Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda dış politika gündemine ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilere dair açıklamalarda bulundu. Fransa'da gerçekleştirilen G7 Zirvesi ve ABD Başkanı Trump'ın "Patron benim" ifadesi üzerinden transatlantik ilişkileri değerlendiren Bahçeli, Avrupa'nın savunma, siyasi ve iktisadi yapısını Washington'un gölgesinden çıkaramadığını belirtti. Kendi güvenlik açıklarını kapatmakta zorlanan bir Avrupa'nın Türkiye'ye demokrasi, hukuk ve dış politika dersi vermeye kalkışmasını eleştiren Bahçeli, "AB hangi akılla bize ayar çekiyor? Avrupa bize istikamet çizemez" dedi.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarına, Mavi Vatan ülküsüne ve terörle mücadele politikalarına yönelik Avrupa'dan gelen itirazları reddeden Bahçeli; AB'nin mülteci krizi karşısındaki tutumunu, terör örgütü yapılanmalarına gösterilen müsamahayı ve Türkiye'ye yönelik vize serbestisi ile Gümrük Birliği taahhütlerinin geciktirilmesini eleştirdi. İlişkilerin 1959'daki başvuru sürecinden bu yana Rum-Yunan vetolarına ve siyasi önyargılara teslim edildiğini hatırlattı.
‘Türkiye raporu eğri bir cetvelle çizilmiştir’
Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan 2025 yılı Türkiye Raporu'nun bağlayıcılığı olmasa da taşıdığı niyet bakımından üzerinde durulması gereken bir belge olduğunu belirten Bahçeli, metinde Türk yargısına yönelik ifadelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Devam eden hukuki süreçlerin siyasi saiklerle yorumlanmasını ve bağımsız Türk mahkemelerine yön verilmeye çalışılmasını bir vesayet hevesi olarak tanımlayan MHP lideri, "Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez" ifadesini kullandı.
Raporda Ülkü Ocakları'na yönelik yer alan ifadelerin husumetin göstergesi olduğunu savunan Bahçeli, bu yaklaşımın temelinde Türk ve Türkiye düşmanlığının yattığını söyledi. Kıbrıs meselesine de değinen Bahçeli, Kıbrıs Türklüğünün haklarını koruma kararlılığını yineleyerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğinin yok sayılamayacağını aktardı. Küresel gelişmelere de temas eden Bahçeli, Lübnan'daki ateşkesin tüm toprakları kapsaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin kesintisiz sürmesi gerektiğini belirterek, Türkiye'nin Ukrayna ve Suriye gibi kriz bölgelerinde diplomatik kanalları açık tutan ve bedel ödeyen bir aktör olduğunu sözlerine ekledi.
