İngiltere’de sosyal medya kullanımına yönelik tartışmalar giderek büyüyor. Özellikle çocukların ruh sağlığı üzerindeki etkileri nedeniyle uzmanlar alarm veriyor. Hatta bazı sağlık otoriteleri, sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisini sigarayla kıyaslayacak kadar sert bir noktaya gelmiş durumda.
Academy of Medical Royal Colleges tarafından hazırlanan raporda, çocukların sürekli nefret içerikleriyle ve bağımlılık yapan paylaşımlarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Rapora göre mesele artık sadece teknoloji değil; tıpkı tütün kullanımı ya da emniyet kemeri gibi toplum sağlığını ilgilendiren ciddi bir konu.
Sosyal Medya Alışkanlıkları Sağlık Sorunu Olarak Görülüyor
Araştırmaya katılan 454 tıp uzmanının yaklaşık yarısı, haftada en az bir kez sosyal medya kaynaklı ruh sağlığı sorunu yaşayan çocuklarla karşılaştığını söyledi. Bu tablo sonrası yeni rehberlik ilkeleri de gündeme geldi. Buna göre doktorların, çocukların ekran süresini ve sosyal medya kullanım alışkanlıklarını ilk muayene sırasında sorgulaması teşvik edilecek.
Uzmanlar artık sosyal medya kullanımını sıradan bir alışkanlık değil, doğrudan sağlıkla ilgili bir risk faktörü olarak görüyor. Bu durum, çocukların ruh sağlığını koruma çabalarını önemli ölçüde etkileyebilir.
Teknoloji Şirketlerinin Davranışları Eleştiriliyor
İngiltere’nin eski Sağlık Bakanı Wes Streeting de tartışmaya sert sözlerle katıldı. Streeting, sosyal medyanın tütün ürünleri gibi ele alınması gerektiğini savunurken, teknoloji şirketlerinin de düzenlemelerden kaçmak için geçmişte tütün şirketlerinin kullandığı yöntemlere başvurduğunu öne sürdü. Bu durum, sosyal medya platformlarının sorumluluğunu artırma gerekliliğini gündeme getiriyor.
Teknoloji Bakanı Liz Kendall ise hükümetin yıl sonuna kadar yeni önlemleri devreye sokacağını açıkladı. Bu süreçte yürütülen kamu istişaresine 70 binden fazla kişi ve grubun katılması da dikkat çekti.
Gençler Üzerindeki Etkileri ve Alternatif Görüşler
Başbakan Keir Starmer başlangıçta 16 yaş altına yönelik genel yasağa sıcak bakmasa da, son dönemde daha sert önlemlere açık mesajlar veriyor. Öte yandan herkes aynı fikirde değil. Bazı uzmanlar, katı yasakların gençleri daha kontrolsüz ve tehlikeli alanlara yönlendirebileceği görüşünde. Özellikle karanlık ağ benzeri platformlara kayış ihtimali endişe yaratıyor.
Molly Rose Foundation Başkanı Ian Russell ise mevcut yasaların daha etkili uygulanmasının daha doğru bir çözüm olacağını savunuyor. Avustralya’da Aralık 2025’te yürürlüğe giren yasa da tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda. Çünkü araştırmalar, 16 yaş altındaki gençlerin yaklaşık yüzde 60’ının yasağa rağmen TikTok ve Instagram kullanmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Kontrollü Adımlar ve Yeni Uygulamalar
İngiltere hükümeti şimdilik daha kontrollü adımlar atmayı tercih ediyor. Mart ayında başlatılan pilot program kapsamında 300 gencin evinde ekran süresi sınırlamaları ve dijital “sokağa çıkma yasağı” benzeri uygulamalar test edildi. Bu uygulamalar, gençlerin sosyal medya ile olan etkileşimlerini sınırlamayı amaçlıyor.
Ayrıca genç kullanıcıların uzun süre platformda kalmasına neden olan otomatik oynatma ve sonsuz kaydırma özelliklerinin kapatılması da değerlendirilen seçenekler arasında yer alıyor. Bu tür önlemler, sosyal medya kullanımının olumsuz etkilerini azaltmayı hedefliyor.
