"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5824 %0.08
55,7004 %0.20
6.573,47 %-0.34
4.035.747 %-1.17
İşçi Haber Gündem Yerli Boz Irk Sığırlar Sahaya İniyor: Et Sorununa Çözüm ve Orman Koruma

Yerli Boz Irk Sığırlar Sahaya İniyor: Et Sorununa Çözüm ve Orman Koruma

Bursa Uludağ Üniversitesinde gen kaynağı korunarak yetiştirilen yerli boz ırk sığırlar Kocaeli'deki bir çiftliğe damızlık olarak gönderildi. Hayvanların kırmızı et sorununa çare olmasının yanı sıra orman yangınlarını önlemede de etkili olması bekleniyor.

Okunma Süresi: 4 dk

Bursa Uludağ Üniversitesinde (BUÜ) gen kaynağı korunarak yetiştirilen, Trakya ve Güney Marmara'ya özgü, zor yaşam ve beslenme koşullarına dayanıklılığıyla bilinen yerli boz ırk sığırları Kocaeli'deki bir çiftliğe damızlık olarak gönderildi. Yerli sığırın, hem kırmızı et sorununun çözümünde yarar sağlayacağı, hem de ormanları koruması öngörülüyor.

Proje Kapsamında Başarılı Üretim

Boz ırk sığırların gen kaynağının korunmasına ilişkin yürütülen proje kapsamında BUÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Hayvancılık Tesisleri'ne 2021'de 4'ü damızlık 8 hayvan getirildi. Tesislerde bu zamana kadar dünyaya gelen 40'ın üzerinde buzağıda herhangi bir hastalığa rastlanmadı.

Kocaeli'ye Damızlık Gönderimi

Yerli ırkın bölge hayvancılığına katkı sağlaması amacıyla Kocaeli'nin Körfez ilçesindeki bir çiftliğe satılan damızlık 8 yerli boz ırk sığırın gönderimi gerçekleştirildi.

Zorlu Koşullara Dayanıklı Gen Kaynağı

Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak, gazetecilere, boz ırk sığırların her türlü hava koşuluna, hastalıklara ve yetersiz beslenmeye dayanıklı, bugüne kadar ulaşmış yerli gen kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Yerli boz ırk sığırların Tarım ve Orman Bakanlığınca da koruma altında olduğunu belirten Ak, 'Biz de Zootekni Bölümü'nde öncelikle öğrencilerin uygulamalı eğitim alabilmeleri için bu hayvanları burada bulundurmaya çalışıyoruz. Öncelikli amacımız ticari üretim değil. Eğitim, uygulama ve materyal yeterli olduğunda da araştırma amaçlı hayvanlar burada bulunuyor.' dedi.

Fabrika Yemine İhtiyaç Duymuyorlar

Ak, hayvanların doğal aşım yöntemiyle çiftleştiğini, doğumlarda da hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu: 'Ağırlıklı olarak mera ve kaba yemle besleniyor. Fabrika yemine ihtiyaç duymadan döl verebilen hayvanlar. Geçmişte bu hayvanlar, bugünün kültür ırkları yokken Türkiye'nin büyükbaş hayvanı olarak bu bölgede et ve süt ihtiyacını karşıladı. Bunun dışında gücünden de yararlanıldı. Kağnı çekmede, çift sürmede bu hayvandan yararlanıldı ama günümüzdeki katkısı daha çok et üretimi amacıyla olabilir. Kaliteli süt üretiyorlar ama süt verimi yüksek olmadığı, bakım ve idaresi de bu kültür ırklarına göre biraz daha zor olduğu için o nedenle daha çok etinden yararlanılıyor. Yılda bir tane düzenli buzağı alıyoruz. Bugüne kadar boş hayvanımız olmadı. Her yıl bir buzağı demek, Türkiye kırmızı et üretimine aslında yerli bir katkı demektir.'

Kan Tazeleme ve Organik Hayvancılık Vurgusu

Üreticiye 8 damızlık sığır satışı yaptıklarını dile getiren Ak, 'Hem damızlıkları beğendikleri için hem de ara ara kan tazelemek gerekiyor çünkü akrabalık arttığında hayvanlarda bir müddet sonra kusurlu doğumlar başlayabiliyor. Zaman zaman damızlıkları yenilemek gerekiyor. Bu anlamda oraya gönderiyoruz.' bilgisini verdi. Ak, yerli gen kaynaklarının çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: 'Anadolu coğrafyası bu anlamda çok önemli. Bitkidir, hayvandır, bu yerli gen kaynaklarımızı yaşatarak korumamız gerekiyor. Nasıl yaşatarak koruyacağız? Hayvancılıkla ilgili benim önerim, organik işletmelerde bu yerli ırklara daha fazla destek verilmesi. Çünkü bu hayvanlarda herhangi bir antibiyotik falan kullanma ihtiyacımız yok. Hiçbir masrafımız, yani tedavi giderimiz, tohumlama giderimiz yok. Dolayısıyla ette antibiyotik kalıntısı ya da bir başka kalıntı riski de yok. Organik hayvancılıkta bunlara biraz daha pozitif ayrımcılık yapılır, destek verilirse üretici memnun olduğunda bunları hem üretir hem de korumuş olur.'

Orman Yangınlarını Önlemede Yeni Rol

Diğer taraftan boz ırk sığırlarının ormanlık alanlarda yetiştirilmesine yönelik yeni bir çalışma başlatılması planlanıyor. Orman Bölge Müdürlüğü ve Orman Fakültesiyle bu konuda bir toplantı yapılacağını belirten Ak, hayvanların orman altındaki otları tüketerek kuru ot birikimini azaltabileceğini ve böylece yangın riskinin düşürülmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Ak, 'Ormandaki ağaç altında büyüyen otları, kuruyan otları, yeşilken bu hayvanlar tarafından yenmesiyle orman yangınlarını önlemede katkıda bulunuyor. Ki geçtiğimiz yıl Bursa başta olmak üzere Türkiye'nin birçok bölgesinde ciddi orman yangınları yaşadık. Bu anlamda katkısı olacak. Hayvanları bedavaya beslemiş olacağız. Bir taraftan da ormanları bu risk altında biraz korumuş olacağız. Bu yönde de bir katkısı var. Bunu iki yönlü araştıracağız. Hem hayvancılık açısından biz bakacağız mera ve hayvancılık açısından. Ormanda ormana artıları eksileri varsa bunları değerlendirmiş olacaklar.' diye konuştu.

(Kaynak ve Görsel: Türkiye Gazetesi)