Rojin Kabaiş’ın babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın yeterince etkin ilerlemediğini öne sürdü. Kabaiş, üniversitedeki güvenlik kamera kayıtları, cep telefonu incelemesi ve DNA çalışmalarının hızlandırılması çağrısında bulundu.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’ın babası Nizamettin Kabaiş, yaptığı basın açıklamasında kızının ölümüne ilişkin soruşturma sürecine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Anka'nın haberine göre kızının cep telefonunun incelenmesinin olayın aydınlatılması açısından büyük önem taşıdığını belirten Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, "Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız" sözlerini hatırlattı.
‘telefonu neden ispanya'ya çin'e gönderiyorsunuz?’
Kabaiş, "Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz? Neden telefonu İspanya'ya, Çin'e gönderiyorsunuz? Bu telefonun açılması çok önemlidir. Olayın mutlaka aydınlanacağına eminim" dedi.
Kabaiş ayrıca, soruşturma kapsamında üniversite yönetiminin de araştırılması gerektiğini savunarak, "Üniversiteyle ilgili neden bir sorgulama yapmıyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
Kızının kaybolduğu bölgede güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu belirten Kabaiş, üniversite yönetiminin kendilerine kameranın çalışmadığını söylediğini iddia etti. Daha sonra Adalet Bakanlığı’na gönderilen yazıda üniversitedeki kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini öne süren Kabaiş, şu ifadeleri kullandı:
“Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede? Rojin'in telefonu neden açılmıyor? İki erkek DNA'sı neden bulunmuyor? Biz acı çekiyoruz."
Kabaiş, kızının ölümünde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdü.

‘Rektör otopsiye müdahale etti, Delilleri kararttı’
Kabaiş açıklamasında şunları söyledi:
“Üniversite ile ilgili şu ana kadar herhangi bir kişi gözaltına alınmadı. Sorumlu üniversitedir. Sorumlu yurttur. Rektördür ve yurdun yönetimidir. Bunların hem büyük ihmalleri vardır hem de bize 17 saat sonra haber verdiler. Ayrıca rektör, kendisi gelip otopsiye müdahale etti. Delilleri kararttı. Özel olarak savcıyla görüştü. Başka bir odaya gitti. Rojin'in otopsisine başlanmadan önce her iki salona da girdi. Rojin'in cansız bedeninin bulunduğu odaya da girdi. Delilleri kararttı. Bu nettir, kesindir. Ben bunu biliyorum. Rica ediyorum, Adalet Bakanı bu konuyu takip etsin.”
Rektör hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını savunan Kabaiş, otopsinin gerçekleştirildiği geceye ait kamera görüntülerinin incelenmesini talep etti. Rektörün saatler boyunca hastaneden ayrılmadığını iddia eden Kabaiş, bu durumun da soruşturulması gerektiğini ifade etti.
Kızının kaybolmasının ardından öğrenciler tarafından düzenlenen eylemlere müdahale edildiğini öne süren Kabaiş, üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını ve öğrencilerin şiddete maruz kaldığını iddia etti.

'neden Van Üniversitesi'nin rektörüne soru sorulmuyor?'
Kabaiş, Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku dosyasına da değinerek şu ifadeleri kullandı:
"Tunceli'de de bu olay oldu. Orada da aynı şekilde devletin valisiydi. Gülistan Doku için valiye 78 tane soru soruyorlar. Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi'nin rektörüne soru sormuyorlar? Bunun sebebi nedir?"
Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini ancak şu ana kadar yalnızca 400-500 kişinin DNA’sının incelendiğini öne süren Kabaiş, "Biz aile olarak gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin" dedi.
Mollakasım bölgesindeki çok sayıdaki villa ve iş yerinin güvenlik kameralarının da incelenmesi gerektiğini belirten Kabaiş, dosyada gizlilik kararı olduğu için yeterli bilgi alamadıklarını ifade ederek soruşturmanın bir an önce sonuçlandırılmasını istedi.
Fotoğraf: İHA
