Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak dönemine yönelik ortaya atılan ve kamuoyunda uzun süre tartışılan "128 milyar dolar" iddialarına ilişkin hukuki süreç, yüksek mahkemenin verdiği kararla sonuçlandı. Yerel mahkeme ve istinaf aşamalarının ardından konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi (AYM), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından yapılan bireysel başvuruyu reddetti. Mahkeme, Albayrak lehine hükmedilen tazminat kararında herhangi bir hak ihlali bulunmadığına karar vererek yerel mahkemelerin kararlarını onadı.
Sürecin hukuken kesinleşmesinin ardından Berat Albayrak'ın avukatı İsa Sinan Göktaş, konuyla ilgili kapsamlı bir yazılı açıklama yaptı. Davalı konumundaki ana muhalefet partisinin tazminat ödemeye mahkum edildiğini hatırlatan Göktaş, tahsil edilen meblağın Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı'na devredildiğini belirtti. Göktaş, yüksek mahkemenin 20 Mayıs 2026 tarihli hükmüyle birlikte iddiaların asılsızlığının hukuken tescillendiğini ifade etti.
Yargı Süreci ve Ekonomik Verilerle Karar Dönemi
Avukat İsa Sinan Göktaş yaptığı açıklamada, yürütülen iddiaların organize bir dezenformasyon faaliyeti olduğunu savunarak, şu ifadeleri kullandı:
Yakın siyasi tarihimizin en büyük iftirası, “128 milyar dolar yalanı” söylemini konu alan yargılama süreci tamamlanmış ve AYM’nin 20.05.2026 tarihli kararı ile bireysel başvuru talebi reddedilerek CHP’nin iftiralarını kurumsallaştırdığı tasdiklenmiştir.
Açıklamada, Merkez Bankası'nın söz konusu dönemde makroekonomik istikrarı korumak, spekülatif piyasa hareketlerini engellemek ve küresel salgın şartlarında üretici ile tüketiciyi desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği işlemlerin uluslararası finans normlarına uygun olduğu vurgulandı. Finansal dalgalanmaları önlemek adına Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından aşamalı olarak uygulanan swap düzenlemeleri ve döviz rezervlerindeki ABD tahvillerinin payının azaltılması gibi adımların, ülkenin finansal güvenlik stratejisinin bir parçası olduğu aktarıldı.
Hukuki değerlendirmelerin yanı sıra Albayrak'ın görev süresindeki ekonomi politikalarına da değinilen açıklamada, para ve maliye politikalarında hayata geçirilen reformlar sayesinde yaklaşık yüzde 25 seviyesinde devralınan enflasyonun bir yıl içinde yüzde 8'e gerilediği bilgisi paylaşıldı. Küresel tedarik zincirlerinin kırıldığı ve küresel işsizliğin arttığı pandemi döneminde ise enflasyonun yüzde 11 seviyesinde dengelendiği belirtildi. Göreve gelindiğinde 57 milyar dolar olan cari açığın kapatıldığı aktarılan metinde, Merkez Bankası verilerine atıfta bulunularak şu rekora dikkat çekildi:
İlk defa, Merkez Bankası verilerine göre 15 milyar dolar cari fazla verilerek Cumhuriyet tarihi rekoru kırılmıştır.
Pandemi Dönemi Destekleri ve Altın Rezervi Hamlesi
Yazılı açıklamada, Covid-19 salgınının yarattığı ekonomik durgunluğa karşı reel sektörü ve vatandaşları korumak amacıyla yürütülen politikalara yer verildi. 2020 yılında kamu bankaları vasıtasıyla sağlanan yüzde 0,49 faiz oranlı ve uzun vadeli konut kredisi kampanyası sayesinde bir milyondan fazla kişinin ev sahibi olduğu, bu sayede konut stoklarının eritilerek bankacılık ve inşaat sektöründeki risklerin azaltıldığı ifade edildi. Ayrıca istihdamın korunması amacıyla 700 bini aşkın esnafa finansman sağlandığı, vergi ve SGK prim ödemelerinin ertelendiği, KDV ve stopaj indirimleriyle işletmelerin yükünün hafifletildiği ve 6 milyondan fazla aileye nakdi yardım ulaştırıldığı anımsatıldı. Türkiye'nin bu dönemde yüzde 1,8 büyüyerek OECD ve G-20 ülkeleri arasında Çin ile birlikte pozitif büyüme kaydeden iki ülkeden biri olduğu, Merkez Bankası'nın ise 165 milyar TL kâr elde ederek bu tutarı hazineye aktardığı belirtildi.
