Anayasa çalışmaları ile darbe girişimleri arasında bir ilişki bulunduğuna işaret eden Kurtulmuş, 150 yıllık mücadele süresince anayasaları darbelerden kesin olarak ayırmak gerektiğini ve Türkiye’nin yeni bir anayasa yapma gücüne sahip olduğunu kaydetti. Milletin iradesinin varlığına değinen ve sultanın, padişahın yanında halkın da iradesinin bulunduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinin devam edeceğini dile getirdi.
'Yeni anayasa bir zorunluluktur'
Yeni bir anayasa yapmanın Türkiye’nin öncelikli ödevlerinden biri olduğunu ve bu konunun kısır gündelik siyasi tartışmaların mevzuu olmadığını belirten Kurtulmuş, yeni anayasanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, Türkiye'nin 2026-2027 yıllarında çağdaş anayasasını gerçekleştireceğini söyledi.
‘Siyasi ve toplumsal dönüşüm şarttır’
Siyasi ve toplumsal dönüşümün gerekliliğine dikkat çeken Kurtulmuş, Türkiye'nin artık birilerinin gönlü olsun diye konuşacak bir konumda olmadığını, sadece anayasanın değil, siyasi alanlarda da değişimin şart olduğunu bildirdi. Bu çalışmaların partizan bir yaklaşımla değil, Türkiye’nin geleceği için yapılması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, konuşmasını Sultan Abdülaziz’i rahmetle anarak tamamladı.
