3 Ocak 2026'nın ilk saatlerinde, Amerikan taarruz ve nakliye helikopterleri, Venezuela'nın başkenti Caracas'a yönelik bir operasyon gerçekleştirdi. Bu operasyon, ülkenin meşru lideri Nicolas Maduro'nun kaçırılmasıyla sonuçlandı. İddialara göre, ABD özel kuvvetleri Maduro ve eşi Cilia Flores'i ikamet ettikleri adreste yakalayarak ülke dışına çıkardı.
ABD Başkanı Donald Trump, bu operasyonun detaylarını sosyal medya platformu Truth Social'da paylaştı. Trump, büyük çaplı bir operasyonla Maduro'yu yakaladıklarını ve ülkeden çıkardıklarını belirtti. Bu açıklama, uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu ve Maduro'nun durumu üzerine birçok spekülasyona yol açtı.
Nicolas Maduro'nun kaçırılmasının ardından neler oldu?
Trump, yaptığı açıklamada, "Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela ve onun lideri Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir operasyon düzenledi. Maduro ve eşini yakalayıp ülkeden çıkarmayı başardık" ifadelerini kullandı. Ayrıca, bu operasyonun ABD kolluk kuvvetleriyle işbirliği içinde gerçekleştirildiğini vurguladı. Senatör Mike Lee ise, Maduro'nun ABD'de ceza alması için tutuklandığını ve bu müdahalenin, Amerikan personelini korumak amacıyla yapıldığını belirtti.
Maduro'nun kaçırılması, Venezuela'da siyasi bir boşluk yaratırken, muhalefet liderleri tarafından bu olayın arka planında anlaşmalar olduğuna dair iddialar ortaya atıldı. Ancak Maduro, yaptığı açıklamalarla, olası bir ABD işgaline karşı vatan savunmasına hazır olduklarını ifade etti ve bu durumu reddetti.
María Corina Machado'nın rolü ve geçmişi
Nicolas Maduro'nun kaçırılmasının ardından, gözler Amerikan yönetimi tarafından Venezuela'nın yeni lideri olarak gösterilen María Corina Machado'ya çevrildi. 58 yaşındaki eski parlamenter Machado, uzun süredir Trump yönetimine, "Ülkemi işgal edin, demokrasiyi getirin" çağrısında bulunuyordu. Ayrıca, Gazze'deki olaylar nedeniyle İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu arayarak tebriklerini ilettiği için 2025 Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü.
Yale Üniversitesi'nde eğitim almış olan Machado, 11 Aralık 2025'te yaptığı bir açıklamada, "Venezuela'yı enerji, teknoloji ve demokrasinin kavşak noktası yapacağız" demişti. Ayrıca, Bloomberg yayınına katıldığı bir programda, "Hükümeti devralmaya hazırız. Her şeyi hazırladık. Birleşik bir muhalefeti örgütledik" ifadelerini kullandı.
Venezuela'nın geleceği ve iç savaş ihtimali
Venezuela, 303 milyar varil kanıtlanmış petrol rezervi ile dünyanın en zengin hidrokarbon kaynaklarına sahip bir ülke olarak, Amerikan şirketlerinin hedefi haline gelmiştir. Maduro'nun kaçırılmasının ardından, Machado'nın liderliği altında Venezuela'nın kaynaklarının sömürülmesi yolunda engellerin kalktığı düşünülmektedir. Ancak, Maduro'nun herhangi bir direniş olmaksızın ABD güçlerinin eline geçmesi, Venezuela ordusunda işbirlikçilerin varlığını da gözler önüne sermektedir.
Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, halka direnmeleri çağrısında bulunarak, "Saldırıya uğradık. Halkımız ne yapması gerektiğini iyi biliyor" dedi. Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez ise, Venezuela halkına seslenerek, "Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetler, bugün, Venezuela halkının ABD hükümeti tarafından gerçekleştirilen en cani askerî saldırının hedefi olduğunu bildiriyor" şeklinde bir mesaj paylaştı.
