Olay, 6 Mart'ta Ümraniye Necip Fazıl Mahallesi Dilek Taşı Sokak'ta meydana geldi. Ümraniye Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eğitim gören 16 yaşındaki Bahadır Akdağ, aynı okulda okuyan Muhammed Arel Karataş'ı bıçakla yaraladı. Sabah'ın haberinde yer alan bilgilere göre; olayın ardından gözaltına alınan Akdağ, Nöbetçi Hakimlik tarafından tutuklandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede; Akdağ'ın olay öncesinde arkadaşlarına mağdura zarar vereceğini söylediği ve sosyal medya üzerinden Karataş'ın okula gelip gelmediğini sorarak "Onu öldüreceğim" dediği bilgisi yer aldı.
Olay günü konuşma bahanesiyle okuldan uzaklaştırdı
İddianamedeki detaylara göre, olay günü arkadaşları tarafından uyarılan mağdur Karataş, durumu sormak üzere sanıkla mesajlaştı. Sanık Akdağ, mağduru okul kapısına çağırdıktan sonra konuşma bahanesiyle okuldan uzaklaştırarak bir marketin önüne götürdü. Burada yanında taşıdığı bıçakla Karataş'ı sağ el, kalça, bacak, kasık ve diz bölgesinden yaraladı. Adli tıp raporunda yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu ancak hayati tehlike oluşturmadığı tespiti yapıldı. Akdağ hakkında "silahla kasten yaralama" suçundan 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
'ekmek bıçağını alarak mağdurun yanına gittim'
Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci celsesinde savunma yapan sanık Akdağ, suçlamaları reddetti. Akdağ savunmasında, "Olay günü yanımda bulunan ekmek bıçağını alarak mağdurun yanına gittim. Muhammed Arel bana tokat attı bunun üzerine kendimi korumak amacıyla salladım. Tekme atmak isterken bıçak ayağıma geldi" ifadelerini kullandı.
Tahliye talebi ve reddi hakim isteği reddedildi
Duruşmada müşteki avukatları, mağdur ailesinin salona alınmaması ve mahkeme hakiminin tutumunu gerekçe göstererek reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, suçun niteliği ve delil durumunu göz önünde bulundurarak sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Reddi hakim talebini de reddeden heyet, dosyayı incelenmek üzere nöbetçi Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.
‘Yaşadığım acının tarifi yok’
Duruşmanın ardından açıklama yapan mağdurun annesi Karataş, "Benim yaşadığım acının, korkunun tarifi yok. Oğlumu gördüğümde tanıyamadım. Hastaneye gittiğimizde başka ambulanslara koştum, yaşadığım korku ve acının tarifi yok. Bembeyaz ayakkabıları kıpkırmızı olmuştu. Ben başka aileler için üzülürken şimdi benim başıma geldi. Her gün bir çocuğun bu şekilde hayattan koparılması korkularımı artırıyor. Şu anki adaletsizlik ve bu olayların 'suça sürüklenen çocuk' olarak adlandırılması acımıza acı katıyor" şeklinde konuştu.
