"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,5574 %0.18
54,8602 %0.06
6.175,37 % -1,31
2.994.200 %-0.805
İşçi Haber Gündem Mekiye Akyel olayında kan donduran iddialar : Kardeşimi tandırda yaktılar

Mekiye Akyel olayında kan donduran iddialar : Kardeşimi tandırda yaktılar

Siirt'te 2 yıldır haber alınamayan Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilgir, kardeşinin tandırda yakılarak öldürüldüğünü ve kendisinin de satır fotoğraflarıyla tehdit edildiğini belirterek adalet mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 4 dk

Pilgir, "Derin yüzülecek, dilin koparılacak" sözleriyle tehdit edildiğini ve kendisine satır fotoğrafı gönderdiğini söyledi. Dosyanın avukatı Gurbet Bilbay ise vahşetin en dikkat çekici yönünün tandır iddiası olduğunu belirterek, cesedin bulunamaması nedeniyle soruşturmanın kovuşturma aşamasına geçemediğini ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekibinin görevlendirilmesini istedi.
Siirt'in Baykan ilçesinde 2024 yılında boşandıktan bir gün sonra kaybolan ve iki yıldır kendisinden haber alınamayan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel'e ilişkin soruşturma sürerken, ablası Halime Pilgir ile ailenin avukatı Gurbet Bilbay çarpıcı açıklamalarda bulundu.

‘Çok fazla tehdit alıyorum’

Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilgir, "Kardeşimin cansız bedeninin bulunmaması benim canımı gerçekten çok sıkıyor, çok üzülüyorum. En kısa zamanda bulacaklarına inanıyorum. Devletime inanıyorum. Siirt Başsavcısı bana, olayın sonuna kadar gideceğinin sözünü verdi. Ben istiyorum ki en azından kardeşimin bir mezarı olsun. Çocuklara hesap veremiyorum, kendime hesap veremiyorum. İçimde bir suçluluk duygusu var. Bunu daha fazla yaşamak istemiyorum. Çok fazla tehdit alıyorum. Bu hafta iki ayrı tehdit aldım. Artık erkekler bıraktı, kadınlar üzerinden tehdit alıyorum. Sosyal medya üzerinden beni aradılar. Akrabaları ‘Neden bu olayı ortaya çıkarıyorsun? Kadınsın, yerinde oturacaksın' dediler. Sürekli bu ifadeleri kullanıyorlar. Ben kadınların hakkını aradığım için çok ağır tehditler alıyorum" dedi.

Bana ve gazetecilere satır fotoğrafları gönderdiler’

Telefonla ya da mesajla yapılan tehditleri devlete bildirdiğim için üçüncü kişiler üzerinden tehditler aldığını belirten Pilgir, "Buna artık bir an önce dur denmesini istiyorum. Bir kadının bir şeyleri başarması için illa ölmesi mi gerekiyor? Eğer bugün beni korumuyorlarsa ve ben öldürülürsem, hiç kimsenin benim mezarıma gelmesini istemiyorum. İlk tehdit canlı yayında geldi. ‘Derin yüzülecek, dilin koparılacak' dediler. Kadın olduğum üzerinden çok ağır hakaretlerde bulundular. Sonra bu tehditler daha da ilerledi. İkinci tehdit de yine sosyal medyada bir canlı yayında geldi. Bana ve gazetecilere satır fotoğrafları gönderdiler. Ardından bana yönelik çok ağır küfür ve hakaretler yazdılar. Terbiyem müsaade etmediği için bunları söyleyemiyorum. Bunların hepsini savcılığa da, polise de verdim. Ama hala dışarıda geziyorlar ve başkaları üzerinden bana mesaj göndermeye devam ediyorlar. ‘Halime başaramadı, biz dışarıda geziyoruz' diye mesaj atıyorlar" diye konuştu.

yakılan bütün kadınların hakkını alana kadar susmayacağım’

Mekiye'nin büyük kızının 8 yaşındayken, öğretmenine, annesinin tandırda yakıldığını, kemiklerinin Tillo Deresi'ne atıldığını anlattığını söyleyen Pilgir, "Öğretmeni bize ulaştı ve bunları anlattı. Ben Siirt'e gidip kendisiyle de görüştüm. Bütün bilgileri ve mesajları savcımıza teslim ettik. Ben artık en kısa zamanda bunun çözülmesini istiyorum. Altı yedi aydır bunun için mücadele ediyorum. Elbette her şey bir anda olacak değil. Çünkü binlerce cinayet dosyası var. Ama birilerinin o çocukları kurtarması gerekiyor. Neden hâlâ oradalar, ben bunu da bilmiyorum. Beni tehdit etmeleri yetmiyormuş gibi susturamadılar. Şimdi de bana ulaşan o kadını susturmaya çalışıyorlar. Babaanne neden hala dışarıda? O babaannenin yanına çocukların bırakılmaması gerekiyor. O kadın Mekiye'nin cesedi parçalanırken oradaydı. O kadının yanına çocukları bırakmayın. Ben bunun peşini bırakmayacağım. Hem kendi hakkımı, hem kız kardeşimin hakkını, hem de imam nikâhlı eşinin hakkını savunacağım. Orada öldürülen, yakılan bütün kadınların hakkını alana kadar susmayacağım. Beni susturamayacaklar" ifadelerini kullandı.

'JAK Ekibinin Görevlendirilmesini İstiyoruz'

Avukat Gurbet Bilbay ise "Davamız şu an soruşturma aşamasında. Henüz kovuşturma aşamasına geçemedik. Bunun nedeni de cesedin hala bulunamamış olması. Bizim öncelikli amacımız cesedin bulunması. Bununla ilgili gereken çalışmaların yapılması için JAK ekibinin görevlendirilmesini de talep ettik. Gülistan Doku dosyasında olduğu gibi JAK ekibinin görev almasını ve yer altı çalışmalarının yapılmasını istedik. Ancak bununla ilgili henüz bize bir dönüş yapılmadı. Şu an aile tedirgin. Savcımız da bize şunu söyledi; evet, şu an üç kişi tutuklandı ama bunun mahkumiyet için yeterli olmayabileceğini ifade etti. ‘Ceset varsa ceza var' deniliyor. Evet, Yargıtay kararlarında cesetsiz cinayet konusu da işleniyor. Ancak bunun için çok güçlü deliller gerekiyor. Bu dosyada şüphelilerin çelişkili ifadeleri var, tanık beyanlarımız var. Fakat bunlar tek başına yeterli görülmeyebilir. ‘Cesetsiz cinayet dosyalarında yalnızca soyut beyanlarla ceza verilmesinin önündeki en büyük engel, yarın öbür gün öldüğü düşünülen kişinin ortaya çıkabilme ihtimalidir.' Ancak biz biliyoruz ki Mekiye Akyel geri gelmeyecek. Öldüğünden eminiz. Nitekim savcımız da buna emin. Hatta bize, ‘Ben onun öldürüldüğüne eminim. Şüphelinin eşi tarafından öldürüldüğüne de eminim. Ancak mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle ceza verilmesi mümkün olmayabilir. ' Bu durum aileyi çok üzüyor" dedi.

Kaynak: İHA