İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane’de gerçekleştirilen mazbata töreninde açıklamalarda bulunuyor.

İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

"Milletimiz derin vicdanını ve ferasetini göstermiştir. Halkın yaşamakta olduğu ekonomik zorlukları önemsemeyen, bu zorluklarla başa çıkması için vatandaşa verilen desteklerle kendi çıkarları adına alay eden o kibirli anlayış mahkum olmuştur.

Metro ve diğer büyük yatırımlarımızın hayata geçmesi için gereken imzayı atmaktan kaçınan sahip olduğunu yetkiyi halkın zararına sonuna kadar istismar eden o yönetim anlayışı mahkum olmuştur.

31 Mart’ta İstanbullular bu şehirde ve bu ülkede hukuk, demokrasi ve sosyal adalet istediklerini açıkça ve haykırarak ortaya koymuştur. Bence bu yönüyle tarihe geçecektir.

İstanbul artık çok daha öngörülebilir ve güçlü bir şekilde güvenilir bir şehir olarak dünya ekonomisinin, dünya demokrasisinin çok önde çok güçlü lider bir aktörü olmuştur ve olmaya devam edecektir.

"HUKUK DIŞI UYGULAMALARLA MİLLETİN İRADESİNİ YOK SAYMA İRADESİNE TANIK OLUYORUZ"

Sandıktan çıkan mesajı çok doğru anladığımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Bizler vatandaşın iradesi ve talebi doğrultusunda halkçı, icraatçı bir siyaseti çok daha aktif bir biçimde ve güçlü bir şekilde insanlarımızın çıkarı doğrultusunda yapmaya devam edeceğiz.

İktidarın da vatandaşın hukuk ve demokrasi ve sosyal adalet talebini dikkate alıp yerine getirmesini yürekten diliyorum.

Hukuk dışı uygulamalarla milletin iradesini yok sayma iradesine tanık oluyoruz. Siyasi maksatlı yargı kararlarıyla demokrasiye darbe vurulmak istendiğini görüyoruz. Asla unutulmamalıdır ki milli iradenin üstünlüğü, cumhuriyetimizin üstünde yükseldiği temel değerlerden asla vazgeçmeyeceğimiz prensiplerden biridir.

Özgür Özel, AKPM İlkbahar Oturumu'nda: Demokrasiden ve çağdaşlıktan tarafız Özgür Özel, AKPM İlkbahar Oturumu'nda: Demokrasiden ve çağdaşlıktan tarafız

Seçim gecesi söylenenlerin tersine Van’da gereksiz bir gerilimle hak gaspı çabalarına girildiğini üzülerek gördük. Ne mutlu ki YSK görevini yaptı. Teşekkür ederiz. Hukuk ve demokrasi dışı gidişata son vererek yanlıştan dönülmesini sağlamıştır.

Ancak İstanbul’da da benzeri anlayışlar devam ediyor. Dün bir yandan mazbata veriliyor bir kısım çifte standart uygulamalarının yenileri sergileniyor. Bunların gözümüzden kaçtığını, görmeyeceğimizi kimse düşünmesin. Aldığımız mazbatanın diğer hukuksuzlukları gölgeleyeceğini kimse düşünmesin. Bizim mazbatamızın daha önünde duran şey milletimizin her bireyine uygulanan hukuka dair süreçlerdir.
Her birisini tek tek takip ettiğimi ve gereken adalet için, eşitlik için özgürlük için gereken her tepkiyi göstereceğimi herkes bilsin ve duysun.

"BİZİM İSTEDİĞİMİZ ÇİFTE STANDARTTAN VAZGEÇİLMESİDİR"

Üzülerek görüyorum ki kumpaslarla millet iradesini gasp etme gayretleri devam ediyor. İstanbul’da kazandığımız Gaziosmanpaşa ve Beykoz’da oyların tekrar sayılması ve bu konuda bence usulsüzce ve yapılan alınan kararlar bence asla amacına uygun olmayacak şekilde alınırken, bizim ucu ucuna kaybettiğimiz Fatih’te, Arnavutköy’de yeniden sayım taleplerimizin hiç umursamadan hızla reddedilmesini İstanbulluların iradesini gasp etme girişimi olarak değerlendireceğimizden kimse kuşu duymasın. Bizim istediğimiz çifte standarttan vazgeçilmesidir.

Açık farkla kazandığımız Tuzla’da benim genç yol arkadaşım Eren Ali Bingöl’e niçin vermiyorsunuz? Derdiniz ne? Zamana mı ihtiyacınız var. Yüzde 11 farkla kazanmış arkadaşımız mazbatayı ne zaman alacak belli değil.

Öğreniyoruz ki Tuzla Belediye Başkanının görevi bitmişken, hem de 2 Nisan günü hemen 62 milyonluk ihale yapıp birilerine veriyor. Çok ayıp. Böyle bir kamu ahlakı olamaz. İBB müfettişlerimizi görevlendirdi. İhaleyi veren de alan da rahat olmasın.

Beykoz ve Gaziosmanpaşa’da tüm sandıkları yeniden sayma konusundaki telaşınız ne? Bunu yapmayın. Haksızlık yapıyorsunuz ama haksızlığın ötesinde başka kötülüklere fırsat veriyorsunuz.
Gözümün nuru gibi Beykoz’daki seçim sonucuna, Gözümün nuru gibi GOP’taki seçim sonucuna buradaki her zaman adaleti önde tutan parti yöneticilerimle birlikte, takip edeceğimizden kimse şüphe duymasın. Yaptığınız adaletsizlikler işinize yaramıyor. Bu tür politikalar nedeniyle sadece partiniz güç kaybetmiyor millete de zarar veriyorsunuz.