Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında AK Parti Tuzla İlçe Başkanlığı'nda teşkilat üyeleriyle bir araya geldi. Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, "Hiç kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz. Güçlü olmak zorundayız. Biz Türkiye olarak hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız. İkisini aynı anda yapmanın gayreti içerisindeyiz," ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin Ekonomik Durumu Nedir?
Yılmaz, Türkiye'nin son çeyrek asırda büyük değişim ve dönüşüm yaşadığını belirtti. Ekonomik büyüklük açısından Türkiye'nin hacim olarak 11. büyük ekonomi konumuna geldiğini ve nominal dolar cinsinden 16. büyük ekonomi haline geldiğini ifade etti. 2002 yılında 238 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip olan Türkiye'nin, bu yıl sonu itibarıyla 1,8 trilyon dolarlık bir ekonomi olacağı öngörülmektedir.
Ayrıca, Yılmaz, sosyal politikalar alanında da önemli dönüşümlerin yaşandığını vurguladı. Eğitime ve sağlığa yapılan yatırımların sosyal kalkınmanın başlıca alanları olduğunu belirten Yılmaz, son PISA testinde Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında üç alanda puanını anlamlı şekilde artırabilen tek ülke konumunda olduğunu aktardı.
Sağlık Alanındaki Dönüşüm Neleri Kapsıyor?
Yılmaz, sağlık alanındaki dönüşümlere de dikkat çekerek, Türkiye'nin sağlık hizmetleri alanında önemli bir gelişim gösterdiğini ifade etti. 1,5 milyona yaklaşan sağlık ordusuyla birlikte, sağlık hekimleri ve personel sayısının arttığını belirtti. Türkiye'de 27 şehir hastanesinin bulunduğunu ve 13 tanesinin inşaatının devam ettiğini, toplamda 40 şehir hastanesine ulaşılacağını kaydetti. Yılmaz, "Dünyadan birçok insan sağlık hizmeti almak için Türkiye'ye geliyor," şeklinde konuştu.
Sosyal desteklerin de önemli bir yer tuttuğunu belirten Yılmaz, son çeyrek asrın sosyal açıdan ciddi bir restorasyon dönemi olduğunu ifade etti. Bu kapsamda, Türkiye'nin sosyal politikalarla imkanları kısıtlı vatandaşlara katkı sağladığını dile getirdi.
Demokrasi ve Hukuk Alanındaki Gelişmeler Nelerdir?
Yılmaz, Türkiye'deki demokrasi ve hukuk alanındaki dönüşümlere de değinerek, AK Parti döneminde vesayetçi yapının tasfiye edildiğini kaydetti. 15 Temmuz darbe girişiminin püskürtülmesi ve sonrasında yapılan reformlarla Türkiye'nin normal bir demokratik ülke haline geldiğini belirtti. Yılmaz, "Bu çok büyük bir kazanım ve bu süreçte yasaklar kaldırıldı, anlamsız tabular ortadan kaldırıldı," dedi.
Yılmaz, kimliklerin siyaset aracı olmaması gerektiğini vurgulayarak, insanların kimliklerini özgür bir şekilde ifade edebileceği bir ortam oluşturulduğunu ifade etti. Geçmişte bu tür reformların yapılmasının ülkenin parçalanacağına dair korkuların olduğunu, ancak bu korkuların asılsız olduğunu belirtti.
Son olarak, Yılmaz, Türkiye'nin uluslararası alandaki konumunu değerlendirerek, "Dünya 5'ten büyüktür," anlayışının daha adaletli bir dünya arayışını ifade ettiğini kaydetti. Savunma sanayisindeki gelişmelere de dikkat çeken Yılmaz, Türkiye'nin bu alandaki dönüşümünü "devrim" olarak nitelendirdi. Geçen yıl 10 milyar dolardan fazla savunma sanayisinde ihracat yapıldığını belirten Yılmaz, Türkiye'nin savunma kapasitesini geliştirirken, barış için çalışan ve diplomasiyle çözüm üreten bir ülke olarak yoluna devam edeceğini ifade etti.
