Savunma Sanayisinde Stratejik Hamle: Yabancı Elektrikli Araçlara Yasak
Türkiye'nin kritik savunma sanayii kuruluşları olan ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TUSAŞ kampüslerinde yeni bir güvenlik düzenlemesine gidildi.
Alınan karar doğrultusunda, yapay zeka destekli ve internet bağlantılı yabancı menşeli elektrikli araçların bu tesislerin içine girişi yasaklandı.
Söz konusu adım, bu araçların taşıdığı siber saldırı, casusluk ve veri güvenliği risklerine karşı atılmış stratejik bir tedbir olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlardan Uyarı: Araçlar Birer Saatli Bomba Gibi
Akıllı ve elektrikli araçların barındırdığı siber güvenlik tehditlerini değerlendiren Siber Güvenlik Uzmanı Valit Aslankol, bu araçların artık klasik bir ulaşım aracı olmaktan çıktığını vurguladı.
Aslankol,
'Bu tür akıllı araçlar, arabadan çok tekerlekli bilgisayar modunda oldukları için normal bir cihazla yapılabilecek siber saldırıların neredeyse tamamının gerçekleştirilmesi teknik olarak mümkündür' dedi. Araçların üzerindeki kamera ve sensörlerin, tıpkı insan duyu organları gibi veri topladığına dikkat çeken Aslankol, bu durumun siber güvenlik açısından birer saatli bomba misali risk taşıdığını ifade etti.
Uzaktan Erişim ve Sabotaj Tehdidi
Teknik detaylara değinen Aslankol, cep telefonları veya bilgisayar sistemlerine yönelik siber saldırıların benzerlerinin bu araçlar için de geçerli olduğunu belirtti.
Uzman isim, 'Bu araçların da uzaktan erişilmesi, uzaktan manipüle edilmesi, direksiyonunun, gaz veya fren pedalının kontrol edilmesi gibi durumlar teknik olarak mümkündür' diyerek, olası bir siber sabotajın boyutlarına dikkat çekti.
Dünya Genelinde Benzer Yasaklar Uygulanıyor
Türkiye'nin savunma sanayii tesislerinde aldığı yasak kararını değerlendiren Aslankol, bu uygulamanın küresel ölçekteki örnekleriyle uyumlu olduğunu belirtti.
Danimarka, Polonya, ABD ve Çin gibi ülkelerin benzer kısıtlamalara gittiğini hatırlatan Aslankol, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Çin, 2021 yılı itibarıyla ünlü bir Amerikan üreticisi firmanın araçlarıyla ilgili ciddi bir yasaklama kararı almıştı. Bu araçların bir tesis içerisinde bulunması halinde tesisin haritalandırılması, sensörler aracılığıyla iletişimin kayıt altına alınması gibi manipülasyonlar teknik olarak mümkün. Bu nedenle Türkiye'nin attığı bu adım son derece yerinde bir karardır.'
(Kaynak: A Haber)
