığı, finansal süreçleri de üstlenerek yapıldığı belirtilen iddianamede, Tolga Akış'ın bu sorumluluğu alarak faaliyet yürüttüğü kaydedildi.
Menajerliğin temsil statüsünün ötesine geçtiği, Akış'ın Manifest grubunun yaptığı eylemlerin ve görsellerin mimarı olduğu, şovların sınırlarını belirleyen en stratejik kararları alan kişi konumunda bulunduğu vurgulandı.
Toplumsal Hassasiyetler ve Çocukların Korunması
Menajer konumundaki bir kişinin, grubun hazırladığı koreografilerin ve topluma servis edilen konser görüntülerinin toplumdaki edep ve haya duygularını ne denli zedeleyeceğinden habersiz olamayacağı iddianamede yer aldı.
Aksine bu şovların, kıyafetlerin ve dansların bu duyguları kışkırttığının bilinciyle bir pazarlama stratejisi olarak kullanıldığı ifade edildi.
Müstehcenlik suçunun en hassas noktalarından birinin çocukların korunması olduğunun altı çizilirken, sahnede sergilenen ve yetişkinlerin dahi sınırların aşıldığını hissettiği şovların fiziksel ve ruhsal gelişimini tamamlamış çocuklara ulaştırılmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.
Sanat ve Ticari İstismar Değerlendirmesi
Sanatın, toplumsal değerleri ve gelişime açık olan çocukların psikolojik ve ruhsal alanını hiçe sayan ticari bir cinsel istismar aracına dönüşmesi halinde hukuki korumalardan yararlanamayacağı iddianamede açıkça ifade edildi.
Tolga Akış'ın eylemler nedeniyle ceza almasının yalnızca görünen kısım olduğu vurgulandı.
Türkiye'de milyonlarca çocuğun hayranlık duyarak izlediği bu grubun, toplumun edep ve haya duygularını yok sayan ve aile kavramını aşağılayan görüntülerini tasarlayan kişinin Akış olduğu yinelendi.
Söz konusu paylaşımlarla Türk aile yapısının dinamiklerine zarar veren genel ahlak yapısını zedeleyen gösterileri finanse eden şüphelinin 6 aydan 3 yıla kadar hapsi isteniyor.
Yargılama süreci önümüzdeki günlerde başlayacak.
(Kaynak ve Görsel: İHA)
