Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e başkanlık edecek Türkiye, sera gazı emisyonlarında dünyanın en büyük 13’üncü kaynağı konumuna yükselmiştir. Avrupa Komisyonu’nun son verilerine göre Türkiye’nin emisyonları bir yılda yüzde 4,2 oranında artış göstermiştir. Bu durum, Türkiye’yi dünyanın en büyük 16 kirleticisi arasında emisyonunu oransal olarak en hızlı artıran ülke haline getirmiştir.
Türkiye’nin Emisyon Artışının Detayları Neler?
Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin EDGAR verilerine dayanan “Tüm Dünya Ülkelerinin Sera Gazı Emisyonları 2026” raporu, Türkiye açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koymuştur. Türkiye’nin 2025 yılı toplam sera gazı emisyonu yaklaşık 610,8 milyon ton karbondioksit eşdeğerine ulaşmıştır. 2024’te 586,4 milyon ton seviyesinde olan emisyon, 2025’te 610,8 milyon tona çıkmıştır.
Böylece bir yıldaki artış yaklaşık 24,4 milyon ton olmuştur. Yüzde 4,2’lik artışla Türkiye, dünyanın en büyük 16 emisyon kaynağı arasında ilk sıraya yerleşmiştir. Türkiye’nin küresel emisyonlardaki payı da yüzde 1,13 seviyesine yükselmiştir.
Uzun Dönemli Emisyon Verileri Ne Gösteriyor?
Uzun dönemli tablo ise daha çarpıcı bir durumu gözler önüne sermektedir. Türkiye’nin emisyonları 1990 yılında yaklaşık 226 milyon ton olarak ölçümlenirken, günümüzde emisyonlar 1990’a göre yaklaşık yüzde 170 artmış durumdadır. Rapora göre küresel sera gazı emisyonları da 2025’te yüzde 0,7 artarak 54 milyar tonun üzerine çıkmış ve yeni bir rekor kırmıştır.
Çin, ABD, Hindistan, Avrupa Birliği, Rusya ve Endonezya, küresel emisyonların yüzde 62’sinden sorumlu olmuştur. Buna karşın, Çin’in emisyon artışı yüzde 0,1’de kalırken, Hindistan, AB, Rusya, Brezilya, Japonya ve Avustralya emisyonlarını azaltmıştır. ABD ise yüzde 2,2’lik artışla dünyadaki en büyük mutlak emisyon artışını gerçekleştirmiştir.
Türkiye ve Avrupa Birliği Arasındaki Emisyon Farkı Nedir?
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki fark da dikkat çekmektedir. AB’nin sera gazı emisyonları 2025’te yüzde 0,2 azalırken, mevcut seviye 1990’ın yaklaşık yüzde 36 altında bulunmaktadır. Türkiye’de ise aynı dönemde emisyonlar yüzde 170’in üzerinde artmıştır. Rakamların önemini artıran bir diğer gelişme ise Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026’da Antalya’da yapılacak COP31’in başkanlığını üstlenecek olmasıdır.
Avustralya ise müzakereleri yönetecek. İklim Ağı, son verilerin Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefiyle uyumlu olmadığını belirterek kömürden çıkışın planlanması, fosil yakıt teşviklerinin kaldırılması ve yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması çağrısında bulunmaktadır.
