"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,5313 %0.02
52,9798 %0.18
5.989,36 % 0,15
2.838.981 %-2.49
İşçi Haber Gündem Ülkemizin kanayan yarası: Çocuk istismarı

Ülkemizin kanayan yarası: Çocuk istismarı

Ülkemizde gün geçtikçe cinsel istismar vakaları artıyor. Verilerine baktığımızda 2012 yılından bu yana cinsel istismarların arttığı görülmekte. Cinsel istismar vakalarını engellemek için neler yapılmalı?

Okunma Süresi: 10 dk

Cinsel taciz, çocuk istismarı ülkemizde gün geçtike artmaya devam ediyor. Halk, devletten bu konuda caydırıcı olacak şekilde ciddi yaptırımlar ve cezai müeyyideler bekliyor.

Yapılan araştırmalara göre özellikle 2012 yılından bu yana cinsel istismarların arttığı yönünde.

CEZASIZLIK SİSTEMİNDE ÇOCUK İSTİSMARININ ÖNLENEMEZ ARTIŞI


Türkiye tarafından da 14 Ekim 1990'da imzalananan, Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ülkemizde 27 Ocak 1995'te Resmi Gazete'de yayımladıktan sonra yürürlüğe girdi.

ÜLKEMİZDE ÇOCUK HAKLARI KARNESİ


Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin imzacıları 18 yaşından küçük her bireyi şiddet ve istismardan koruyacak yasal ve toplumsal önlemleri almakla yükümlü. Ancak ülkemizin çocuk hakları karnesi oldukça zayıf. 


Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni imzalayalı 30 yıl, meclisten geçmesinin üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen mevcut sözleşmenin prensiplerinin çocukların yaşamında yeterince yer almadığı-alamadığı görülmektedir. İmzacı taraf devletin çocuğunun her türlü hakkını korumak zorunda olduğu prensibini hatırlayacak olursak istismar edilen çocukların sayısının bu denli artıyor olması bu durumla bağdaşmamaktadır.   

İSTİSMAR 2012 YILINDAN İTİBAREN OLDUKÇA ARTTI


Çocukta cinsel istismar olgularının yelpazesinin pedofiliden başladığı, ensest, pornografi, çocuk seks turizmi, çocuk fuhuşu ve cinsel sömürüyle devam ettiği görülmektedir. Özellikle 2012'den başlayarak devam eden mülteci sorununun insan kaçakçılığını ve ona bağlı olarak çocuk kaçırma ve seks amaçlı kullanılma olaylarını arttırdığı düşünülmektedir. 


BBC Türkçe'den Çağıl Kasapoğlu ve Osman Kaytazoğlu'nun 20 Kasım 2018 tarihinde yayınlanan habere göre, bazı vakalar korku filminden bir kesit gibi gözler önüne seriliyor. Ancak bunlar yaşanmış vakalar 9  yaşındaki Mert, 4 yıl önce Kars'ta kaçırıldı. Cesedi bir gün sonra boş bir arazide bulundu. Tecavüze uğramış, boğularak öldürülen minik Mert'in katili ve istismarcısı ifadesinde,"Nasıl yaptım bilmiyorum. Öldürdüm. Ben de askerdeyken tecavüze uğramıştım" dedi. 


Aslında bu vakada görüldüğü gibi istismarcılar yıllar önce istismara uğrayan ve belki susturulan, belki korkutulan mağdur çocuklardan oluşabiliyor. 


Bir başka vakada ise 2014'te 6 yaşındaki Gizem, Adana'da sokağa çıktı. Oyun oynamak isterken kayboldu. Cesedi 4 gün sonra ormanlık arazide bıçaklanmış, yakılmış halde bulundu. Katili, Gizem'in ablasıyla evlenmek isteyip reddedilen akrabası çıktı. İki yıl sonra yaşanan bir başka olayda 2016 yılında ise Manisa'da kaçırılan 4 yaşındaki Irmak; cinsel istismar ve tecavüz sonrası öldürüldü. Katili, suçunu bir televizyon programında itiraf etti.


Yine aynı yıl Kocaeli'nde 3 yaşındaki Arda "Merdivenden düştü" denilerek hastaneye kaldırılmış, bağırsaklarında yırtık tespit edilmesiyle cinsel istismara uğradığı ortaya çıkmıştı. Arda'yı, annesi ve nikahsız eşi öldürmüştü.


