reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Az bulutlu
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9792 %0.08
51,5530 %-0.77
7.641,81 % 2,77
2.896.574 %-1.883
İşçi Haber Özel Haber DİŞHEK-SEN: Diş hekimliği krize girdi, çözüm kamu atamalarında!

DİŞHEK-SEN: Diş hekimliği krize girdi, çözüm kamu atamalarında!

22 Kasım Dünya Diş Hekimleri Günü'nde Türkiye'deki ağız ve diş sağlığı alanındaki sorunlara değinen DİŞHEK-SEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Dt. Banu Yıldırım; DUS, kamu atamaları ve MHRS randevu sayılarının yüksekliğine dair önemli açıklamalarda bulundu.

Okunma Süresi: 6 dk

ÖZEL HABER-DAMLA EROĞLU

Her yıl 22 Kasım tarihinde kutlanan Dünya Diş Hekimleri Günü, ağız ve diş sağlığı alanında görev yapan hekimlerin yaşadıkları sorunları ve taleplerini yeniden gündeme getiriyor. Diş Hekimliği Sendikası (DİŞHEK-SEN) Genel Başkanı Uzm. Dr. Dt. Banu Yıldırım, diş hekimliği alanında giderek büyüyen yapısal sorunlara dikkat çekerek atama yetersizliği, fakülte çokluğu, MHRS yoğunluğu ve çalışma koşulları nedeniyle yaşanan sıkıntıları dile getirdi. 

DUS SORUNU 2027'YE ERTELENDİ

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından geçtiğimiz hafta alınan karar göre, yılda iki kez yapılan Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (DUS), sadece bir kez yapılabilecek. Söz konusu karara yönelik sosyal medyada büyüyen tepkilerin ardından açıklama yapan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2026 yılında sınavın iki kez yapılacağını, uygulamanın 2027 yılından itibaren geçerli olacağını dile getirdi. 

'DUS KONUSU ATAMAYLA BAĞLANTILI'

DUS’un tek sınava düşürülmesi uygulamasının 2027’ye ertelendiğini belirten Yıldırım, bunun tepkiyi azaltmak için alınmış bir karar olduğunu söyledi. DUS'a yönelik tepkilerin nedenini açıklayan Yıldırım, ''DUS konusu, esasen atama problemiyle bağlantılı. Hekimler atanamadıkları için sınava yükleniyorlar. Aslında diş hekimliğinde kıymetli olan, bizzat diş hekiminin kendisidir. Diş hekimliğinde 'pratisyen' kavramı yoktur. Mezun olduklarında her türlü donanıma sahip, her türlü tedaviyi uygulayabilecek bir hekim olarak yetişirler. Bu nedenle uzmanlık, diş hekimliği için zorunlu bir ihtiyaç değildir. Ancak kamudaki çalışma koşulları çok kötü olduğu için artık herkes uzmanlığa yönelmiş durumda. Tepkilerin bu kadar büyümesinin ana nedeni de budur'' dedi. 

FAKÜLTE ÇOK, ATAMA YOK

Diş hekimi alanında yapılan atamaların yetersiz olduğunu vurgulayan Yıldırım, ''Kamuya atama yapılmadığı sürece sorunlar çözülmeyecek. Kamuya atama yapılacak, fakülte sayısı azaltılacak ve öğretim üyesi olmayan fakülteler kapatılacak. Bunlar yapıldığı takdirde sorunlar çözülür. Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) ve sivil toplum kuruluşları uyarılarda bulunmalarına rağmen çok faza fakülte açıldı. Biz de bunun mantığını anlamıyoruz. Eğer diş hekimine ihtiyaç varsa kamuya atama yapılmalıdır. Yeni diş hastanelerine çok fazla ihtiyaç olmasına rağmen açılmıyor. ‘Diş hekimi ataması yapılmazken neden fakülte açılıyor?’ Bu durum meslekte değersizleşmeye yol açar. Özel hastanelerde ise diş hekimleri asgari ücretle maddi ve manevi olarak sömürülmeye başlandı. Çünkü bir şeyin sayısı ne kadar artarsa kıymeti düşer. Dolayısıyla şu anda diş hekimliğinde bir kriz mevcut. Artık kriz geliyor demiyoruz, zaten krize girdik'' açıklamasında bulundu. 

‘DİŞ HEKİMLERİNDEN İMKANSIZI YAPMALARI İSTENİYOR’

Kamuya gerekli atamaların yapılmaması nedeniyle hekimlerin gün içinde 25-30 hastaya bakmak durumunda kaldıklarını, bunun hem hekim hem de hasta açısından mağduriyet oluşturduğunu belirten Yıldırım, ''Kamuya atama yapılmaması nedeniyle yaşanan en büyük sorunlardan biri de MHRS randevularının sayılarıdır. Hekim başına 25-30 hasta düşüyor. Diş hekimliği, böyle bir tedavi hizmeti verecek bir alan değildir. Teşhisi koymak, uyuşma süresini beklemek, röntgen çekmek ve hastayı sakinleştirmek gerekir. Eğer 10 dakikada anestezi yapıyorsanız, size kalan süre 5 dakikadır. Hekim, 5 dakikada nasıl tedavi yapabilir? Bu imkansızdır ve hekimlerden imkansızı yapmaları isteniyor'' dedi. 

