Türkiye ile Fransa arasında imzalanan savunma iş birliği yol haritası, Yunanistan'da Atina'nın Türkiye'ye karşı izlediği savunma stratejisini temelden sarstı. Yunan basını, Avrupa ülkelerinin Ankara ile giderek derinleşen savunma ortaklıkları karşısında Miçotakis yönetiminin üçüncü ülkelerin vetolarına güvenemeyeceğini açıkça ifade ediyor.
Türkiye'nin Avrupa Savunma Ekosistemindeki Yükselişi
Militaire.gr'de Georgios Vasileiadis imzasıyla yayımlanan analizde, Türkiye'nin Avrupa ülkeleriyle geliştirdiği savunma ortaklıklarının tekil silah alımlarının ötesine geçtiğine dikkat çekildi. Yazıda, Türkiye'nin Avrupa savunma ekosistemine birden fazla ülkeden dahil olmaya çalıştığına işaret edilerek, Yunanistan'ın Fransa veya diğer Avrupa devletlerinin Ankara ile iş birliğini sürekli engelleyeceği varsayımına dayanamayacağı ifade edildi. Analizde, 'NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, stratejik konumu ve tecrübesiyle göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir aktördür' vurgusu yapıldı.
Stratejik Ortaklıklar ve Sanayi Entegrasyonu
Türkiye'nin İngiltere ile Eurofighter, İtalya ile insansız hava araçları, İspanya ile savunma programları ve Fransa ile stratejik diyalog üzerinden Avrupa savunma sanayisindeki ilişkilerini genişlettiği belirtildi. Yazar Vasileiadis, '21. yüzyıl jeopolitiği artık yalnızca dışişleri bakanlıklarında değil, Baykar ve Safran ortaklıklarında olduğu gibi doğrudan üretim hatlarında şekillenmektedir' ifadeleriyle, Türkiye'nin eğitim, bakım ve endüstriyel destek süreçlerine dahil olduğuna dikkat çekti.
Atina'nın Yanılgısı: Üçüncü Ülke Vetoları
Yunanistan açısından asıl meselenin Türkiye'nin kaç savaş uçağı satın alacağı veya Meteor füzelerine sahip olup olmayacağı olmadığı belirtilerek, Ankara'nın gelecek on yılda Avrupa savunma üretiminin ayrılmaz bir parçası haline gelme ihtimaline işaret edildi. Vasileiadis, Yunanistan'daki 'Fransa bizi yüzüstü mü bıraktı' tartışmasının yanlış bir odak noktası olduğunu savunarak şu analizi yaptı: 'Mesele, Türkiye'nin Avrupa savunma ekosistemine aynı anda birçok farklı kapıdan sistematik olarak entegre olmaya çalışmasıdır. Asıl sorun, Ankara'nın önümüzdeki on yıl içinde, Avrupa'nın zorlu bir bölgesel ortağından Avrupa savunma üretiminin ayrılmaz bir düğüm noktasına dönüşmeyi başarıp başaramayacağıdır.'
Fransa ve Türkiye Arasındaki Yeni Dönem
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Avrupa'nın savunma alanında stratejik özerklik kazanma hedefini hatırlatan yazar, Paris yönetiminin Türkiye ile yakınlaşmasının arkasındaki nedenleri değerlendirdi. Vasileiadis, 'Paris, önümüzdeki yılların Avrupa savunmasının yalnızca Fransa ile mutlak siyasi uyum içindeki ülkelerle inşa edilemeyeceğini anlamış görünmektedir' diyerek, Türkiye'nin Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu ve Akdeniz arasındaki kilit konumunun vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Kalıcı Bir Mekanizma Kuruldu
3 Ekim'de imzalanan savunma iş birliği yol haritasını değerlendiren Yunan yazar, bu anlaşmanın tek başına Ege'deki güç dengesini hemen değiştirmediğini ancak uzun vadeli etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Vasileiadis, 'Bunu önemsiz bir diplomatik evrak olarak küçümsemek hatalı olur. Çünkü tekil bir silah alımından çok daha önemli olabilecek bir şey yaratmaktadır: Sonraki anlaşmaların yapılabilmesi için kalıcı bir mekanizma tesis etmektedir' uyarısında bulundu.
(Kaynak: Türkiye Gazetesi)
