reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,8800 %0.05
52,8266 %0
6.913,50 % -0,76
3.357.499 %-0.682
İşçi Haber Gündem Uzmanlar uyarıyor: Basmane semti sular altında kalabilir mi?

Uzmanlar uyarıyor: Basmane semti sular altında kalabilir mi?

İzmir'de yeraltı sularının kontrolsüz kullanımı, kentin çöküşünü tetikleyebilir. Uzmanlar, önlem alınmadığı takdirde deniz suyunun Basmane'ye kadar ilerleyebileceğini belirtiyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu üyeleri, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar ile bir araya gelerek İzmir ve Türkiye'nin giderek büyüyen su ve enerji krizini masaya yatırdı.

Platform Başkanı Yunus Karakaya, yöneticiler Oktay Karaçelik, Tekin Alptekin ve Cem Şeker ile birlikte gerçekleştirilen toplantıda, özellikle İzmir'i tehdit eden kuraklık, yer altı suyu kullanımı ve çökme riski konusunda çarpıcı değerlendirmeler yapıldı.

İzmir'in karşı karşıya olduğu tehlikeler nelerdir?

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir'in uzun vadede karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin çökme olduğunu vurgulayarak, bugüne kadar kentin bu gerçeği görmezden geldiğini söyledi.

Ahmet Piriştina'dan bu yana göreve gelen belediye başkanlarının su tasarrufu ve Körfez konularında yeterli adım atmadığını dile getiren Yaşar, Aziz Kocaoğlu, Tunç Soyer ve Cemil Tugay ile görüşme imkânı bulamadığını, uyarılarını mektup yoluyla iletmek zorunda kaldığını ifade etti.

Su kaybı ve yer altı suyu kullanımı hakkında ne düşünüyor?

42 yıldır denizler ve İzmir Körfezi üzerine çalışan bir akademisyen olduğunu hatırlatan Yaşar, Körfez'le ilgili en kapsamlı bilimsel çalışmayı 1998 yılında yaptıklarını, 1999'dan bu yana da kamuoyunu sürekli uyardığını söyledi.

Büyük Kanal Projesi sonrasında Körfez'in temiz suyla beslenmesi halinde yüzülebilir hale geleceğini ancak derelerin betonlanması ve yanlış çevre uygulamaları nedeniyle bunun mümkün olmadığını vurguladı.

Çökme riski ve gelecekteki olası senaryolar

İzmir'in çok ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Yaşar, 2000 yılında yüzde 60 olan su kayıp-kaçak oranının yıllar içinde düşürülmesine rağmen halen yüzde 35 seviyesinde olduğunu söyledi.

Kentte kullanılan suyun yaklaşık yüzde 80'inin yer altı kuyularından çekildiğine dikkat çeken Yaşar, kuyu derinliklerinin 600 metreden 1200 metreye kadar indiğini, bunun Manisa Ovası başta olmak üzere tüm bölgenin altını boşalttığını ifade etti.

Kuraklığın yalnızca çevresel bir sorun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yaşar, enflasyon, ekonomik kriz, enerji krizi, balıkların yok oluşu ve hatta savaşların temelinde kuraklık yatıyor dedi.

Tarihî süreçte büyük göçlerin ve toplumsal kırılmaların da kuraklık dönemlerinde yaşandığını hatırlattı.

İzmir'de çökme sürecinin sessiz ama sürekli ilerlediğini belirten Yaşar, çarpıcı bir uyarıda bulunarak, İzmir'in en büyük sorununun ne ulaşım ne Körfez'in kokması ne de kirlilik olduğunu ifade etti.

Uzun vadede tek bir sorun var: Çökme. Eğer önlem alınmazsa 50-60 yıl sonra deniz suyu Basmane'ye kadar gelebilir.

Alsancak'ta bugün hissedilen kanalizasyon kokularının nedeni de boruların deniz seviyesinin altına inmeye başlamasıdır diye konuştu.

Cakarta ve Mexico City örneklerini veren Yaşar, bu kentlerde yılda 10-15 santimetre çökme yaşandığını, çözüm olarak bazı bölgelerin tamamen boşaltıldığını söyledi.

Yer altı sularının stratejik bir rezerv olduğuna dikkat çeken Yaşar, kaçak kuyuların mutlaka engellenmesi gerektiğini, Türkiye genelinde tahminen 550 bin kuyu bulunduğunu, bunların 120 bininin kaçak olduğunu ifade etti.

Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya, uyarıların artık görmezden gelinemeyecek noktaya geldiğini söyledi.

Karakaya, bu meselenin siyasi tartışmaların ötesinde olduğunu belirterek, İzmir'in altının boşaldığını ve hâlâ günü kurtarmaya çalıştıklarını ifade etti.

Karakaya, bilimin söylediklerini dikkate almazlarsa, çocuklara yaşanabilir bir şehir bırakamayacaklarını vurguladı.

Ayrıca, suyun plansız kullanımının sadece bugünü değil, geleceği de ipotek altına aldığını belirterek, bugün atılmayan her adımın yarın çok daha ağır bedellerle karşılarına çıkacağına dikkat çekti.