2026 yılı Nisan ayında İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1752 iş yerinin yanıtlarının toplulaştırılmasıyla elde edildi. Merkez Bankası verilerine göre, reel kesimin ekonomik faaliyetlere ilişkin güvenini gösteren endekslerde düşüş kaydedildi.
Endeks 1,4 puan azalarak 98,6 oldu
Mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), Nisan ayında bir önceki aya kıyasla 1,4 puanlık azalışla 98,6 seviyesine indi. Endeksi oluşturan yayılma endeksleri incelendiğinde; sabit sermaye yatırım harcaması ve mevcut toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken; son üç aydaki toplam sipariş miktarı, genel gidişat, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi, mevcut mamul mal stoku ve gelecek üç aydaki toplam istihdama ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.
Üretici fiyatları enflasyonu beklentisi 31,9’a yükseldi
Anket sonuçlarına göre, gelecek 12 aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi, bir önceki aya göre 0,8 puan artarak yüzde 31,9 seviyesinde gerçekleşti. Ortalama birim maliyetlerde gelecek üç ayda artış bekleyenler lehine olan seyir güçlenirken, gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de güçlendiği gözlendi.
Sabit sermaye yatırım harcamalarında artış beklentisi
Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde; iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyir güçlendi. Gelecek üç aydaki istihdama ve gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerde de güçlenme kaydedildi. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin ise bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü.
Üretimi kısıtlayan en büyük faktör talep yetersizliği
Nisan 2026’da ankete katılan iş yerlerinin yüzde 56,5’i üretimlerini kısıtlayan herhangi bir faktör bulunmadığını bildirdi. Üretimi kısıtlayan faktörler arasında ise yüzde 12,8 ile talep yetersizliği ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 8,8 ile hammadde-ekipman yetersizliği, yüzde 8,6 ile mali imkansızlıklar ve yüzde 8,0 ile iş gücü yetersizliği takip etti.
