Türk halk müziğinin en büyük ozanlarından biri olan Neşet Ertaş, "Bozkırın Tezenesi" lakabıyla tanınan, Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisidir. Kendine has bağlama çalış tekniği, yanık sesi ve tevazu dolu kişiliğiyle Anadolu insanının kalbinde silinmez bir iz bırakmıştır.
Neşet Ertaş'ın hayatı ve kökeni nedir?
Neşet Ertaş, 1938 yılında Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde dünyaya gelmiştir. Babası Muharrem Ertaş, kendisi de büyük bir bozlak ustası olan babası Muharrem Ertaş'ın dizinin dibinde yetişmiştir. Neşet Ertaş, ustalığını "Babamla ben aynı ruhun iki yarısıyız" diyerek tanımlamıştır.
1970’li yılların sonunda sağlık sorunları ve geçim sıkıntısı nedeniyle Almanya’ya gitmiş, uzun yıllar orada yaşamıştır. 2000’li yılların başında Türkiye’ye dönmüş ve büyük bir sevgi seliyle karşılanmıştır.
Neşet Ertaş'ın sanat anlayışı ve tarzı nasıldır?
Bozkırın Tezenesi unvanı ona ünlü yazar Yaşar Kemal tarafından verilmiştir. Bağlamayı çalarken kullandığı mızrap (tezenesi), Orta Anadolu’nun ruhunu ve feryadını yansıtır. Şiirlerinde ve türkülerinde "Garip" mahlasını kullanmıştır. Bu, hem kendi hayatındaki zorlukları hem de dünyadaki tüm mazlumlarla kurduğu empatiyi simgeler.
Eserlerinde temel tema insandır. "Kadınlar insandır, biz insanoğlu" sözü, onun kadına ve insana verdiği değerin en veciz ifadesidir.
Neşet Ertaş'ın öne çıkan eserleri nelerdir?
Onun türküleri düğünlerde neşe, ayrılıklarda hüzün, gurbette ise teselli kaynağıdır. En bilinen eserlerinden bazıları, halk müziği repertuarında önemli bir yer tutmaktadır. Neşet Ertaş, kendisine teklif edilen "Devlet Sanatçısı" unvanını; "Ben halkın sanatçısıyım, devletin sanatçısı olursam halkımdan koparım" diyerek nazikçe geri çevirmiştir. Bu duruşu, onun halkına olan bağlılığının ve alçakgönüllülüğünün en büyük kanıtıdır.
Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012 tarihinde İzmir'de hayatını kaybetmiştir. Vasiyeti üzerine babası Muharrem Ertaş'ın ayak ucuna defnedilmiştir.
