reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2837 %0.21
50,1610 %-0.18
6.378,44 % -0,25
4.118.250 %-0.85
İşçi Haber Magazin Kaan Urgancıoğlu: Oğluma doğa sevgisini aşılıyorum

Kaan Urgancıoğlu: Oğluma doğa sevgisini aşılıyorum

Ünlü oyuncu Kaan Urgancıoğlu, WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) doğa elçisi olarak önemli açıklamalar yaptı. Urgancıoğlu, oğluna doğa ve hayvan sevgisini doğduğundan beri aşılamaya çalıştığını belirterek, "Yavru kaplumbağaları elime aldığımda oğlumu görüyorum çünkü çok farklı değiller. Ardıç'ın da hiçbir şey bilmeden ışığı gördüğü ana şahit olduğum için ikisine de çok ortak oldukları bir yerden bir sevgi duyuyorum" dedi.

Okunma Süresi: 3 dk

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) doğa elçisi, oyuncu Kaan Urgancıoğlu, oğlu Ardıç'a da doğa sevgisini aşılamaya çalıştığını belirterek, "Oğlum Ardıç'ın doğumundan sonra doğal kaynakların, ekosistemlerin, iklimin ve canlı yaşamının, gelecek nesillerin de ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde korunması konusunda kendimi daha sorumlu hissettim." dedi.

Urgancıoğlu, İzmir'de "apartman çocuğu" olarak büyüdüğünü söyledi.

Çocukluk yıllarında yaşadığı şehirde park gibi alanların az olmasının kendisinin doğayla daha geç bağ kurmasına neden olduğuna işaret eden Urgancıoğlu, "Doğayla en yakın olduğum anlar aslında tenis oynamaya gittiğim zamanlardı. Dedemle anneannem beni o zaman eski yoldan yazlığımıza, Çeşme'ye götürürdü. Denize yakın olurdum ama bir ormanın içerisine girmek ve tamamen bir bakirlik hissini yaşamam yıllar içerisine biraz benim inisiyatif almamla oldu." diye konuştu.

Urgancıoğlu, doğayla iç içe olacağı seyahat planları yapmaktan hoşlandığını ve Amazon ormanlarına gittiğine dikkati çekerek, "Bir hafta kadar orada elektriğin ve herhangi bir teknolojinin olmadığı bir yerde kalma şansım oldu ve çok büyülü zamanlardı. Tabii ki ormanda yürüyüş yapmayı da severim." ifadelerini kullandı.

URGANCIOĞLU: TEK KULLANIMLIK PLASTİK TÜKETİMİNİ AZALTMAYA ÇALIŞIYORUM

Film ve dizi setlerinde yüksek tüketimin olduğunu vurgulayan Urgancıoğlu, setlerde kişisel matarasını kullanarak tek kullanımlık plastik tüketimini azaltmaya çalıştığını dile getirdi.

Urgancıoğlu, sinema ve reklam sektöründe atık üretimini en aza indirecek uygulama ve planlamalar yapıldığını belirterek, "Sıfır atık çıkarmaya çalışan bir reklam setinde bulunduk ve bu yaklaşımı benimsedik. Reklam boyunca da herkes kendi matarasıyla geldi. Olabildiğince az enerji tüketmeye ve atık oluşturmaya çalıştık. Bu konuda yapılacak çok şey var." değerlendirmesinde bulundu.

Sinema, reklam ve film sektöründe çalışan sayısı düşünüldüğünde enerji, su ve atık yönetimi konusunda herkesin göstereceği hassasiyetle önemli bir tasarruf sağlanacağına işaret eden Urgancıoğlu, bu nedenle sektörde sıfır atık set gibi çevreci planlamaların yaygınlaşması gerektiğini vurguladı.

URGANCIOĞLU, YAVRU KAPLUMBAĞALAR İLE OĞLU ARASINDA BİR BAĞ KURDU

Urgancıoğlu, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma çabasının oğlu Ardıç'ın doğumundan sonra arttığını anlatarak, oğlunun yaşayacağı ve kendisinin göremeyeceği zamanları da düşündüğünde bu konuda sorumluluk hissettiğini kaydetti.

Urgancıoğlu, doğa sevgisinin bir insanın dünyaya gelmesiyle aşılanması gerektiğini belirterek, "Oğluma da doğa sevgisini aşılamaya çalışıyorum. Zaten aslında öyle geliyorlar. Bence bir çocuk dünyaya sadece severek geliyor ve sonra bunu sevmiyorum demeyi öğreniyor." dedi.

Yavru kaplumbağalarla oğlu arasında bir bağ kurduğunu söyleyen Urgancıoğlu, şöyle devam etti:

"Yavru kaplumbağaları elime aldığımda küçük bir Ardıç (oğlumu) görüyorum çünkü çok farklı değiller. Ardıç'ın da hiçbir şey bilmeden ışığı gördüğü ana şahit olduğum için ikisine de çok ortak oldukları bir yerden bir sevgi duyuyorum. Oğlum Ardıç'ın doğumundan sonra doğal kaynakların, ekosistemlerin, iklimin ve canlı yaşamının, gelecek nesillerin de ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde korunması konusunda kendimi daha sorumlu hissettim."

Öte yandan, Urgancıoğlu, WWF-Türkiye'nin Adana Akyatan'da gerçekleştirdiği yeşil deniz kaplumbağası koruma çalışmalarına şahit olduktan sonra doğanın işleyişiyle insan yaşamının ne kadar uyum içerisinde olduğunu bir kez daha anladığını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA