Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile birlikte 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından savcılığa iade edildi. Ersoy’un suç örgütü kurma ve yönetme, nitelikli cinsel saldırı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ile uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma suçlarından yargılanmasının talep edildiği iddianamenin hangi gerekçeyle iade edildiği ise henüz açıklanmadı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Aralık 2025’te gözaltına alınarak tutuklanan Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Taner Çağlı’nın da aralarında bulunduğu 8 şüpheli hakkındaki iddianame 20 Mayıs tarihinde tamamlanarak İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.
Mahkeme İddianameyi Savcılığa Geri Gönderdi
Mahkeme, Mehmet Akif Ersoy’un suç örgütü kurma ve yönetme, 11 kez işlendiği öne sürülen nitelikli cinsel saldırı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ile uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma suçlarından cezalandırılmasının istendiği iddianameyi savcılığa iade etti.
Dosyada bulunan gizlilik kararı nedeniyle avukatların iade kararına ilişkin ayrıntılara erişemediği, bu nedenle mahkemenin gerekçesinin henüz öğrenilemediği belirtildi.
İddianamede hangi suçlamalar yer aldı?
96 sayfadan oluşan iddianamede, Mehmet Akif Ersoy’un “suç örgütü lideri” olduğu öne sürüldü. Dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan 8 kişi hakkında uyuşturucu madde temini, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma, örgüt faaliyeti kapsamında nitelikli cinsel saldırı ve örgüt üyeliği suçlamalarına yer verildi.
Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, soruşturmanın 2 Kasım 2025 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na yapılan bir ihbar üzerine başlatıldığı aktarıldı. İhbarda, Mehmet Akif Ersoy’un düzenlediği eğlence organizasyonlarında uyuşturucu madde temin edildiği ve kadınlara uyuşturucu kullandırıldığı yönünde iddialar bulunduğu kaydedildi.
Savcılık tarafından hazırlanan dosyada, Ersoy’un liderliğinde faaliyet gösterdiği öne sürülen yapının Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik’ten oluştuğu belirtildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nın hazırladığı örgüt şemasında Mehmet Akif Ersoy’un “örgüt lideri”, diğer isimlerin ise “örgüt üyesi” olarak değerlendirildiği ifade edildi.
İddianamede, örgüt üyelerinin özellikle kokain kullandığı, düzenlenen partilerde mağdurlara uyuşturucu madde verildiği ve mağdurların “iradelerinin zayıflatıldığını” öne sürüldü. Savcılık ayrıca, bu ortamlarda “doğruluk mu cesaretlik mi” oyunlarının oynandığını ve mağdurların cinsel ilişkiye yönlendirildiğini iddia etti.
Gizli Tanıkların Beyanları Dosyada Yer Aldı
Soruşturma kapsamında “Kanarya”, “Atak”, “Menekşe”, “Tanca” ve “Pembe” kod adlarını kullanan gizli tanıkların ifadeleri de iddianameye eklendi.
Gizli tanık “Atak”, Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez ve Mustafa Manaz’ın da aralarında bulunduğu bazı kişilerin Emirgan, Ulus ve Trump Towers’taki evlerde bir araya geldiklerini, burada kokain kullandıklarını ve grup seks partileri düzenlediklerini öne sürdü. Aynı tanık, “Kütüphane” ve “Korto” isimli mekanlarda da uyuşturucu kullanıldığını iddia etti.
Gizli tanık “Menekşe” ise Mehmet Akif Ersoy ile 2021 yılında tanıştığını, daha sonra Tolga Aykut’un evi ve Ulus’taki dairede birçok kez buluştuklarını anlattı. Beyanlarda, bazı buluşmalarda uyuşturucu kullanıldığı ve Ahmet Göçmez ile Mustafa Manaz’ın da bu ortamlarda yer aldığı öne sürüldü.
