"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
29°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,4992 %0.05
52,8028 %-0.26
5.982,83 % -2,61
2.832.087 %-2.18
İşçi Haber Gündem Türkiye'de en yüksek deprem riski nerelerde bulunuyor?

Türkiye'de en yüksek deprem riski nerelerde bulunuyor?

Uzmanlar, Türkiye'nin deprem riski taşıyan bölgelerini belirledi ve yeni diri fay haritasını güncelledi.

Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye’nin deprem riski ile ilgili en güncel veriler, MTA tarafından hazırlanan Türkiye Diri Fay Haritası ile ortaya kondu. 13 yıl aradan sonra yenilenen haritada, aktif fay sayısının 700’e çıktığı belirtildi. Uzmanlar, özellikle Marmara, Yedisu, Güney Marmara ve Karadeniz çevresindeki fay hareketliliklerine dikkat çekmektedir.

Yenilenen Diri Fay Haritası Ne Anlama Geliyor?

Yapılan güncellemeler sonucunda, 2013 yılında 485 olarak kaydedilen diri fay sayısının 700’e yükselmesi, Türkiye’nin deprem tehlikesinin daha geniş bir alana yayıldığını göstermektedir. Haritaya eklenen 215 yeni fay, yer altındaki hareketliliğin daha önce düşünülenden daha yaygın olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu güncellemeler, Türkiye’nin deprem riskine dair değerlendirmeleri yeniden gündeme taşımaktadır. Uzmanlar, haritanın güncellenmesi ile birlikte Türkiye’nin neredeyse tamamının deprem tehlikesi altında olduğunu vurgulamaktadır.

Uzman Görüşleri ve Gelecek Beklentileri

Prof. Dr. Süleyman Pampal, mevcut aktif fay sayısının son rakam olmayabileceğini belirterek, Türkiye’de henüz haritalanmamış pek çok örtülü ve gizli fayın bulunduğunu ifade etmektedir. Pampal, bu durumun Türkiye’nin jeolojik haritalarının tam olarak tamamlanmadığını gösterdiğini belirtmektedir.

Pampal, önümüzdeki yıllarda diri fay sayısının 1000’i aşmasının sürpriz olmayacağını da eklemektedir. Bu durum, deprem riskinin artabileceği anlamına gelmektedir.

Yeni Fayların Mühendislik Hesaplarına Etkisi Nedir?

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Deprem Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şevket Özden, yeni belirlenen fayların çoğunun Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fay Zonları çevresinde kümelendiğini belirtmektedir. Özden, mevcut deprem risk algısında köklü bir değişiklik olmadığını, ancak yeni verilerin mühendislik hesaplarında önemli bir rol oynayacağını ifade etmektedir.

Özden, yeni fayların uzunluğuna ve deprem tekrar süresine bağlı olarak üreteceği aletsel büyüklüğün mühendislik hesaplarında dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Karadeniz Bölgesindeki Yeni Faylar

Son yıllarda Karadeniz’de haritalara eklenen yeni faylar, uzmanların dikkatini çekmektedir. Geçmişte sınırlı sayıda fay bilinirken, yeni çalışmalarla hem karada hem de deniz içinde yeni fayların tespit edildiği belirtilmektedir. Pampal, Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun Karadeniz kıyılarına yakın geçtiğini ve bu durumun bölgedeki riskleri artırdığını ifade etmektedir.

Karadeniz’in zorlu coğrafyası nedeniyle jeolojik çalışmaların güçlükle yürütüldüğünü belirten Pampal, ilerleyen araştırmalarla daha fazla fayın haritalanabileceğini vurgulamaktadır.

Yedisu Fayı Neden Önemli?

Güncellenen haritadaki kritik bölgeler arasında Yedisu Fayı, Orta Marmara, Güney Marmara ve Gemlik-İznik hattı öne çıkmaktadır. Yedisu Fayı’nın uzun süredir enerji biriktirdiği ve bu durumun büyük bir deprem potansiyeli taşıdığı ifade edilmektedir. Pampal, Yedisu Fayı’nın kırılmasının en çok korktuğu senaryo olduğunu belirtmektedir.

Yaklaşık 200-250 yıldır kırılmadığı bilinen Yedisu Fayı’nın geçmişte 7,4 büyüklüğünde bir deprem ürettiği hatırlatılmakta ve bölgenin sürekli olarak izlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.