Ekonomik güvenliğin en stratejik adımlarından biri olarak nitelendirilen yurt dışındaki altın rezervlerinin Türkiye'ye taşınması operasyonunun da bu dönemde gerçekleştirildiği kaydedildi. ABD, İngiltere ve İsviçre'de saklanan yaklaşık 350 ton altının ülkeye getirilmesiyle 2020 sonu itibarıyla Merkez Bankası toplam altın rezervinin 719 tona ulaştığı açıklandı. Ons fiyatlarındaki değer artışıyla birlikte bu rezervin finansal katkısının 2020'de 40 milyar dolar iken, 2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla yaklaşık 110 milyar dolara yükseldiği aktarıldı. Bakanlık görevine başlanan Haziran 2018'de 98,4 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervlerinin, görevden ayrılma tarihi olan 2020 yılında yaşanan finansal sınamalara ve pandemi şartlarına rağmen 85,2 milyar dolar seviyesinde korunduğu ifade edildi.
Enerji ve Maden Stratejisinde Atılan Adımlar
Berat Albayrak'ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde hayata geçirilen "Milli Enerji ve Maden Politikası" ve bu doğrultuda hazırlanan "Yeşil Kitap" stratejik planlamasının uzun vadeli kazanımlarına değinilen açıklamada, yenilenebilir enerji yatırımları ile ulaşılan yüzde 80 yerlilik oranına ve artan rüzgâr kapasitesine vurgu yapıldı. Karapınar Güneş Enerjisi Santrali, akıllı kömür kullanımıyla keşfedilen 5 milyar ton ek kömür rezervi ve üretimin 100 milyon tona çıkarılması gibi icraatlar sıralandı. Eskişehir Beylikova'daki 694 milyon ton nadir toprak elementi keşfiyle Türkiye'nin dünyada ikinci sıraya yerleştiği; Ertuğrul Gazi FSRU gemisi, Silivri, Tuz Gölü ve Hatay Dörtyol doğalgaz depolama tesisleriyle de arz güvenliğinin sağlandığı belirtildi. TANAP ve Türk Akım projeleriyle ülkenin enerji koridoru kimliğinin güçlendiği ifade edildi.
Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 10'unu karşılaması öngörülen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin temelinin 2018'de atıldığı hatırlatılan açıklamada, Şırnak Gabar'da yürütülen çalışmalar neticesinde 110 milyar dolar ekonomik değere sahip 1 milyar varillik petrol rezervinin keşfedildiği bildirildi. Fatih, Yavuz ve Kanuni sondaj gemilerinin envantere katılmasıyla "Mavi Vatan" stratejisinin somutlaştığı ve Karadeniz'de yüz milyarlarca dolar değerinde 710 milyar metreküp doğal gaz keşfinin yapıldığı dile getirildi. Enerji ve ekonomide tam bağımsızlık hedefiyle yürütülen bu yapısal reformlar ve yerli üretimi destekleyen model sayesinde, 2017 yılında 157 milyar dolar olan yıllık ihracat seviyesinin 2023 yılında 255 milyar dolara yükseldiği bilgisine yer verildi.
Açıklamanın son bölümünde, Berat Albayrak'ın kısa vadeli siyasi kazançlar yerine ülkenin ekonomik ve finansal altyapısını güçlendirmek amacıyla milli bir sorumluluk bilinciyle hareket ettiği ve reform niteliğindeki icraatların ardından 8 Kasım 2020'de görevinden ayrıldığı ifade edildi. Avukat İsa Sinan Göktaş, kamuoyuna sunulan metni şu sözlerle tamamladı:
Nihai hükmün ahirette verileceği inancıyla; aradan geçen süreçte yaşanan gelişmeler, hakikatin er ya da geç ortaya çıktığını ve adaletin tecelli ettiğini göstermiştir. O gün alınan kararların ve yapılan işlerin değeri bugün daha iyi anlaşılmakta olup, gelecekte ise çok daha net şekilde ortaya çıkacaktır.




