"Haberin İşçisi"
İstanbul
Kapalı
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5565 %0.10
55,7692 %0.12
6.633,21 %-0.03
4.031.679 %-1.18
İşçi Haber Gündem Uluslararası Jeotermal Birliği Direktörü Brommer'dan Türkiye'nin Jeotermal Potansiyeline Övgü

Uluslararası Jeotermal Birliği Direktörü Brommer'dan Türkiye'nin Jeotermal Potansiyeline Övgü

IGA Direktörü Marit Brommer, Türkiye'nin jeotermal enerjideki uygulama çeşitliliğinin dünyaya örnek olduğunu belirterek, Antalya'da yapılacak COP31'in sektör için büyük bir fırsat olduğunu vurguladı.

Okunma Süresi: 3 dk

Uluslararası Jeotermal Birliği (IGA) İcra Direktörü Marit Brommer, 17 Ekim Dünya Jeotermal Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, jeotermal enerjinin yerli, güvenilir ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı olduğunu, dışa bağımlılığı azaltma noktasında stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.

Jeotermalin Küresel Enerji Dönüşümündeki Rolü

Jeotermalin küresel enerji dönüşümünde kendine özgü bir role sahip olduğunu aktaran Brommer, bu kaynağın sadece elektrik üretiminde değil, şehirlerin ısıtma ve soğutma ihtiyacında, endüstriyel süreçlerin desteklenmesinde ve jeotermal seralar aracılığıyla gıda üretiminde kritik bir rol oynadığını anlattı.

Brommer, 'Jeotermali yalnızca bir elektrik üretim teknolojisi olarak görmenin ötesine geçerek, bütün enerji sistemlerini, yerel ekonomileri ve toplulukları destekleyebilecek bir kaynak olarak değerlendirmeliyiz. Yer altı bize olanakları sunar ancak bu olanakları kullanıp kullanmayacağımıza ve nasıl kullanacağımıza yer üstünde karar veririz' değerlendirmesinde bulundu.

Yatırımcılar İçin Stratejik Adımlar

Dünyada jeotermal enerjide tam potansiyeline ulaşmak için daha fazla yatırım, düzenleme ve kurumsal hazırlık gerektiğini vurgulayan Brommer, jeotermal projelerin önemli başlangıç yatırımları gerektirdiğini, sağladıkları faydaların on yıllara yayılması, arama faaliyetlerindeki riskler ve uzun izin süreçleri gibi sebeplerin jeolojik potansiyelin yüksek olduğu yerlerde bile yatırımcıları caydırabildiğini kaydetti.

Brommer, hükümetlerin kaynak haklarını netleştirerek, şeffaf lisanslama süreçleri oluşturarak, arama risklerini azaltmaya yönelik mekanizmalar geliştirerek ve uzun vadeli istikrarlı yatırım koşulları sağlayarak sektörde önemli bir fark yaratabileceğini dile getirdi.

Bilimsel Bilgiden Uygulamaya Geçiş

Ülkelerin jeotermal kaynakları anlayan düzenleyici kurumlara, yatırımın niteliğini ve risklerini bilen finans kuruluşlarına, enerji ve altyapı planlamasını koordine edebilecek kamu otoritelerine ihtiyacı olduğuna işaret eden Brommer, 'Bilimsel bilgiyi ve teknik uzmanlığı geliştirmek için onlarca yıl harcadık. Artık bu bilgiyi politikaya, yatırıma ve uygulamaya dönüştürme konusunda da aynı ölçüde etkili olmalıyız' dedi.

Türkiye Jeotermalde Dünya Liderleri Arasında

Brommer, Türkiye'nin jeotermal enerji kurulu gücünde dünyada dördüncü, Avrupa'da birinci olduğuna dikkati çekerek, 'Türkiye dünyanın önde gelen jeotermal ülkelerinden biri. Türkiye'yi özellikle ilgi çekici kılan, jeotermal uygulamalarının çeşitliliği' değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin deneyiminin, jeotermal kaynakların yalnızca elektrik üretimini değil, bölgesel ısıtmayı, tarımı ve yerel ekonomik kalkınmayı da destekleyebileceğini göstermesi bakımından Kanada gibi ülkeler için de örnek olarak öne çıkarıldığı belirtildi.

Brommer, 'Bence Türkiye'nin özellikle değerli bir uluslararası liderlik sergileyebileceği nokta burası. Türkiye yalnızca kurulu gücünü artırmakla kalmayıp jeotermal kaynakların ekonominin farklı sektörlerinde nasıl değer yaratabileceğini de gösterebilir. Jeotermal alanda yeni nesil liderlik, yalnızca üretilen elektrik miktarıyla değil, uygulama çeşitliliği ve topluluklar için yaratılan değerle de ölçülecek' şeklinde konuştu.

COP31 ve Gelecek Vizyonu

Brommer, jeotermal enerjinin diğer yenilenebilir enerji kaynakları kadar görünür olmadığı için uluslararası enerji tartışmalarında zaman zaman göz ardı edilebildiğini ancak COP31'de daha fazla görünürlük kazanabileceğini belirterek, 'Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31'i jeotermal alanındaki uzmanlığı daha geniş politika ve yatırım çevreleriyle buluşturmak için önemli bir fırsat olarak görüyoruz' dedi.

COP31'de tartışmaların hedeflerin ötesine taşınarak uygulamaya yöneltilmesi gerektiğini vurgulayan Brommer, 'Bunun için politika yapıcıları, düzenleyici kurumları, kalkınma bankalarını, yatırımcıları ve jeotermal uzmanlarını somut çözümler etrafında buluşturmak gerekiyor. Jeotermalin gelişimindeki bir sonraki aşamayı yalnızca jeolojik potansiyel belirlemeyecek. Belirleyici olan, bu potansiyeli sürdürülebilir yatırımlara, altyapıya ve toplumsal değere dönüştürmek için kolektif olarak göstereceğimiz başarı olacak' ifadelerini kullandı.

(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)