Kültür ve Medeniyet (KÜME) Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, yapay zeka ve teknoloji alanındaki gelişmelerin insan kavramının yeniden tanımlanmasına yol açtığını belirterek, "Bütün bu tartışmaların temelinde bir teoloji yatıyor. İnsanı yeniden konumlandıran, araçsallaştıran ve bir metaya dönüştüren fikri bir hegemonya görüyoruz." dedi.
Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda devam ediyor.
Selçuk Bayraktar, KÜME Vakfının TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında düzenlediği KÜRE Konuşmaları'nın kapanış programında, KÜME Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren'in moderatörlüğündeki "İnsan ve Otonomi" başlıklı söyleşiye katıldı.
Selçuk Bayraktar: Sanatsız bir medeniyet yürüyüşü olamaz
KÜME Vakfının teknoloji hamlesini sanat ve kültürle tamamlayıcı bir rol üstlendiğini belirten Bayraktar, sanatsız bir medeniyet yürüyüşünün mümkün olmayacağını ifade etti.
Doğanın ve fizik kanunlarının kendi içinde estetik barındırdığına işaret eden Bayraktar, farklı disiplinlerden bakıldığında her boyutta farklı bir estetik görüldüğünü söyledi.
Bayraktar, bu güzelliğin insanla anlam kazandığını belirterek şöyle konuştu:
"Bir fizikçi, matematikçi veya mimar olarak da baksak her boyutta farklı bir estetik görüyoruz. Bütün bu güzellik, insan varsa anlamlıdır. KÜME Vakfı, dünyanın varoluşsal bir karanlığa sürüklendiği, insanın yeniden tanımlandığı bir dönemde 'İnsan nedir?' sorusunun cevabını bulmak ve bunun üzerine bir medeniyet inşa etmek için kuruldu."
"Yapay zeka tartışmalarının merkezinde teoloji yatıyor"
TEKNOFEST'in tarihin sıfır noktası kabul edilen ve insanlığın en eski yerleşik hayat miraslarından birini taşıyan Şanlıurfa'da gerçekleştirilmesinin anlamlı olduğunu dile getiren Bayraktar, bu çalışmanın tam bağımsız Türkiye'yi inşa ederken yıkılmış dünyayı yeniden kurma gayreti taşıdığını ifade etti.
Yapay zeka ve otonomi alanındaki tartışmaların yalnızca teknik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bayraktar, konunun felsefi ve teolojik boyutlarının da bulunduğunu söyledi.
Bayraktar, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"İnsan nedir? Tanrı yoksa insan da yoktur. Bütün bu biyolojik varlıklar sadece atomlardan ibaretse her şey bir anlamda eşittir. Bugün yapay zeka tartışmalarına dönüp baktığımızda bunun teknik bir tartışma olmadığını görüyoruz. Bütün bu tartışmaların temelinde bir teoloji yatıyor. İnsanı yeniden konumlandıran, araçsallaştıran, bir metaya dönüştüren fikri bir hegemonya görüyoruz ve bu kabullendirilmeye çalışılıyor. Yapay zeka makinesinin insandan üstün olduğunu iddia edenler var. Bizim inancımıza göre ise insan, yaratılmışların en şereflisi yani eşref-i mahlukattır. Masadan insanın farkı var. Tümüyle materyalist bir kafayla bakarsanız 'Masa insandan daha fazla iş yapıyor.' denilerek insan değersizleştirilebilir."
"Teknolojiyi geliştiren küçük bir elit grup değer yargılarını dayatmaya çalışıyor"
Teknolojiyi geliştiren küçük bir elit grubun kendi değer yargılarını ve tahakküm gücünü tüm insanlığa dayatmaya çalıştığını ifade eden Bayraktar, insanın teknoloji karşısındaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bayraktar, "Sen bu makineyi ürettin. Saat veya yapay zeka dediğin unsurdan daha aşağıda bir yerde değilsin. İnsanlığın bu hakikati hatırlaması gerekiyor. Bu hatırlandığında bütün bu tartışmaların insanlık için çok daha faydalı bir yere oturacağını değerlendiriyorum." ifadelerini kullandı.
'Emek, en kutlu şeydir'
TEKNOFEST'e gençlerin gösterdiği ilginin yanı sıra projeleri hayata geçirmek için yaptıkları fedakarlıkların kendisini derinden etkilediğini belirten Bayraktar, gençlerin çalışmalarından örnekler verdi.
Tuz Gölü'nde ve Antalya'da zorlu hava şartları altında haftada 80 saat çalışan gençleri örnek gösteren Bayraktar, gönüllülüğün zorlu ancak değerli bir süreç olduğunu söyledi.
Bayraktar, şöyle konuştu:
"Gönüllülük zor ama çok güzel. Bu, beni çok dönüştüren bir şey. Genç kardeşlerimizin bütün bu zorluğa rağmen bir şeyleri başarması, bunu kıymetli kılıyor. Hiç emek vermeden bir yere varmak isteyenlerin aksine, bu kuşak ülkemizi ve dünyayı yeniden inşa edecek. Emek, en kutlu şeydir. Sizlerle iftihar ediyoruz."
Gençlere eğitim hayatlarıyla proje süreçlerini dengeli şekilde yürütmeleri tavsiyesinde bulunan Bayraktar, topluma fayda sağlayacağına inanılan somut projelerin akademik gelişim açısından son derece değerli olduğunu vurguladı.
'Hakikat, makyajın üzerindedir'
Başarılı gençlerin medyada daha fazla yer alması gerektiğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Bayraktar, hakikatin her türlü halkla ilişkiler (PR) ve algı çalışmasından daha güçlü olduğunu söyledi.
Bayraktar, "Kısa vadede insan makyaja ve algıya aldanabilir ama uzun vadede hakikatin kendisi çok daha kıymetlidir. Ben insanlık, medeniyetimiz ve milletimiz için parlayan en büyük yıldızın TEKNOFEST kuşağı olduğunu düşünüyorum." dedi.
'TEKNOFEST, Şanlıurfa'ya çok yakıştı'
Şanlıurfa'nın TEKNOFEST'i sıcak şekilde karşıladığını dile getiren Bayraktar, festivalin kentte gerçekleştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:
"TEKNOFEST, Şanlıurfa’ya çok yakıştı. Bizler, hayatta yaptığımız en anlamlı işi TEKNOFEST olarak gördük ve burada verdiğimiz her bir emeği helal ettik. İnşallah sizler de dönüp baktığınızda 'İyi ki bu emeği vermişiz.' diyeceksiniz. Hürriyetin, adaletin, iyiliğin, güzelliğin kuşattığı dünyayı sizler inşa edeceksiniz."
Selçuk Bayraktar, söyleşinin ardından sahneye gelen küçük kız çocuğuyla sohbet etti.
Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Kaynak: AA
