reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,7237 %-0.02
51,9032 %-0.06
7.037,42 % -0,54
3.001.681 %-1.882
İşçi Haber Otomobil Ford Otomotiv Hisseleri İçin 12 Aylık Hedef Fiyat Tahminleri Neleri Kapsıyor?

Ford Otomotiv Hisseleri İçin 12 Aylık Hedef Fiyat Tahminleri Neleri Kapsıyor?

Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (FROTO) hisseleri için aracı kurumlar tarafından yapılan hedef fiyat güncellemeleri dikkat çekiyor.

Okunma Süresi: 5 dk

Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (FROTO) 4Ç2025 bilanço sonrasında aracı kurumlardan hisse senedi için hedef fiyat açıklamaları gelmeye devam ediyor. 16 Şubat günü bir aracı kurum, Ford Otomotiv hisseleri için hedef fiyatını güncelledi. Hedef fiyat haberleri doğrultusunda, kurum Ford hissesi için hedef fiyatını yukarı yönlü revize etti.

Hedef fiyat güncellemeleri neyi içeriyor?

Raporda şu ifadelere yer verildi; “FROTO için İNA bazlı hisse başına hedef fiyatımızı, İNA değerlememizin 3 ay ileriye taşınması, makro varsayımlarımızdaki revizyon, ürün karmasındaki değişiklikten kaynaklanan araç başına gelirde yukarı yönlü revizyon, şirket 2026 beklentilerinin modelimize yansıtılması ve açıklanan 2025 mali sonuçlarıyla güncellediğimiz tahminlerimiz nedeniyle yükseltiyoruz.” Hisse senedi için AL tavsiyesinin yinelendiği belirtiliyor.

Ford Otosan’ın sağlıklı bilançosunu, yüksek kapasite kullanım oranını, elektrikli araçlardaki öncü konumunu, cömert temettü politikasını ve ihracat odaklı iş modelini beğenmeye devam ediyoruz. Ancak hem yurtiçi hem de Avrupa’daki otomotiv talebindeki zayıflık ve Asya’daki rakiplerden gelen artan rekabet, beklenenden düşük karlılık açısından başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor.

2025 ve 2026 yılına dair öngörüler neler?

2026’da yurtiçi otomotiv pazarının 1,4 milyon adedin üzerinde öngörülüyor. 2025 yılının başındaki tüm temkinli beklentilere rağmen, Türkiye otomotiv pazarı (ağır ticari araçlar dahil) yıllık bazda %10 büyüyerek 2025 yılında 1,41 milyon adede ulaştı. Altın fiyatlarındaki keskin artışın yarattığı servet etkisi, araç bulunabilirliğindeki artış, yoğun rekabetin tetiklediği satış indirimleri ve kampanyaları ile geçen Kasım ayındaki artıştan sonra bile hala daha düşük ÖTV’ye sahip olan elektrikli araçlara yönelik devam eden talep, 2025’teki güçlü pazar büyümesinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor.

2026 yılında da, elektrikli araçlara adaptasyonun, güçlü TL’nin ve daha yüksek ithal araç bulunabilirliğinin otomotiv talebinin ana itici güçleri olmasını bekliyoruz. Çin markalarından yoğun rekabetle karşı karşıya kalan Avrupalı otomobil üreticilerinin 2025’te olduğu gibi Türkiye’ye araç tahsis etmesi bekleniyor.

Pazar payı ve satış hedefleri nasıl şekilleniyor?

2026 yılında toplam yurtiçi otomotiv pazarının yıllık bazda sadece %4’lük bir artışla 1,45 milyon adede ulaşacağı öngörülüyor; ancak yüksek araç arzı ve agresif rekabet nedeniyle sektör kar marjlarının baskı altında kalacağı tahmin ediliyor. 2026’da Ford’un yurtiçi pazar payının düşüşünün devam etmesi bekleniyor. Yıllık bazda 0,5 yüzde puan kaybıyla Ford, 2025 yılında yerli hafif araç pazarında %8,0’lık pazar payıyla Stellantis, Doğuş Otomotiv ve Renault’nun ardından 4. sırada yer aldı.

