70'li yılların o masalsı Yeşilçam atmosferinde, yakışıklılığıyla milyonları peşinden sürükleyen bir isim vardı: Sertan Acar.
Sadece 2,5 yıl süren sinema kariyerine bir ömürlük şöhret sığdıran Acar, tam da zirvedeyken her şeyi elinin tersiyle itip sırra kadem basmıştı.
Bir dönem herkes onu konuşuyordu, o ise susmayı tercih etti. Şöhretin zirvesindeyken rotayı ıssızlığa kıran Sertan Acar, şimdilerde doğanın kucağında yepyeni bir kimlikle hayat buluyor.
Sinema Kariyerinin Başlangıcı Nasıl Oldu?
Yıllar süren derin sessizliğini ilk kez bozan usta oyuncu, kameralardan kaçış öyküsünü ve inzivadaki saklı yaşamını tüm samimiyetiyle paylaşıyor.
70'li yılların Türk sinemasına damga vuran Sertan Acar, hafızalara kazınan 'Ayşecik' filmlerinin karizmatik yüzü olarak milyonların sevgisini kazandı. Sinema dünyasında fırtınalar estirdiği süre sadece 2,5 yıldı; ancak Sertan Acar bu kısa zamana koca bir ömürlük şöhret sığdırdı.
Sertan Acar’ın Sinema Macerası
Yeşilçam'ın en parlak yüzlerinden biriyken ani bir kararla setlere veda etti ve asıl mesleği olan diş hekimliğine odaklandı. Parıltılı sahnelerin yerini artık Kerpe'nin eşsiz doğası ve dinginliği almış durumda.
Acar'ın sinema kariyerine başlaması adeta bir film senaryosunu andırıyor. Abisi Serkan Acar'ın, Ses Mecmuası'nın düzenlediği 'En Yakışıklı Futbolcu' yarışmasını kazanmasıyla film yapımcılarının ilgisini çekmesi, bu süreci başlatan olay oldu.
Unutulmaz Anılar ve Sinema Setleri
Serkan Acar'a gelen tekliflerin ardından, Zeynep Değirmencioğlu'nun karşısında oynayacak kişi olarak Sertan Acar'ın adı geçti. O dönemde Diş Hekimliği Fakültesi'nde okuyan Acar, Zeynep Değirmencioğlu'nun bir çay daveti sırasında denize düşmesi ve onu kurtarmasıyla yapımcıların radarına girdi.
Ünlü yönetmen Aram Gülyüz'ün teklifiyle, deneme çekimine bile gerek kalmadan sinema macerası başlamış oldu. Acar, ilk filmi 'Bahar Çiçeği'nde Ediz Hun ve Zeynep Değirmencioğlu ile başrolü paylaştı.
Üniversite Hayatı ve Şöhretin Zorlukları
Oyunculuk konusunda deneyimi olmamasına rağmen, set arkadaşlarının büyük desteğini gördü. Özellikle usta oyuncu Cüneyt Arkın'ın derslerinde kendisine yardımcı olması, Acar için unutulmaz anılardan biri oldu. Sinema dünyasında hızla tanınan genç oyuncu, peş peşe filmler çekerek Yeşilçam'ın romantik jönlerinden biri haline geldi.
Sinemada parlaması, Acar'ın üniversite hayatını da derinden etkiledi. Makyajını çıkarmayı bilmediği için derslere makyajlı gitmesi ve kantinde herkesin ona dönüp bakması, onun için zaman zaman sıkıcı hale geldi.
Diş Hekimliğine Dönüş ve Yeni Hayat
Kısa sürede gelen şöhret, Acar'ı bir noktada bunaltmaya başladı. Sertan Acar, sinema kariyerine devam edebilecek fırsatlara sahip olmasına rağmen, diş hekimliğine olan ilgisini hiçbir zaman kaybetmedi. Sinema setleri ve diş hekimliği laboratuvarı arasında geçen yoğun günler nedeniyle büyük bir karar alarak sinemayı bıraktı.
Son filmlerini tamamladıktan sonra tamamen hekimliğe odaklandı. Emekliliğe ayrıldıktan sonra doğayla iç içe bir yaşam kuran Acar, Kerpe'de 'KerpeDiem' adını verdiği bir butik otel açtı.
Doğayla İç İçe Bir Yaşam
Aynı zamanda deniz kenarında bir kafe işletiyor ve kaz, hindi, tavuk gibi hayvanlarla doğal bir hayat sürdürüyor. Oğlu Yaman'ın müziğe olan ilgisinden bahseden Acar, onun sanatsal yönünün güçlü olduğunu söylüyor.
Bazen eski filmlerini izlediğini belirten Acar, geçmişin İstanbul'unun bugünkünden çok farklı olduğunu dile getiriyor. Sinema dünyasına dair unutulmaz anılarını paylaşırken, bir Japon turistin film çekimi sırasında korkuya kapılmasını hâlâ gülerek hatırlıyor.