Geçen yıl da Ağrı'da 4 yaşındaki Leyla, Ankara'da da 8 yaşındaki Eylül öldürüldü.

YAŞAM HAKLARI İHLAL EDİLİYOR


Bahsedilenler ise Türkiye'de öldürülen, istismara uğrayan, yıllarca devlet ve aile korumasından yoksun kalıp yaşam hakları ihlal edilen binlerce çocuktan yalnızca birkaçı. 


PEKİ SONUÇ NEDİR?


Yıllar içinde çocukların sayısı artsa da nüfus içerisindeki dağılımı azalmaktadır. Doğruluk Payı gönüllüsü Pınar Şahin tarafından hazırlanan verilere göre, yetkililer tarafından yapılan araştırmalarda gelecekteki çocuk nüfus oranları da öngörülmekte. 


 

ÇOCUK NÜFUS AZALIYOR

Örneğin TÜİK verilerine göre, Türkiye’de çocuk nüfusu oranının 2040 yılında yüzde 23,3 olarak öngörülürken, 2060 yılında yüzde 20,4 ve 2080 yılında yüzde 19 olacağı öngörüldü. Bu da önümüzdeki 20 yıl içerisinde, çocuk nüfus oranlarının toplam nüfus içerisinde ki oranının yaklaşık yüzde 5 azalacağı ve çocukların genel nüfus içerisinde daha az var olacağı anlamına geliyor. 


Bunun nedenleri arasında gelişen teknoloji, ekonomik dengeler ve kadınların erkeklerle beraber iş istihdamına katılması sayılabilir. Ancak toplum içerisinde hala çocuk istismarı ve cinayetleri olduğu gibi aile içinde de çocuğun istismar edilmesinin önüne geçilebilmiş değil. İnsanlar bu dünyaya çocuk getirmek istemiyor olabilir, veriler ise yıllar içinde çocukların sayısında azalma olacağını ön görüyor. 


Bunun yanında küçük yaşta zorla evlendirilen çocuklar var. Bu verilerin resmi rakamlarına göre, önceki yıllara göre düştüğü gözlemleniyor ancak gerçek öyle mi?


52 bin kız çocuğu evlendirildi! Türkiye’de kanunlara göre 16 yaşından büyük çocukların ailelerinin izni ile evlendirilebildiği  bu yaşın altında evlenen çocukların sayısı resmi kaynaklarda yer almıyor. TÜİK tarafından açıklanan evlenme istatistiklerine göre 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarındaki resmi olarak evlendirilmelerinin en çok görüldüğü yıl 2005 yılıydı. 2005 yılında Türkiye’de yaklaşık 52 bin kız çocuğu ailesinin izniyle evlenirken, 2018 yılına gelindiğinde bu rakam yaklaşık 21 bine düştü. Evlenen çocukların toplam evlendirilmeleri içindeki oranı ise 2005 yılında yüzde 8,1 iken, 2018 yılında ise bu oran 3,8 olarak gerçekleşti.

CİNSEL İSTİSMAR RAPORLARI


Çocukların cinsel istismarı hakkında açılan davalardaki suç sayılarına bakıldığında Adalet Bakanlığı'nın adli istatistik verilerinden derlenen veri kaynağının hazırladığı grafiğe göre, en karanlık yıllar 2013-2014 yılları olduğu görülüyor.

Rakamların resmi rakamlar olduğu ise unutulmamalıdır. Bildirilmeyen veya üstü kapatılan bu vakaların sayısı bu rakamların 3 katı kadar üstünde olduğu düşünülüyor. 


16 bin 348 cinsel istismar davası görüldü. 2013 yılında 17 bin 948 olan davalardaki suç sayısı 2014 yılına gelindiğinde 18 bin 104 oluyor ve kan donduran bu oranların ilerleyen yıllarda anlamlı düşüşlere uğramadığı görülüyor. En yakın 2017 yılına dair ulaşılan verilere göre, 2017 yılında 16 bin 348 çocukların cinsel istismarı davası görülmüş.


