Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işveren yetkilisinin bir çalışana diğer personelin gözü önünde ağır küfürler etmesi ve cep telefonunu yere atarak kırmasıyla ilgili dikkat çeken bir karara imza attı. Yargıtay, işçiye verilen 5 bin TL’lik manevi tazminatı olayın ağırlığı karşısında yetersiz bularak kararı bozdu.
Olayın Gelişimi Nasıldı?
1998 yılında güvenlik görevlisi olarak işe başlayan ve yıllar içinde güvenlik müdürlüğü, idari işler müdürlüğü ve direktörlük görevlerine yükselen işçi, çalışma hayatının son döneminde işverenin ağır hakaretlerine maruz kaldığını belirterek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetti. İşçi; kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve diğer işçilik alacaklarının yanı sıra uğradığı hakaretler nedeniyle manevi tazminat talebiyle dava açtı.
Yerel mahkeme, 30 Mayıs 2020'de işveren yetkilisinin diğer çalışanların gözü önünde işçinin cep telefonunu alarak yere fırlatıp kırdığını, 29 Haziran 2020'de ise yine çalışanların önünde işçiye bağırarak ağır küfürler ettiğini tespit etti. Mahkeme, işçinin kişilik haklarının zedelendiğine hükmederek 5 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Yargıtay'ın Değerlendirmesi Ne Oldu?
Dosyanın Yargıtay'a taşınması üzerine 9. Hukuk Dairesi, işveren yetkilisinin gerçekleştirdiği eylemlerin ağırlığına dikkat çekti. Türkiye gazetesinde yer alan habere göre Yargıtay, toplum içinde ağır küfürlere maruz bırakılan ve telefonu kırılan işçi için belirlenen 5 bin TL'lik manevi tazminatın son derece yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasına hükmetti.
Yargıtay ayrıca işçinin operasyon yöneticisi olarak çalıştığı döneme ilişkin fazla mesai hesabının yeniden değerlendirilmesini istedi. Çalışma saatlerinin patronlar tarafından e-postalar üzerinden takip edildiğinin belirlenmesine rağmen, işçinin üç ayrı alışveriş merkezindeki görevleri nedeniyle tanıkların tüm çalışma süresine doğrudan tanıklık edemeyeceğine dikkat çekildi.
Sonuç Olarak Ne Bekleniyor?
Dosya, gerekli incelemelerin yapılması için yeniden istinaf mahkemesine gönderildi. Bu süreç, işçi ve işveren arasındaki ilişkilerdeki hukuki belirsizliklerin giderilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay'ın bu kararı, işçi haklarının korunmasına yönelik önemli bir örnek teşkil etmektedir.
