MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, masumiyet karinesinin hiçbir şart altında sınırlandırılmaması gereken, mutlak ve vazgeçilmez bir evrensel hak olduğunu ifade etti.
Son günlerde tartışma konusu olan masumiyet karinesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yıldız, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki tanımlara ve hukuki süreçlere dikkat çekti.
Masumiyet Karinesi Nedir?
Yıldız, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinde şüphelinin soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişi olarak tanımlandığını belirtti. Sanığın ise kovuşturmanın başlamasından hüküm kesinleşinceye kadar suç şüphesi altında olan kişi olarak tanımlandığını vurguladı.
Ceza muhakemesinin, maddi gerçekliğe ulaşmayı hedefleyen bir süreç olduğunu ifade eden Yıldız, bu süreçte masumiyet karinesinin önemine dikkat çekti.
Masumiyet Karinesinin Önemi Nedir?
Yıldız, suçun işlendiği iddia edilen kişi hakkında verilen karar kesinleşinceye kadar kişinin suçlu kabul edilmemesinin asıl olduğunu belirtti. Bu bağlamda, masumiyet karinesinin hiçbir şart altında sınırlandırılamayacağını ve kişinin iradesinden bağımsız olarak herkesçe uyulması gereken zorunlu bir hak niteliği taşıdığını kaydetti.
Yıldız, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Ceza muhakemesi, suça konu fiilin işlenip işlenmediği, işlenmişse failin kim olduğu ve faille eylem arasındaki bağın ne olduğunun tereddüde yer bırakılmaksızın tespit edilerek eyleme uygun hangi yaptırımın uygulanacağı sorularının cevaplandığı ve bu surette maddi gerçekliğe ulaşmanın hedeflendiği bir süreçtir.”
Hukuki Süreçte Masumiyet Karinesi Nasıl İşler?
Bu itibarla, masumiyet karinesi gereğince maddi gerçekliğe ulaşana kadar yani suçu işlediği iddia edilen kişi hakkında verilen karar kesinleşinceye kadar kişinin şüphe altında olması, yani suçlu olduğunun kabul edilmemesi ve buna uygun davranılması gerektiğini vurguladı.
Yıldız, masumiyet karinesinin hiçbir şart altında sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak, vazgeçilmez evrensel bir temel hak olduğunu belirtti. Bu karineden faydalanacak olan kişinin iradesinden bağımsız olarak herkesçe uyulması gereken zorunlu bir hak niteliğinde olduğunu ifade etti.