Davaların açılması elbette bir adımdır ancak bu davaların kararlarına ve toplam karar sayısına baktığımızda gerçek durumun içler acısı olduğunu görüyoruz. 2017 yılında çocukların cinsel istismarı hakkında toplamda 21 bin 548 karar verilmiştir. 
Geçen yıl CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Dünya Çocuk Hakları Günü’ne ilişkin Türkiye’de bir yılda çocukların yaşadıkları hak ihlallerini raporlaştırmıştı. Bu raporda acı bilançoyu ortaya koyan Tanrıkulu'nın raporuna göre, “On ayda en az bin 14 çocuk cinsel istismara maruz kaldı, yılın ilk 6 ayında 21 bin 957 çocuk gebe olarak kayıtlara geçirildi, en az 16 çocuk mülteci denizlerde ya da kara sınırlarında 61 çocuk işçi yaşamını yitirdi, 743’ü annesiyle kalan bebekler olmak üzere 3 bin çocuk cezaevinde tutuluyor.” bunlar ise yine ulaşılan veriler ve rakamlar bunlarla sınırlı kalmıyor. 
Toplamda 59 bin 284 çocuk cinsel istismara maruz bırakıldı.


Tanrıkulu’nun birçok kurum ve kuruluşun verilerinden yararlanılarak hazırladığı raporda, birçok küçüğün hak ihlaline ilişkin rakam bulunuyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre ilk on ayda en az bin 14 çocuk cinsel istismara maruz kaldı. TÜİK verileri ise çok vahim bir tablo ortaya koyuyor. TÜİK’e göre, 2014-2017 yılları arasında 7 bin 466’sı erkek 51 bin 818’i kız olmak üzere toplam 59 bin 284 çocuk cinsel istismara maruz kaldı.


Antalya Serik'te kurulan Çocuk İstismarıyla Mücadele ve Çocuk Haklarını Koruma Derneği başkanı Buğra Kaan Oğuz,"Çocuk istismarı konusunda ülkemiz ne yazık ki dünyada üçüncü sırada. Türkiye Psikiyatri Derneği yaptığı araştırmada, ülkemizde istismara uğramış çocuk oranını yüzde 33 olarak tespit etti. Bu rakam her 3 çocuktan 1'i demektir. Dünyada ise son 10 yılda cinsel istismara uğrayan çocuk sayısı 250 bin civarında" dedi.


 

KÜÇÜKÇEKMECE'DE YAŞANAN SKANDAL


22 Nisan 2019 tarihinde Küçükçekmece'de yaşanan 5 yaşındaki çocuğun cinsel istismarı olayına bakanlıktan ilk açıklama geldi. 5395 sayılı kanun çerçevesinde olayın inceleneceğinden bahseden bakanlığın açıklamasında bu konuya dair ağır yaptırımlar uygulanacağına dair bir adım söz konusu değildir. Tahrik indirimi, iyi hal indirimi, takım elbise giymiş ya da temiz giyinmiş indirimleri uygulanan vakaların bulunması bakanlığın bu açıklamalarını zorunluluktan yapıldığını ortaya koymaktadır. 
Bir mahalle sakini dün yaşanan korkunç olaya dair, "Dün öğle sıralarında oldu. İnşaatta çalışanların öğle yemeğine gittiği sırada olmuş. Kızı alıp götürmüş hatta yanında 5 yaşında başka bir çocuk da varmış, ona para vermiş. Çocuk da koşmuş komşulara söylemiş ‘orada pislik yapıyorlar’ diye. Onlar artık bu şekil kaçmışlar. Biz bir kişi biliyoruz ama çocuk annesine iki kişi demiş. Çocuk kendisi kalkmış annesine gitmiş. Şuanda durumu kritik, babası felç oldu diye duydum. Annesi de yeni doğum yapmış durumu iyi değil. Bildiklerimiz bu kadar” dedi. Bu olay bize önlemlerin yeteri kadar alınmadığı, toplum eğitiminin yetersiz kaldığını ve her çocuğun bir istismar kurbanı olabileceğini kanıtlıyor. 


Yine konuya dair İçişleri Bakanı Soylu, Küçükçekmece'de çocuğa cinsel istismar olayına ilişkin, "Failin yakalandığı bilgisi bende var." dedi. Soylu, olayın medeniyete ve toplumsal ahlaka uygun olmadığını, ancak toplumun kınadığı böyle durumlala karşı karşıya kalınabildiğini, bunlarla ilgili de gerekenin yapıldığını söyledi. 


Çocuklara karşı işlenen bu suçlar ve hak ihlallerinin daha ağır suçların kapsamına girmesi içinse birçok çalışma yapılmasına, komisyonların kurulmasına rağmen istismarı engelleyici yaptırımlar uygulanamamaktadır. 

