Türkiye siyasi tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan 27 Mayıs 1960 darbesi sonrasında hayatını kaybeden dönemin İçişleri Bakanı Dr. Namık Gedik'in şüpheli ölümüne ilişkin hazırlanan yeni rapor, 66 yıllık sır perdesini aralamaya hazırlanıyor.
27 Mayıs mağduru ailelerin Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, Erdoğan'ın talimatı ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin onayıyla başlatılan süreçte önemli bir hukuki eşik atlandı.
Mülkiye Başmüfettişi Ali Yüksel'den Çarpıcı Rapor
Mülkiye Başmüfettişi Ali Yüksel tarafından 11 Eylül 2026 tarihinde kaleme alınan kapsamlı raporda, Gedik'in ölümüne dair yıllardır dile getirilen iddialar ve hukuki değerlendirmeler derinlemesine incelendi.
İncelemede, merhum bakanın ölümünün gerçekleşme biçimine yönelik farklı ihtimaller masaya yatırılarak olayın ceza hukuku bakımından niteliğine dikkat çekildi.
Gedik'in pencereden itildiği, eziyet edildikten sonra öldürülerek aşağı atıldığı ya da maruz kaldığı ağır fiziksel ve manevi şiddet nedeniyle bilincini yitirerek ölüme sürüklenmiş olabileceği ihtimalleri değerlendirildi. Raporda, bu senaryoların tamamında olayın darbe döneminde işlenmiş bir cinayet olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.
Çöp Kamyonuyla Harp Okulu'na Götürüldü
Tarihsel ayrıntılara da yer verilen raporda, darbecilerin Namık Gedik'i Ankara Sümer Sokak'taki konutundan zorla aldığı kaydedildi.
Dönemin İçişleri Bakanı'nın hakaretler eşliğinde kum veya çöp taşımakta kullanılan açık bir kamyonla Kara Harp Okulu'na nakledildiği bilgisi kayıtlara geçirildi.
Olayın o dönem başında alaycı bir üslupla haberleştirildiği de raporda hatırlatıldı.
Darbe yönetiminin baskısı altında ölümün ardından otopsi yapılmadığı, olayın intihar olarak yansıtılması gerekçe gösterilerek cenaze namazı kılınmadan ve yıkama işlemi uygulanmadan naaşın asker refakatinde defnedildiği bilgisi de bir kez daha teyit edildi.
Dar Penceredeki Fiziksel Çelişkiler
Raporda, Namık Gedik'in intihar ettiği iddia edilen odanın pencere yapısına yönelik teknik detaylara da geniş yer ayrıldı. Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu'nun daha önceki tespitlerine atıfta bulunularak, iri yapılı Gedik'in 86x55 santimetre ölçülerindeki, çift çamlı ve çerçevesi kırılmamış pencereden atladığı iddiasının ciddi şüphe barındırdığı ifade edildi.
Penceredeki kırığın darlığı ve olay anında odada nöbetçilerin bulunuyor olması, intihar tezini tamamen çürüten unsurlar arasında gösterildi.
İtibarının İadesi ve Naaşın Nakil Süreci
Mülkiye Teftiş Kurulu'nun hazırladığı raporda, sadece hukuki tespitlere değil, aynı zamanda Namık Gedik'in itibarının iadesi için atılması gereken somut adımlara da yer verildi.
Bu kapsamda merhum bakanın mezarının nakledileceği yerin tespit edilmesi, defin işleminin resmî bir devlet töreniyle gerçekleştirilmesi istendi.
Ayrıca Gedik'in adının verileceği tesislerin belirlenmesi ve Anıtmezar'daki yapım, bakım ile onarım süreçlerinin resmî esaslara uygun olarak yürütülmesi talep edildi.
(Kaynak ve Görsel: A Haber)