Yoğun çalışma temposunun hekimlerin fiziksel ve psikolojik sağlığını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çeken Yıldırım, ''Biz her gün sabah 8'de başlıyor ve akşam 16.30’a kadar çalışıyoruz. Buna vücut dayanmıyor ve meslek hastalıkları başlıyor. Hekimler, insani ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geliyor. Tuvalete gidemiyor, su ve çay içemiyor, sosyalleşemiyor. Hastasıyla sohbet edemiyor. İşlemler yapılamayınca bu kez de hastaların şiddetiyle karşılaşıyorlar. Sürekli gergin bir ortamda çalışmak durumunda kalıyorlar. Dolayısıyla buradaki tüm sorunların ana kaynağı atamaların yapılmamasıdır. Bu durum hem atanamayan hekimleri hem de atananları olumsuz etkiliyor'' ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE'DEKİ İLK VE TEK BRANŞ SENDİKASI

Diş Hekimliği Sendikası'nın (DİŞHEK-SEN), kamuda diş hekimliği alanında Türkiye'deki ilk ve tek branş sendikası olduğuna dikkat çeken Yıldırım, "4 yıl HEKİMSEN'de şube başkanı görevi yaptım. Diş hekimliği ve tıp alanlarında karma olarak 2500 üyeyle çalıştık. Diş hekimlerinin sorunlarına maalesef pek değer verilmiyor. Bu durum diş hekimlerinin örgütlenememe sıkıntısından ya da sorunları ifade edememelerinden kaynaklanıyor olabilir. Bu durum da bizi rahatsız etmeye başladı. Bizde, sorunlarımızın dile getirilmesi amacıyla sendikamızı kurduk. Burası kamuda çalışan hekimlerle alakalı ama özel sektörün sorunlarıyla da ilgileniyoruz. Çünkü hepsi birbiriyle ilgili" açıklamasında bulundu.

Kamuda çalışan diş hekimlerinin çalışma koşulları, mali ve özlük hakları ile ilgili tüm süreçleri yakından takip ettiklerini belirten Yıldırım, gerekli tüm hukuki girişimleri sistematik bir biçimde yürüttüklerini belirtti. DİŞHEK-SEN'in Kasım ayında iki önemli dava açtığını belirten Yıldırım, geçtiğimiz günlerde yaptıkları basın açıklamasında detayları duyurdu. 

YÜKSEK MHRS RANDEVULARINA İLİŞKİN DAVA AÇILDI

Kasım ayında açılan ilk dava kapsamında DİŞHEK-SEN, İzmir Menderes Devlet Hastanesi’ndeki diş hekimlerine Kasım ayı için 26 MHRS randevusu oluşturulması uygulamasının yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle İzmir İdare Mahkemesi’ne başvurdu. 

Yüksek randevu sayılarının devamının hekimlerde tükenmişlik, tedavi başarısında düşüş, sağlıkta şiddet riskinde artış ve Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği “hasta arası en az 10 dakika dezenfeksiyon” süresinin uygulanamaması gibi sonuçlar doğurduğu da mahkemeye sunuldu. Sendika, yürütmenin durdurulması kararı çıkması halinde bunun “ülke genelinde emsal oluşturacağını” vurguladı.

TEŞVİK EK ÖDEME DAĞITIM ORANLARINA KARŞI DANIŞTAY’DA DAVA açıldı

Kasım ayında açtıkları ikinci davaya dair detayları duyuran sendika, ''Teşvik Ek Ödeme Dağıtım Oranlarındaki adaletsizliğe karşı Danıştay'da dava açtık. Diş hekimleri adına yıllardır süren büyük bir adaletsizliği yargıya taşıdık'' açıklamasında bulundu. 

Bakanlığın dağıtım oranı hesaplamasında hiçbir objektif kriter sunmadığını belirten sendika, uygulamanın:

  • Anayasa’nın “belirlilik, eşitlik, ölçülülük” ilkelerine,
  • İLO standartlarına,
  • Avrupa Sosyal Şartı’na,
  • Bakanlığın kendi yönetmelik ilkelerine aykırı olduğunu dile getirdi.

Sendika, aynı sağlık hizmetini veren diş hekimlerinin kurum türüne göre %30–40’a varan gelir kaybına uğratıldığını belirterek şu oranlara dikkat çekti:

  • Devlet hastaneleri dağıtım oranı: %34–35
  • ADSH–ADSM dağıtım oranı: %20