ÇOCUKLARA DAİR İSTİSMARIN ÖNLENMESİ


Bu yılın başlarında çocuk alanında çalışan kurumlardan 150 kişinin katıldığı cinsel istismar çalıştayı sonrası "Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarın Önlenmesi Raporu" yayınladı.


Yayınlanan bu raporda şu ifadelere yer verildi:


"Toplumsal ve siyasal alanda çocuk cinsel istismarına ilişkin tartışmaların genellikle cinsel saldırı failinin alacağı ceza üzerinden yürütüldüğünü, önleme çabasının genellikle ailede verilecek eğitimle ailenin ya da çocuğun sorumluluğuna bırakıldığını ve ne tartışma ne de önleme zemini için böylesi bir çerçevenin yeterli olamayacağını gözlüyoruz.
"Çocuklar için Hep Birlikte Girişimi olarak bizler, bu yetersizliğin tespiti üzerinden çalıştayımızı etkin bir çocuk koruma sisteminin inşasına katkıda bulunma ve önleyici çalışmaları destekleme perspektifi üzerinden tanımladık."
"Biliyoruz ki, çocukların cinsel istismarının yaygınlaşması, toplumsal zorlanmanın, çözülme, çürüme ile sonuçlanmasının belirtilerindendir. Çocuklardan korkan, çocukları istismar eden, çocuklar istismar edilirken susan bir insan topluluğu umudunu, inancını, yaşama sevincini iyiye dair olan pek çok şeyi yitirir."

İNTERNETTE TESPİT EDİLEN 80 BİN AYRI İSTİSMAR VAKASI VAR

Bunların yanında internet üzerinden çocukların cinsel tacize uğradığını gösteren görüntülerin sayısanda da büyük bir artış gözlemlendi. İnternet Gözlem Vakfı (IWF) internette çocukların yüksek oranda istismara uğradığını açıkladı. Yayınlanan yıllık rapora göre, örgüt, 2016 yılında bu tür görüntüler yayınlayan 57 bin site tespit ettiklerini, bu sayının geçen yıl 78 bine yükseldiğini aktardı.


80 bin ayrı istismarı belgeledikleri aktarılan raporda, sürekli bu tür görüntüleri arayanların tespit edildiğini ve bu yayınlanan bu görüntülerin kaldırılmaları için çaba gösterildiği belirtildi. Rapora göre internette yer alan fotoğrafların üçte biri selfielerden oluşuyor.


2019 yılına dair verilere ulaşılamamak ile birlikte yaşanan istismar olaylarının daha görünür olduğu ancak alınan önlemlerin yetersiz kaldığı görülmektedir.


Bekaret raporu bekleniyor


Kocaeli'de yaşanan olayda, 18 yaşından küçük olduğu tespit edilen kız çocuğu sevgilisinin babası tarafından servis minibüsünde tecavüze uğradığını annesine anlattı. Zihinsel özrü olduğu öğrenilen 17 yaşındaki kız çocuğu H.A.’nın anlattıkları sonrasında tecavüz sanığı Şahin T. tutuklandı. Mahkeme heyeti mağdurenin bekaret raporunun alınmasına ve sanığın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

ÇOCUK MAĞDUR DEĞİL SANIK YERİNE KONULDU

Tarsus'ta yaşayan ancak babasının işi dolayısıyla dört yıl önce yaz tatilinde Adana'nın Pozantı İlçesi'ne bağlı Akçatekir Mahallesine giden ve o dönem 12 yaşında olan E.S.'nin, camideki kuran kursunda imam M.D tarafından tecavüze uğradı. Dava 29 Mart'ta görüldü ve imam tutuklanmadı. Hak ihlallerinin yaşandığı dava sonrasında halk eylem çağrısı yaptı ve protestolar gerçekleştirildi. 


Türkiye'de çocukların korunması 2019 yılında hala tartışılan, eksiklerin hala giderilmeye çalışıldığı ama bir adım bile ilerlenemeyen bir konu. 


Bunun gibi birçok vaka yaşanmasına rağmen ya üstü örtülüyor ya da gerekli cezalar verilmiyor. İşte çocuk haklarında cezasızlık ve istismarı önleyemeyen yasalar sonucundaki bilanço. Bu rakamların sonucunda hala çocukların istismarının öncelikli bir gündem maddesi olduğunu söylemek zor.

 

Nilay Kamu / İşçi Haber