Heathrow Havalimanı, 2023 yılından bu yana ilk kez Avrupa'nın en yoğun havalimanı unvanını kaybetti. İstanbul Havalimanı, Temmuz ayında yaklaşık 300 bin fazla yolcu ağırlayarak bu unvanı ele geçirdi. Heathrow'un, özellikle Orta Doğu hatlarında yaşadığı yolcu sayısındaki düşüş, bu değişimin başlıca sebeplerinden biri olarak öne çıkıyor. Havalimanı, üçüncü pist için yıllardır süren planlarını sürdürürken, yolcu sayısındaki azalma dikkat çekiyor.
Uluslararası Havalimanları Konseyi (Airports Council International) tarafından yayımlanan verilere göre, Heathrow, 1996'dan 2019'a kadar Avrupa'nın en yoğun havalimanı olarak kabul edilmekteydi. Ancak 2020 yılında koronavirüs pandemisi nedeniyle uygulanan seyahat kısıtlamaları, havalimanının zirvedeki yerini kaybetmesine neden oldu. 2023 yılında unvanını geri alan Heathrow, bu yıla kadar bu konumunu korudu.
Heathrow'un Yolcu Sayısındaki Düşüş Nedenleri Neler?
Heathrow'un Temmuz ayında açıkladığı son rakamlar, dört terminalinden toplam 7,86 milyon yolcunun geçtiğini göstermektedir. Bu sayı, havalimanı için nispeten düşük bir rakam olarak değerlendirilmektedir. Öte yandan, İstanbul Havalimanı aynı dönemde 8,15 milyon yolcuya hizmet vererek, önemli bir artış göstermiştir. Heathrow'un yolcu sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,5 azalmışken, İstanbul'da bu oran yüzde 2,3 artış göstermiştir.
Heathrow, devam eden İran-ABD çatışmasından olumsuz etkilenmiş ve Orta Doğu hatlarındaki yolcu sayısında Temmuz ayında yıllık bazda yüzde 20,2'lik bir düşüş yaşanmıştır. Havalimanı yetkilileri, genişleme için gerekçenin hiç olmadığı kadar net olduğunu ifade etmişlerdir. Havalimanı, iki pistini neredeyse tam kapasiteyle işletmekte ve üçüncü pist inşası için hükümetten izin alma sürecini sürdürmektedir.
Üçüncü Pist Planları ve Gelecek Beklentileri
Heathrow'un genişleme planı hayata geçerse, havalimanı yılda yaklaşık 150 milyon yolcu ağırlayabilecek bir kapasiteye ulaşacaktır. Bu durum, 2025 yılında beklenen 85 milyon yolcu sayısının önemli ölçüde üzerinde bir artış anlamına gelmektedir. Ancak planın ne zaman onaylanacağı ve hayata geçirileceği konusunda belirsizlikler bulunmaktadır. Görevden yeni alınan Maliye Bakanı Rachel Reeves, üçüncü pistin 2035 yılına kadar hazır olmasını umduğunu belirtmişken, Birleşik Krallık'ın yeni Başbakanı Andy Burnham bu fikre daha mesafeli bir yaklaşım sergilemektedir.
Burnham, bu planların yatırımı 'Kuzey'den uzaklaştırıp Londra'ya hapsettiğini savunmuş ve bu durumun bölgesel dengeyi olumsuz etkileyebileceğini ifade etmiştir. Yolcu sayısındaki düşüşe rağmen Heathrow, hâlâ son derece yoğun ve gözde bir havalimanı olma özelliğini sürdürmektedir. 19 Temmuz, 267 bin yolcunun kaydedildiği, bu yıl şimdiye kadarki en yoğun gün olmuştur.
Yeni Havayollarının Havalimanına Katkısı
Temmuz ayından itibaren İtalya'nın ITA Airways'i, Alaska Airlines ve Riyadh Air gibi yeni havayolları da Heathrow Havalimanı'na sefer düzenlemeye başlamıştır. Bu durum, havalimanının uluslararası bağlantılarını güçlendirmekte ve yolcu sayısının artmasına katkıda bulunmaktadır. Ancak, Heathrow'un karşılaştığı zorluklar ve yolcu sayısındaki düşüş, havalimanının gelecekteki performansını etkileyecek unsurlar arasında yer almaktadır.
Sonuç olarak, Heathrow'un unvan kaybı ve İstanbul Havalimanı'nın yükselişi, Avrupa havacılık sektöründe önemli bir değişim sürecini işaret etmektedir. Havalimanlarının yolcu sayıları ve genişleme planları, sektördeki rekabetin dinamiklerini belirleyecek unsurlar arasında yer almaktadır.
