Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi, Trakya bölgesi için kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış uyarısında bulundu. Yapılan son değerlendirmelere göre, 23 Ekim 2026 Cuma günü Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'da sabah saatlerinden itibaren yağışların etkili olması bekleniyor.
Saat 05.00'te başlayıp 17.00'ye kadar sürmesi öngörülen sağanak yağışlar nedeniyle çeşitli riskler bulunuyor. Yetkililer, vatandaşları sel ve su baskını gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Yağışların Etkisi Ne Olacak?
Ayrıca, yıldırım ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalar da muhtemel riskler arasında gösterildi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 534 numaralı uyarıya göre, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerini kapsayan sağanak yağışların yerel olarak kuvvetli seviyede gerçekleşmesi tahmin ediliyor.
Cuma günü sabah saat 05.00 itibarıyla başlayacak olan gök gürültülü sağanak yağışların, gün boyu etkisini sürdürerek akşamüstü saat 17.00 civarında sona ermesi öngörülüyor. Yağış miktarının metrekareye 21 ile 50 kilogram arasında düşeceği bilgisi paylaşıldı.
Vatandaşların Alması Gereken Önlemler Nelerdir?
Kuvvetli yağış uyarısıyla birlikte oluşması muhtemel risklere karşı vatandaşların tedbirli olması istendi. Özellikle sel, su baskını ve yıldırım gibi doğa olaylarının yanı sıra, yağış anında ulaşımda yaşanabilecek aksamalar konusunda sürücülerin ve yayaların dikkatli hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
Meteoroloji yetkilileri, vatandaşların sellerden ve yıldırımdan korunma yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmasının ve gerekli bireysel önlemleri almasının önemine dikkat çekti. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerinde kullanılan yağış şiddeti sınıflandırmasına göre, beklenen 21-50 kg/m²'lik yağış 'Kuvvetli Yağış' kategorisinde yer alıyor.
Yağış Şiddeti Sınıflandırması Nasıldır?
Standart sınıflandırma tablosunda 1-5 kg/m² hafif, 6-20 kg/m² orta kuvvette, 51-75 kg/m² çok kuvvetli, 76-100 kg/m² şiddetli ve 100 kg/m² üzeri ise aşırı yağış olarak tanımlanıyor. Bu değerlendirmelerin 12 saatlik periyotlardaki miktarlara bağlı olarak yapıldığı ve bölgeler arasındaki topografik farklılıkların dikkate alınmadan standart bir sınıflandırma uygulandığı belirtildi.
