Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu ÖTV'ye dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Otomotiv sanayisinin 9 aylık sonuçlarını değerlendiren Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, sektördeki güncel gelişmeler ve gelecek beklentilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sanayiyi, sektörü ve tüketiciyi ilgilendiren birçok konuda görüşlerini paylaşan Eroldu, son dönemde farklı kesimlerin beklentisi haline gelen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) konusunda net mesajlar verdi.

Türkiye’deki ÖTV sisteminin otomobil fiyatlarındaki artışta çarpan etkisi yaptığını kaydeden Eroldu, "Üretici 10 TL'lik maliyet artışını fiyata 10 TL olarak yansıttığı zaman, bu fiyat piyasaya yüksek ÖTV maliyeti nedeniyle 20 TL şeklinde yansıyor. Bu tabii ki, Türk müşterisinin alım gücüne önemli oranda bir olumsuz etki yapıyor. ÖTV neredeyse bütün araçlarda yüzde 80 seviyesine çıktı. Ben şahsen ÖTV matrahlarının güncellenmesine ihtiyaç olduğu görüşündeyim. Fakat böyle bir değişikliğin olacağını beklemiyorum. Bu yöndeki söylentiler, iç piyasaya zarar veriyor. Çünkü bunları dikkate alarak bazı müşteriler erteleme kararları alıyor. Bu mutlaka yönetmemiz gereken bir konu." diye konuştu.

Eroldu, matrahların ilk oluşturulduğunda yerli sanayici çok önemli oranda destekleyen bir yapısı olduğunu hatırlatarak, "Şimdi tabii herkes aynı çizgiye gelince bu ortadan kayboldu" dedi.

''ENERJİ KRİZİ BİZİ ENDİŞELENDİRİYOR''

Avrupa'daki enerji krizinin fiyatlara etki edeceğini de belirten Eroldu, Batı Avrupa’da enflasyonu tetikleyen en önemli konulardan bir tanesinin enerji fiyatlarındaki artışlar olduğunu söyledi.

Eroldu, "Bunların da üretim maliyetlerine yansıdığını görüyoruz. Yurt dışından artık ithal edilen parçalarda da ciddi menşei artışları söz konusu. Zaten hammaddeden dolayı bir artış baskısı vardı, şimdi enerjinin tetiklediği enflasyondan dolayı ikinci bir maliyet artış dalgası daha oluşuyor. Son çeyrekte riskli konulardan bir tanesi de, özellikle enerji yoğun sektörlerde kısmi duruş riskleri. Özellikle çelik, alüminyum gibi çok yüksek enerji kullanan tesislerde riskli bir dönem de oluşabilir. Bu da bizi önümüzdeki aylar için endişelendiriyor." dedi.

''FİNANSMANA ERİŞİM SORUNU ÇÖZÜLMELİ''

Cengiz Eroldu, otomotiv pazarında araç bulma sorununun devam ettiğini kaydederek, talebin geçen seneden daha düşük olmadığını, ama hem yerli üreticilerde hem ithalatçılarda zaman zaman bulunurluk sorunlarının halen yaşanmaya devam ettiğini bildirdi.

Finansman konularındaki zorlukların da araç bulma sorunu haricinde pazarın zayıf kalmasında önemli bir konu olduğuna değinen Eroldu, ihraç pazarlarındaki talep daralması riskine karşılık otomotiv sanayini korumak anlamında iç piyasanın desteklenmesinin önemine işaret etti.

Bunun için finansman konusunda adımlar atılması gerektiğini belirten OSD Başkanı Eroldu, "Banka kredilerinde otomotivin de yatırım malı olarak kabul edilip kredilenme konusunda desteklenmesi lazım. Ciddi sayıda kurumsal müşterinin araç parkının yenilenmesi gerekiyor. Bunlar bugüne kadar hep ötelendi, fakat şimdi de müşteri araç almak istiyor ama finansman sağlayamıyor. Ayrıca, otobüste de önemli sıkışan bir talep var Türkiye’de. Finansman olmadan maalesef otobüs işi de olmuyor. Eğer finansmana erişimde iyileşmeler söz konusu olursa, hem hafif araç pazarını hem de ağırlıklı olarak otobüs ve kamyon pazarını da olumlu yönde etkileyecek bir gelişme olur." dedi.

