Şule Yüksel Şenler, Türk edebiyatı ve İslami düşüncenin önemli figürlerinden biridir. 1938 yılında Kayseri'de doğan Şenler, yazarlık kariyerine genç yaşlarda adım atmış ve özellikle Müslüman kadınların haklarını savunan eserleriyle tanınmıştır.
Hayatı boyunca hem yazıları hem de konferanslarıyla geniş kitlelere ulaşan Şenler, başörtüsü konusuna yaptığı vurgularla toplumsal tartışmalara öncülük etmiştir.
Şule Yüksel Şenler kimdir?
Şule Yüksel Şenler, 29 Mayıs 1938'de Kayseri'de doğmuştur. Aslen Kıbrıslı olan Şenler'in ailesi, küçük yaşlarda İstanbul'a göç etmiştir.
Çocukluk yılları zorluklarla geçen Şenler, eğitim hayatına Koca Ragıp Paşa İlkokulu'nda başlamış, ancak ailesinin ekonomik sıkıntıları nedeniyle ortaokul ikinci sınıfta öğrenimini bırakmak zorunda kalmıştır. Ermeni bir terzinin yanında çalışmaya başlayan Şenler, bu süreçte kendi başörtüsü tasarımlarını geliştirme fırsatı bulmuş ve ilerleyen yıllarda İslami giyim kültürüne katkıda bulunmuştur.
Şule Yüksel Şenler'in kariyeri nasıl başladı?
Yazarlık kariyerine 14 yaşında Yelpaze Dergisi'nde hikâyeler yazarak başlamıştır. Asıl adı Yüksel olan Şenler, yazılarında isminin önüne Şule'yi ekleyerek kadın olduğunu vurgulamıştır. 21 yaşında gazeteciliğe adım atan Şule Yüksel Şenler, Kadın gazetesinde "Duyuşlar" başlığı altında köşe yazıları kaleme almıştır.
Ağabeyi Özer Şenler'in tavsiyesiyle Risale-i Nur okumaya başlayan Şule Yüksel Şenler, bu süreçten sonra örtünmeye ve namaz kılmaya başlamıştır. 1965 yılında tesettüre giren Şenler, yazıları ve konferanslarıyla başörtüsü konusunun toplumda tartışılmasına öncülük etmiştir.
Şule Yüksel Şenler'in vefatı ve mirası nedir?
Şule Yüksel Şenler, 2019 yılında vefat etmiştir. Cenaze namazı Eyüp Sultan Camii'nde kılınmış ve Mihrişah Valide Sultan Külliyesi haziresine defnedilmiştir.
Şule Yüksel Şenler'in aile hayatı, onun kişisel mücadelesi ve toplumsal etkisiyle paralel ilerlemiştir. Özel hayatına dair bilgiler, özellikle eşleri ve çocuklarıyla ilgili detaylar, onun yazı ve konferans hayatıyla dengelenmiştir. Şenler, aile yaşamı ve sosyal mücadeleleri arasında güçlü bir denge kurarak hem edebiyat hem de İslami toplumsal bilinç alanında etkili olmuştur.
Şule Yüksel Şenler, yazarlık kariyerine 14 yaşında başlamış ve ilerleyen yıllarda gazetecilik alanında da adından söz ettirmiştir. Kadın gazetesinde yazdığı köşe yazıları ve Yeni İstiklal Gazetesi'nde kaleme aldığı makaleler, başörtüsü ve kadın hakları konusunda dönemin en çok tartışılan konularını gündeme taşımıştır. 1960'lı yıllarda Bugün Gazetesi'nin yazı kadrosuna katılan Şenler, başörtülü bir kadın gazeteci olarak dikkat çekmiş ve birçok Anadolu şehrinde verdiği konferanslarla kadınların İslami giyim ve yaşam tarzı konularında farkındalık yaratmıştır.
Şule Yüksel Şenler'in modern başörtüsü ve pardösü tasarımları, "Şulebaşı" olarak adlandırılmış ve genç kızlar arasında büyük bir etki yaratmıştır. 1971 yılında Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a hitaben yazdığı mektupla tutuklanmıştır.
Şule Yüksel Şenler'in edebiyat dünyasındaki en bilinen eseri "Huzur Sokağı"dır. Bu roman, yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandırmış, daha sonra diziye ve filme uyarlanmıştır. Yücel Çakmaklı yönetmenliğinde, İzzet Günay ve Türkan Şoray'ın rol aldığı "Birleşen Yollar" filmine de konu olmuştur.
