ABD genelinde sosyal medya platformlarının çocuklara ve gençlerin ruh sağlığına zarar verdiği gerekçesiyle açılan davalar büyümeye devam ediyor.
meta ve youtube 3 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi
Geçtiğimiz mart ayında Facebook ve Instagram'ın sahibi olan Meta, çocuklara yönelik tehlikeler konusunda kamuoyunu yeterince uyarımadığı gerekçesiyle New Mexico eyaleti mahkemesi tarafından 567 milyon dolar para cezasına çarptırılmıştı. Bu davanın hemen ardından Meta ve YouTube, 20 yaşındaki bir kullanıcıyı algoritmik tasarımlarla bağımlı hale getirdiği iddiasıyla açılan davada 3 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi. Jüri, şirketlerin kötü niyet ve baskı kapsamında hareket ettiğine kanaat getirerek bu rakama ek olarak 3 milyon dolarlık cezai tazminat daha ekledi. Tek bir kullanıcı için verilen bu 6 milyon dolarlık karar benzer davalarda adeta bir domino etkisi yaratırken, geçtiğimiz hafta New Mexico eyaletinde bir yargıç Meta'yı çocukların ruh sağlığı krizindeki sorumluluğu nedeniyle yeniden 567 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum etti. Kararı temyize götüreceklerini açıklayan şirketin çocuk ihmali suçlamaları yüzünden ödediği tazminat miktarı 950 milyon dolara yaklaşırken, uzmanlar bunun sadece buzdağının görünen yüzü olduğunu ve Meta'nın 1.4 trilyon dolarlık devasa bir tazminat riskiyle karşı karşıya bulunduğunu belirtiyor.

3 binde fazla ek dava yasal olarak devam edebilecek
Kaliforniya'daki federal mahkemede görülen dava için jüri seçimlerinin başlaması teknoloji devlerini köşeye sıkıştırırken, hukukçular süreci 1990'lardaki dev tütün şirketlerine açılan tarihsel davalara benzetiyor. Eyalet savcıları, Meta'nın platformlarını çocuklar için kasıtlı ve bilinçli bir şekilde bağımlılık yaratacak biçimde geliştirdiğini kanıtlamaya hazırlanıyor. Oakland'daki davada eyaletler, Meta'nın uygulamalarında kapsamlı değişiklikler yapılmasını ve şirketin piyasa değerine yakın bir rakam olan 1.4 trilyon dolara kadar ceza talep ediyor. Sektör uzmanları Meta için asıl büyük riskin finansal kayıptan ziyade itibar zedelenmesi ve iş modelini kökten değiştirmeye zorlanması olduğuna dikkat çekerken, davanın ilerleyen aşamalarında Meta CEO'su Mark Zuckerberg'in de tanık olarak ifade vermesi bekleniyor. Diğer taraftan, mayıs ayında Snap, TikTok, YouTube ve Meta Kentucky'deki bir okul bölgesinin açtığı davayı 27 milyon dolar karşılığında uzlaşmayla kapatırken; federal temyiz mahkemesi bu hafta Meta, Google, Snap ve TikTok'a karşı açılan 3 binden fazla ek davanın yasal olarak devam edebileceğine hükmetti.
'yasalar eylül ayından itibaren yürürlüğe girecek'
Yaşanan küresel gelişmeler yakından takip edilirken, benzer bir hukuki sürecin Türkiye'de de hayata geçirileceği bildirildi. Milliyet'ten İsmail Şahin'in haberine göre; TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, ABD'deki çocuk davalarının Türkiye'de de çok yakın bir zamanda açılabileceğini belirtti. Türkiye'de bugüne kadar bu konuda bir yasal netlik olmadığını ifade eden Elmas, komisyon olarak yeni bir yasa çalışması yaptıklarını vurgulayarak, "15 yaş altındakilerin sosyal medyaya girmelerini ve paralı bir işlem yaptığında ailelerine mesaj giden bir yasa tasarısı hazırladık. Ayrıca 16-18 yaşları arasındaki çocuklara yaşlarına uygun pedagojik uygunluğa sahip oyunları oynayabilecekleri bir yasa tasarısı hazırladık. Bu yasalar eylül ayından itibaren yürürlüğe girecek. Bu tarihten sonra sosyal medya platformlarında bir mağduriyet yaşayan çocuğun ebeveynleri bireysel olarak dava açabilecek. Biz de bu mağduriyetin tekrarının önlenmemesi için yeni bir düzenleme yapacağız. Eğer sosyal medya platformu gereken tedbirleri almazsa hükümet tarafından ayrı bir cezaya mahkum edilecek" açıklamasında bulundu.

'AK Parti olarak aile, çocuk, kadın bizim kırmızı çizgimizdir'
TBMM Dijital Mecralar Komisyonu eski Başkanı Hüseyin Yayman ise çocuklara yönelik sosyal medya istismarlarına karşı asla sessiz kalmayacaklarını belirterek, "AK Parti olarak aile, çocuk, kadın bizim kırmızı çizgimizdir. Bu konuda asla taviz veremeyiz. Sosyal ağların kötülüğün merkezi haline gelmesi bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. ABD'de Meta ve diğer büyük teknoloji şirketlerine karşı çocukların sosyal medya bağımlılığı ve yeterince korunmaması gerekçesiyle açılan binlerce davanın önünün açılması, dijital platformların sorumluluğu açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor" dedi. Türkiye'de çocukların dijital dünyadaki güvenliğini merkeze alan güçlü hukuki ve idari mekanizmaların kurulabileceğine işaret eden Yayman, mesele yalnızca sosyal medya kullanımı değil, çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimini korumak, ailelerin yükünü azaltmak ve teknoloji şirketlerinin sorumluluklarını netleştirmek olduğunu vurgulayarak, "Çocuklarımızı dijital dünyanın risklerine karşı korumak, Türkiye Yüzyılı'nın en önemli sosyal politikalarından biri olmalıdır" ifadelerini kullandı.
Kaynak: Sabah