''KUZEY AFRİKA'DA VARLIĞIMIZ ARTACAK''

Yerli sanayide ihracat pazarlarının önümüzdeki dönemde çeşitlendirileceğini de kaydeden Eroldu, "Bizim coğrafyamızda Batı Avrupa dışında da iş yapabileceğimiz büyük pazarlar maalesef sınırlı. Kuzey Afrika pazarları büyüyor. Otomotiv sanayi olarak o pazarlara konsantreyiz ama o pazarların belli bir kapasitesi var. Fakat gelecekte Türkiye otomotiv sanayinin özellikle Kuzey Afrika pazarlarında daha fazla faal olduğunu göreceğiz." dedi.

Batı Avrupa’nın yüzde 100 elektrifikasyona gittiğinin altını çizen Eroldu, buna rağmen her pazarın hızla elektrikli otomobillere geçmeyeceğini ve bunun yerli sanayi açısında yönetilmesi gereken bir konu olduğuna işaret etti.

Eroldu, "Türkiye ve Doğu Avrupa pazarları, milli gelirleri sebebiyle yüzde 100 elektrifikasyona ne kadar hazırlar ve ne kadar adapte olabilecekler? Dolayısıyla orada da yönetilmesi gereken ayrı bir sorun var. Türkiye Otomotiv Sanayi olarak elektrifikasyona uymak zorundayız, bu bizim için bir tercih değil, hepimiz elektrikli araçlar üretmek zorundayız. Fakat diğer taraftan da başka bir pazar da var. Bugünden yarına her taraf elektrikli, uçan arabalar olacak diye bir hayat olmayacak." dedi.

Farklı pazarların elektrikli otomobillere uyumuna da değinen Eroldu, "Bugün Anadolu’yu gezdiğimiz zaman da ben şunu görüyorum; endüstri 4 de var, 3 de var, 2 de var, 1 de var. Her zaman farklı faz farkları olacak. Otomotiv sanayi de o faz farkları yönetmeyi avantaja çevirebilir. Otomotiv dünyası yalnızca Batı Avrupa pazarından oluşmuyor. Doğu Avrupa ülkelerindeki penetrasyon seviyesi de Türkiye’den çok farklı değil. Romanya, Bulgaristan’da veya Doğu Avrupa ülkeleri gibi milli gelirin Avrupa ortalamasının altında olduğu ülkelerde de elektrifikasyon penetrasyonu çok zayıf." dedi.

Gözler yarınki asgari ücret toplantısına çevrildi Gözler yarınki asgari ücret toplantısına çevrildi

YIL SONU HEDEFLERİNE RESESYON AYARI

Eroldu, yerli sanayinin yıl sonu beklentilerini de paylaştı.

Geçmişte yapılan tahminlerin güncel gelişmeler ışığında revize edildiğini vurgulayan Eroldu, tahminleri aşağı doğru çektiklerini söyledi.

Cengiz Eroldu, "Bizim 1 milyon 70 bin adet ile 1 milyon 140 bin adet arası ihracat öngörümüz vardı. Şimdi onları 40’ar bin 30’ar bin tane azaltıyoruz. Ama yine de geçen seneye göre yüzde 11 ile yüzde 17 arasında bir artış gösteriyor ki ilk 9 ayda da ihracatta iki buçukluk artışımız var. Bu, son çeyrekte bulunurluğun ve ihracatın daha fazla olacağının göstergesi." dedi.

Hedefteki bu aşağı yönlü güncellemenin, AB’deki resesyona bağlı olarak talepteki azalma beklentisinden kaynaklandığını ifade eden Eroldu, enerji krizinin üretim ve ihracata etkilerini ise henüz tahmin edemediklerini söyledi.