Şirket, 2025’e kıyasla %15 ila %23’lük bir daralmayla 2026’da 90 bin-100 bin adet yurtiçi perakende satış hacmi hedefliyor. Ford Otosan, Ford Motor Company’nin Ford Focus model üretimini durdurması sonucu ürün gamından çıkması nedeniyle 2026’da öngördüğü toplam yurtiçi otomotiv pazar büyüklüğü üzerinden %1,2 – %1,4’lük bir pazar payı kaybı tahmin ediyor.

Finansal durum ve temettü politikası nasıl gelişiyor?

Ford Otosan yönetimi, Ford Focus modelinin yokluğunun satış hacimlerinde düşüşe yol açsa da 2026 yılında genel karlılık üzerinde olumlu bir etkiye sahip olacağına inanıyor. Ford Otosan 2026 ihracat adetlerinde temkinli bir yaklaşım sergiliyor. 2025 yılında %17,2’lik pazar payıyla Avrupa ticari araç pazarında 11. yıl üst üste tartışmasız liderliğini sürdürmesine rağmen, 2025’teki %8,5’lik yıllık düşüşün ardından 2026 için Avrupa ticari araç pazarına ilişkin temkinli bir tutum sergiliyor.

Şirket, 2026 yılında Türkiye operasyonlarından 390 bin-420 bin adet ve Romanya operasyonlarından 190 bin – 210 bin adet ihracat hacmi öngörüyor. Toplam toptan satış hacminin 2025’teki 700 bin adetten 2026’da 670 bin -730 bin adede ulaşması bekleniyor. Şirket, 2026 yılı öngördüğü 690 bin-740 bin adet üretim hacmi ile yüksek tek haneli reel satış gelir büyüme beklentisi taşımaktadır.

Yatırım stratejileri ve piyasa etkileri

Ford Otosan, 2025’teki %8,0’e kıyasla 2026 için %7-%8’lik Düzeltilmiş FAVÖK marjı öngörüyor. Şirketin beklentilerinden yola çıktığımız hesaplamalarımızda, Ford Otosan’ın 2026’da 1,1 milyar TL net satış geliri ve 69,3 milyar TL analist FAVÖK elde edeceğini öngörüyoruz. Güçlü nakit rezervleri, 2026 için cömert temettü ödemesine işaret ediyor.

Ford Otosan’ın 2025 yıl sonu itibariyle 64 milyar TL nakit rezervi ve 99 milyar TL net borç pozisyonu bulunuyor. Şirketin serbest nakit akışı, faaliyet performansındaki iyileşme ve sermaye harcamalarındaki düşüş sayesinde 2024’teki 0,5 milyar TL’den 2025’te 80 milyar TL’ye önemli ölçüde arttı. Ford Otosan yüksek yatırım döngüsünü tamamlamış olsa da, şirket 2026 için ağırlıklı olarak ürünlerle ilgili yatırımlara yönelik 300-400 milyon €’luk yatırım harcaması bütçeliyor.

AB ile ticaret ilişkileri ve potansiyel etkiler

AB, Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatının neredeyse %70’ini oluşturmaktadır. Türkiye, AB otomotiv endüstrisinin 4. en büyük ihracat pazarıdır ve AB otomotiv endüstrisi ihracatında %8’lik bir paya sahiptir. Türkiye’nin Gümrük Birliği statüsü ve yerleşik tedarikçi ilişkileri, Avrupa’nın artan rekabet ve ticaret savaşlarına karşı alacağı potansiyel korumacılık politikalarında önem arz edecektir.

Türkiye’nin AB otomotiv sanayine derin entegrasyonu, esnek rekabet gücü ve AB ile öngörülebilir iş ortaklığı göz önüne alındığında, Türkiye otomotiv sanayinin önde gelen temsilcileri, ‘AB’de Üretilmiştir’ yaklaşımının Türkiye’nin otomotiv sanayiini olumsuz etkilemesini beklemeseler de bunu bir risk unsuru olarak değerlendirmektedirler.