“Tanca” ve “Pembe” kod adlı gizli tanıkların ifadelerinde de Ahmet Göçmez’in Emirgan’daki evi, Mehmet Akif Ersoy’un çevresi ve çeşitli gece kulüplerinde yaşandığı iddia edilen olaylara ilişkin ayrıntılar bulunduğu belirtildi.
Tanık İfadelerinde Geçen İsimler
İddianamede, tanık ve gizli tanık ifadelerinde Serkan Toper ile Furkan Torlak’ın isimlerinin de geçtiği görüldü. Ancak her iki ismin de örgüt şemasında veya ana şüpheliler arasında yer almadığı kaydedildi.
Dosyada yer alan ifadelere göre Furkan Torlak’ın, Mehmet Akif Ersoy’un Ulus ve Etiler’deki bazı buluşmalarına katıldığı öne sürüldü. Bir tanık, David Guetta konserinin ardından Mehmet Akif Ersoy’un Ulus’taki evine gittiklerini, burada Mustafa Manaz ve Furkan Torlak’ın da bulunduğunu anlattı. Aynı ifadede, daha sonra eve uyuşturucu madde getirildiği iddia edildi.
Tanık beyanında Furkan Torlak’ın burada “Ankara’dan geldiğini, MİT’te çalıştığını, gizli işleri olduğunu ve devletin adamı olduğunu söylediğini” öne sürdü. Başka bir tanık ise Mehmet Akif Ersoy’un “Ankara’dan gelen arkadaşının Furkan Torlak olduğu” yönünde beyanda bulundu. İfadelerde Torlak’ın çeşitli gece buluşmaları ve eğlence ortamlarında yer aldığı da öne sürüldü.
Serkan Toper’in adı da bazı tanık ve gizli tanık anlatımlarında geçti. Bir tanık, Toper’in sevgilisiyle birlikte Mehmet Akif Ersoy’un çevresindeki buluşmalara katıldığını belirtirken, aynı ifadede Toper’in uyuşturucu madde kullandığı da iddia edildi.
Bazı İsimler Hakkında Ayrı Soruşturma Yürütülüyor
İddianamede, Ela Rumeysa Cebeci’nin cep telefonu incelemesinde Steven Saadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı ile ilgili “uyuşturucu madde teminine yönelik veriler” elde edildiğinin öne sürüldüğü belirtildi. Bu nedenle Ela Rumeysa Cebeci, Steven Saadettin Saran, Hasan Dereci ve Yusuf Timur Savcı yönünden dosyanın ayrıldığı ve haklarında ayrı soruşturma yürütüldüğü ifade edildi.
Savcılık ayrıca Abdurrahman Veyis Ateş, Ali Yaşar Koz, Umut Evirgen, Emrullah Erdinç, Steven Saadettin Saran, Şakir Tekin, Yusuf Timur Savcı, Burcu Akyüz ve Ela Rumeysa Cebeci hakkında da uyuşturucu madde ticareti, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma ve yer sağlama suçlamaları kapsamında ayrı soruşturmaların sürdüğünü kaydetti.
Adli Tıp Bulguları İddianamede Yer Aldı
Dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu raporlarına da iddianamede yer verildi. Kan ve idrar örnekleri üzerinde yapılan incelemelerde Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Ela Rumeysa Cebeci, Mustafa Manaz, Steven Saadettin Saran, Taner Çağlı, Ufuk Tetik, Yusuf Timur Savcı, Şakir Tekin, Abdullah Çebi, Umut Evirgen, Burcu Akyüz, Buse Öztay, Dilek Olgun ve bazı kişilerde uyuşturucu madde bulgularına rastlandığı belirtildi.
Savcılık, şüphelilerin mağdurlara uyuşturucu madde temin ederek ve kullandırarak “iradelerini zayıflattıkları”, bu nedenle mağdurların rızalarının geçerli sayılamayacağını öne sürdü. İddianamede bu kapsamda uyuşturucu ticareti, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarının işlendiği iddia edildi.
Kaynak: Cumhuriyet
