Afrika denilince akla gelen ilk deneyimlerden biri safari olmaktadır. Ancak birçok kişi, bu deneyimin yalnızca yüksek bütçelerle gerçekleştirilebileceğini düşünmektedir. GZT Alfa'ya konuk olan Antik Seyyah Kurucusu Samet Kenç, safari için en uygun zamanı, rotaları ve maliyetleri detaylı bir şekilde açıkladı. Kenç, 3 günlük bir safari deneyiminin kişi başı 1000 dolara rahatlıkla yapılabileceğini belirtti.
Safari Planlamasında Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
Afrika'nın kültüründen doğasına, bilinmeyen rotalarından safari deneyimine kadar birçok başlığın konuşulduğu röportajda, kıtaya ilk kez gideceklerin merak ettiği sorular da yanıtlandı. Safari planlayanların yaptığı en büyük hatalardan birinin yalnızca gidilecek ülkeye odaklanmak olduğunu söyleyen Samet Kenç, asıl önemli noktanın mevsim olduğunu vurguladı. Safari için mümkün olduğunca yağışın az olduğu dönemlerin tercih edilmesi gerektiğini anlatan Kenç, yağışlı mevsimlerde su ve bitki kaynaklarının çoğalması nedeniyle hayvanların geniş alanlara dağıldığını ifade etti.
Kurak dönemde ise hayvanların nehir ve su kaynaklarının çevresinde daha fazla toplandığını belirten Kenç, Doğu Afrika'da Tanzanya ve Kenya gibi rotalar için özellikle temmuz ve ağustos aylarının öne çıktığını dile getirdi. Serengeti ve Masai Mara gibi bölgelerin safari için dünyanın en dikkat çekici noktaları arasında yer aldığını da sözlerine ekledi.
Safari Deneyimi Nasıl Olmalıdır?
Safarinin bugünkü anlamının zaman içinde değiştiğini belirten Samet Kenç, kavramın geçmişte avcılıkla bağlantılı olarak kullanıldığını, daha sonra doğa ve hayvan gözlemine dayalı bir turizm deneyimine dönüştüğünü anlattı. Kenç, safari sırasında yaşadığı bir anıyı paylaşarak, bir fil sürüsünün araçlarının hemen yanından geçtiğini ve o anın unutulmaz olduğunu ifade etti. Fillerin çalılara bastıkça ortaya çıkan ot kokusunun, safari deneyiminin büyüleyici yanlarından biri olduğunu vurguladı.
Kenç, safari sırasında hayvanlara çok yaklaşmanın mümkün olduğunu ancak rehberlerin talimatlarının mutlaka takip edilmesi gerektiğini de belirtti. Safari araçlarından inmenin yasak olduğunu ve vahşi hayvanların bulunduğu bölgelerde güvenliğin büyük önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca, bir safari sırasında aslanın aracın dikiz aynasını ısırdığı bir olaya da tanıklık ettiğini anlattı.
Sadece Safari ile Sınırlı Kalmamak Mümkün mü?
Afrika seyahatinin yalnızca safari ile sınırlı olmadığını vurgulayan Samet Kenç, bazı ülkelerde tek seyahatte safari, deniz ve kültür turizmini bir arada yaşamanın mümkün olduğunu belirtti. Tanzanya'nın bu açıdan ön plana çıktığını ifade eden Kenç, birkaç günlük Serengeti safarisinin ardından Darüsselam ve Bagamoyo gibi tarihi noktaların gezilebileceğini, daha sonra Zanzibar'a geçilerek Stone Town ve sahil bölgelerinde deniz tatili yapılabileceğini söyledi. Kenç, bu üç deneyimi bir arada sunabilen çok az ülke olduğunu da ekledi.
Kenya için de benzer bir rota öneren Kenç, Masai Mara safarisinin ardından Lamu, Malindi, Diani Beach ve Mombasa gibi bölgelerin değerlendirilebileceğini ifade etti. Safari denildiğinde en çok merak edilen konulardan biri de maliyet olmaktadır. Konaklama standardına göre fiyatların ciddi biçimde değişebildiğini belirten Kenç, çok lüks safari tesislerinin yanı sıra daha uygun seçeneklerin de bulunduğunu belirtti. Ortalama bir paket için dikkat çeken bir rakam vererek, 3 günlük kişi başı bir safariyi 1000 dolara rahatlıkla yapabileceğini ifade etti.
Bu paketlerin araç, rehberlik, konaklama ve yemek gibi hizmetleri içerdiğini anlatan gezgin, safari turunun havalimanından karşılama ile başlayıp turun sonunda yeniden havalimanına bırakılmaya kadar uzandığını söyledi.
Afrika'ya İlk Kez Gidecekler Nereden Başlamalı?
Afrika'ya ilk kez gidecek olanlara daha turistik ve ulaşımı görece kolay bölgelerden başlamalarını öneren Samet Kenç, Kuzey Afrika'da Tunus, Cezayir ve Mısır'ı, Doğu Afrika'da ise Kenya, Tanzanya, Uganda ve Zanzibar'ı öne çıkardı. Etiyopya'nın başlı başına farklı bir dünya sunduğunu söyleyen Kenç, Güney Afrika'nın da kıtaya ilk kez gidecekler için seçeneklerden biri olduğunu belirtti. Afrika'nın tek tip bir seyahat destinasyonu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kenç, kıtanın çölden tropik adalara, vahşi yaşamdan binlerce yıllık kentlere kadar çok farklı deneyimler sunduğunu ifade etti. Kenç, "Afrika'yı devasa bir gezegen olarak düşünün. Ne ilginizi çekiyorsa o ülkede onu bulacaksınız." şeklinde konuştu.
